Aydın Hedef Gazetesi'nden Kevser Dayan'ın haberine göre; Aydın Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, gıda fiyatlarındaki aracılık maliyetlerini düşürmek ve üreticiyi güçlendirmek amacıyla Ticaret Bakanlığı’nın hazırladığı yeni Hal Yasası taslağını değerlendirdi. Zincir marketlerin sattıkları sebze ve meyvenin yüzde 20’sini doğrudan üreticiden temin edeceği zorunluluğunun getirildiği yasa da şartı yerine getirmeyenlere her yıl için 50 milyon lira ceza uygulanacak. TBMM'nin 1 Ekim'de başlayacak yeni döneminde yasalaşarak yürürlüğe girmesi beklenen yasayla ilgili Kendirlioğlu, “Şimdi direkt olarak yüzde gibi bir kota koyup tarım da bunları birden matematiksel hale getirmek çok zor bir durum. Öyle yıl olur ki yüzde değil yüzde 5’i bile bulamazsınız. Don olur farklı bir afet olur, o yıl büyük bir hastalık olur. Tarım ürünlerinde böyle kotalarla ya da bu tür zorlamalarla fiyatların düşeceğini hiç sanmıyorum. Faydası elbette olur ama kalıcı çözüm olmaz” dedi.

“İKİ TARAFI DA DÜŞÜNMEK LAZIM”

Yapılan projelerde hem tüketici hem de üreticinin düşünülmesi gerektiğine dikkat çeken Kendirlioğlu, “Tarım kredi kooperatifleri tüm ülkede yaygınlaşan bir market zinciri kurdu. Tamamı üreticiden alınarak tüketiciye ulaşan mallar olmasa da en az azından belli bir kalite ve belli bir güvenilirlik var bu tür işletmelerde. Bunun üzerine yoğunlaşılmalı kooperatifler daha çok arttırılmalı. Önemli olan hem üreticinin yüzünün gülmesi hem de tüketicinin yüzünün gülmesi. Bir tarafta tüketiciye daha ucuz gıda sağlayayım derken tüketiciyi de küstürmemek gerekiyor. Bu kotalarla ben bu işin tutacağını hiç sanmıyorum. Bu benim şahsi düşüncem, yıllardır bu işin içindeyiz neyin ne olduğunu biliyoruz” diye konuştu.

“PLANLI UYGULAMALAR YAPILMALI”

Alternatif çözüm yollarının aranmasına vurgu yapan Kendirlioğlu, “Farklı yöntemlerinde denenmesi gerekiyor. Tarım bakanlığımız şu anda ‘planlı tarım’ adı atında yeni bir model uygulamaya çalışıyor. Her sektörde olduğu gibi tarımda da planlı uygulamaların olması gerekiyor. Ülkenin neye ne kadar ihtiyacı var? Hangi ürün nerede ne kadar yetişiyor? Üreticinin ve tüketicinin yüzünü güldürecek şekilde nerede en ucuz yetişiyor? Aydın’da her ürün her yerde desteklenmiyor. Buna benzer modeller daha çok geliştirilmeli” ifadelerini kullandı.

Aydın’da Oda Başkanı ‘Hal Yasasını’ değerlendirdi

“MESAFE ARTTIKÇA ARACI DA ARTAR”

Ürünlerin temininde yaşanan sorunlarla ve çözümlerle ilgili konuşan Kendirlioğlu, “Üreticiden sofraya en kısa yol hangisi buna bakmak lazım. Ne kadar çok uzak mesafe olursa o kadar çok aracı girer araya. Ürünlerin raf ömrü kısalır, çürümeler artar. Bir ürünün yetirebilirliği en yakın nerede ve hangi il de en fazla tüketiliyorsa orada daha fazla yetiştirilmeli. İstanbul’da artık tarım yok gibi, Anadol'unun çeşitli yerlerinden İstanbul’a gıda sevkiyatı muhakkak olacak. İstanbul’a en yakın merkezlerde yetişebilir tüm ürünleri en yakın noktalarda yetiştirmek gerekiyor” dedi.

Kuşadası facianın eşiğinden döndü! Çok sayıda ekip seferber oldu
Kuşadası facianın eşiğinden döndü! Çok sayıda ekip seferber oldu
İçeriği Görüntüle

“ARZ VE TALEP DENGESİNE GÖRE HAREKET EDİLMELİ”

Arz ve talep dengesinin öneminde değinen Kendirlioğlu, “Sözleşmeli tarım çok önemli bir konu, dünyada gelişmiş ülkelerin birçoğunda uygulanıyor. Alıcıyla tüketicinin bir araya gelerek, alıcının tüketiciye teminat vermesi üzerine geliştirilmiş bir uygulama. İhtiyaç ne kadarsa o kadar ekim yapılması ve hem alım garantisi hem de fiyat garantisi vermesiyle ön plana çıkan bir proje. Ülkemizde zaman zaman uygulanıyor ama maalesef hep üreticinin aleyhine maddeler yazıldığı için, bununla ilgili bir hukuksal alt yapı henüz oturmadığı için çok büyük sıkıntılar yaşanabiliyor. Arz ve talep dengesi üzerine kurulmuş bir uygulama ve doğru yapıldığı zaman oldukça faydalı” diye konuştu.

“FABRİKALAR DEVREYE GİRMELİ”

Elde kalan ürünlerin değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Kendirlioğlu, “Fazla üretim sonucunda ürünlerin kuru meyve ve sebzeye çevrilebileceği bir fabrikalaşma yapılabilir. Mesela bu sene karpuz çok fazla üretildi diyelim ve hızla tüketilmesi gerekiyor ama fazlalık var. Meyve suları nasıl fabrikalara gidiyorsa, üreticilerin satamadığı ve elinde kalan mallar da bu şekilde fabrikalara yollanarak değerlendirilebilir. Bu illa meyve suyu olmak zorunda değil. Fabrikaların devreye girmesiyle, fazla ürünler farklı sektörlerde değerlendirilebilir” ifadelerini kullandı.

Kaynak: HABER MERKEZİ