Aydın Hedef Gazetesi'nden Kevser Dayan'ın haberine göre; Aydın’ın Efeler İlçesi’nde kurulan semt pazarlarında bazı ürünler daha uygun fiyat aralığında satışa sunulurken, manavlardaysa fiyatlar geçtiğimiz yıllara göre daha da arttı. Semt pazarlarında sıcak hava koşullarının etkisiyle özellikle son dönemde yaşanan fiyat artışları, vatandaşın cebini de yakmaya başladı. Efeler’de en çok rağbet gösterilen gıda ürünlerinden olan domates pazarda 20 lirayken manavda 70 lira ve pazarda 10 lira olan patatesse manavda 25 liradan satışa sunulurken, her iki tarafın arasındaki makas yüksek enflasyonla birlikte daha da açıldı.
Manavla karşılaştırdığında fiyatların pazarda daha uygun olduğunu belirten pazar esnafı Mehmet Ali Özçelik, “Fiyatlar geçtiğimiz yıla göre arttı ama pazar manavdan çok daha ucuz” dedi. Genelde tüm ürünlerde alış fiyatına yüzde 20 kar marjı uyguladıklarını manav esnafı Bayram Gök, “Fiyatlar mevsimine göre değişiyor. Vatandaşın alım gücü düşük olduğu için kar marjımızı makul tutuyoruz” diye konuştu.

“MANAVA GÖRE PAZAR DAHA UYGUN”
Efeler’deki Çarşamba Pazarı’nda 27 yıldır pazarda tezgah açan Fatma Okumuş, bahçesinde yetiştirdiği ürünlerle tezgahını doldurduğunu belirtti. Yeşillik ürünü satışıyla geçimini sağlayan Okumuş, “Ürünlerimin taze olması benim için çok önemli. Tazeliği kadar fiyatıyla da dikkat çekiyorum. Şu anda maydanoz 10, taze soğan 10, semizotu 15, roka ve marul 20 liradan oluşuyor” dedi. Aynı pazarda meyve çeşitleriyle satış yapan ve son zamanlarda fiyatların arttığını belirten Mehmet Ali Özçelik, “Tabi ki fiyatlar geçtiğimiz yıla göre arttı. Mevsimler meyve fiyatlarını da çok etkiliyor. Şu anda en çok şeftali tercih ediliyor. Şeftalinin ve nektarinin kilogramı 100, erik 80, üzüm 100 lira ve en uygun olarak da armutu 60 liradan satıyoruz. Manavla karşılaştırdığımızda fiyat pazarda daha uygun. Biz de fiyatları uygun tutup herkesin bu ürünleri satın alıp yiyebilmesini istiyoruz” dedi.

“TEMEL GIDALAR TERCİH EDİLİYOR”
Efeler’de 20 yıldır manavlık yapan Bayram Gök, “Bana en uygun olabilecek mesleğe 26 yaşında karar verdim ve manav olmayı seçtim. Yaklaşık 20 yıldır bu meslekle ilgileniyorum. İlk 11 yıl pazarda çalıştım. Mesleğimi sevdiğim için pazardan manava geçiş yaptım. Ürünlerimizi Efeler’de yakın köylerdeki üreticilerden bizzat alıyorum. Mevsimine göre de aldığımız ürünler değişiyor. Köydeki üreticilerde ürün olmadığı zaman meyve ve sebze hallerinden temin ediyorum. Manavımda en çok her mutfağın ihtiyacı olan temel gıdalar tercih ediliyor. Domates, patates, soğan ve salatalık gibi temel gıdaları satışa sunuyoruz. Bu ürünler mutlaka en zenginin de en garibanın da mutfağına girer. Örneğin inşaatta çalışan işçi öğle arasında gelir, bizden domates, salatalık veya karpuzunu alır marketten peynir ve ekmeği de temin ederek bu şekilde öğününü tamamlar” diye konuştu.

“FİYATLARIMIZI MAKUL ORANDA TUTUYORUZ”
“Biz manavlar genelde yüzde 20 kar marjıyla fiyatlarımızı belirleriz” diyen Gök, “Mesela üreticiden 100 liraya almış olduğumuz bir ürünü, 20 lira ekleyerek satışa sunuyoruz. Çünkü bizim vergimiz, eleman ücretimiz, elektrik ve su faturamıza kadar birçok kalem giderimiz bulunuyor. Günümüze bakacak olursak emekli maaşları da düşük durumda. Emekli demek fiziki yorgunluğu ve bedensel yorgunluğu nedeniyle çalışamayacak hale gelmiş kişi demektir. Emeklinin maaşının yetersiz olması nedeniyle alım gücü bu denli düşükken biz de kar marjına fahiş eklemeler yapamıyoruz. Dükkanımızda meyvelerin fiyatlarını da güncel olarak söyleyecek olursam; Üzüm ve armutun kilogramı 150, erik 400, kavun 30, muz 110, karpuz 8 ve şeftalininse 120 liradır. Domatesin kilogramı 70, patates 25, soğan 20, köy biberi 60, patlıcan 40, yerli biberse şu anda 100 lira. Fiyatlarımızı makul oranda tutmaya büyük özen gösteriyoruz ki herkes bizden alışveriş yapabilsin” ifadelerini kullandı.

“KALİTEYE GÖRE FİYAT DEĞİŞİR”
Meyve ve sebze satışı yapmanın piyasaya göre bir matematiğinin olduğunu belirten Gök, “Genelde ürünler için çok pahalı, üretici kazanmıyor deniliyor ama bilinçli satış yapıldığında veya ürün alırken dikkat edildiğinde pahalı olmadığını söyleyebilirim. Netice itibariyle biz sahil kentiyiz havaların ısınmasının ardından vatandaşlar yazlıklarına ve köylerine gittiler. Bir pazarcı bunu düşünmeden tezgahına ürün getirirse satışları zaten düşer. Bir ton domates getireceğine 300 kilo domates getirseler satışlarında düşüş olmaz ama sen o tezgaha vatandaş yokken 800 kilo ürün getirirsen bitiremezsin. Pazarcı ve manavcı olmak da belli bir matematiğin içindedir. Ürünler birinci, ikinci ve üçüncü kalite olarak ayrılıyor, yani kaliteye göre fiyat belirleniyor. Manav olarak birinci kalite ürün satıyorum. Bana gelen müşteride benden en güzel domatesi ister ve kalitesini bilerek o parayı verir. Semt pazarlarının olması benim satışımı da etkilemiyor hatta pazarın olduğu günler, bizim işimiz bir buçuk kat fazla oluyor. Bazı ürünler pazarda çok pahalıdır. Pazar esnafı satılmaz diye düşünür. Her ürünü pazara götürmezler. Müşteri orada her aradığını bulamaz dolaşır ve manava gelir. Manavda her aradığını bulur ve gönül rahatlığıyla alışverişini yapar” ifadelerini kullandı.





