Aydın Hedef Gazetesi'nden Murat Tan'ın haberine göre; Aydın Büyükşehir Gazeteciler Cemiyeti’ne ziyaret gerçekleştiren Aydın Valisi Yakup Canbolat, ilde yaşanan kuraklık ve iklim değişikliğinin etkileri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Geçtiğimiz süreçte Aydın’da İklim Değişikliği İl Koordinasyon Kurulu’nun hayata geçmesi için paydaşlarla toplantı yapıldığını kaydeden Vali Canbolat, sürecin henüz tam olarak şekillenmediğini belirtti. Aydın’da iklim değişikliğine karşı eylem planı geliştirilmesinin de önemine dikkati çeken Vali Canbolat, “Aydın’da sulamayla ilgili temel sorunlarımızdan bir tanesi temelde iklim değişikliği ama asıl sorun barajlardaki doluluk oranlarıdır” diye konuştu.
“AYDIN’IN ÜRÜN YELPAZESİ DEĞİŞMELİDİR”
Aydın’ın elindeki suyu doğru kullanmasının gerekliliğini vurgulayan Vali Canbolat, “Bugüne kadarki seviyeler barajlarımızda olabildiğince düşmüş durumda. Dalaman Çayı’ndaki suyun tünellerle Kemer Barajı’na aktarılması için Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da imzaladı. Netice itibariyle iklim krizi de devam edecek ama buna Aydın’ın nasıl hazırlanması gerektiğine bakmak lazım. Bunun için ilk olarak Aydın, elindeki suyu doğru kullanmalı ve suyu en az kullanacağı bir modele geçmelidir. Aydın’ın aşağı yukarı kapalı devre basınçlı sistem dediğimiz sisteme dönüşmesi gerekiyor. Devlet Su İşleri de bunu planlıyor ama bu zaman alacak bir iştir. Ürün yelpazesi bile bu anlamda değişmelidir. Daha az suyla büyüyebilen bitki türlerine bile geçilmelidir. Bu seneki sorunu hep birlikte yaşadık. Mayıs ayındaki bahar yağışları biraz rahatlattı yoksa baraj doluluk oranlarında geçen seneyle kıyasladığımızda 90 milyon metreküp civarında eksik bir su vardı. Yani resmi rakamlar ortada” ifadelerini kullandı.

SÖKE’DEKİ PAMUK EKİMİ NORMALDEN FAZLA
Aydın’ın iklim değişikliğinden en fazla etkilenecek iller arasında yer aldığının da altını çizen Vali Canbolat, “Her sene oturup dövünmektense kendimize göre bir eylem planı tabi ki geliştirmeliyiz ve dönüşümü de gerçekleştirmeliyiz. Açık kanalların bir defa kapatılması lazım. Kapalı sisteme geçilmesi gerekiyor. Bunun yanında Dalaman Çayı Projesi örneğinde olduğu gibi yeni su kaynakları da bölgeye getirilmelidir. Ürün yelpazesinin planlanması da bu kapsamda çok önemli. Örneğin Söke’de arazinin normalde yüzde 60’ının pamuk ekiliyor olması gerekir. Bu yüzde 60 pamuk ekili olmasının da barajların en dolu olduğu döneme göre sağlanması şartı da var. Ancak Söke’de durum böyle değil. Söke’nin yüzde 95’i pamuk ekiyor ve barajlarda da su yok. Yani yüzde 60 kuralı aşılmış ve üstelik barajlarda da su yok. Bizim kısıtlı sulama planından vazgeçme sebebimizse tek sulamaya bütün ziraat odalarının bize verdikleri dilekçelerle razı gelmesidir. Yoksa bu karardan da vazgeçmezdik” dedi.





