Aydın’da yayla turizmi canlandırılmalı

Abone Ol

Aydın, yaz aylarının kavurucu sıcaklarından kaçmak ve doğayla iç içe huzurlu bir zaman geçirmek isteyenler için zengin yayla turizmi alternatifleri sunan, insana huzur veren saklı cennetlere ev sahipliği yapan güzide şehirlerden biridir. Şehrin monotonluğundan ve keşmekeşliğinden uzaklaşılıp, doğanın ahengine kapılıp o dinginliği hissetmenin paha biçilemez bir terapi olduğu gerçeğinden yola çıkarsak Aydın’da yaşayanlar olarak oldukça şanslı kimseler olduğumuz da yadsınamaz bir gerçektir.

Şehrimize baktığımızda kuş cıvıltıları, temiz hava ve yeşilin tonlarıyla baş başa kalabileceğimiz nice sayıda yaylalara sahip bir şehirde yaşıyoruz. Paşa Yaylası, Kahvederesi Yaylası, Necippazar Yaylası, Bulgurlu, Sarıcaova, Ömür, Madran, Korumaz yaylası, Kavşit Yaylası gibi birçok saklı cennete sahip şehrimizde gerek ülkemizde gerekse de bölgemizdeki diğer şehirlere nazaran yayla turizmine yeterince önem verilmediği kanaatindeyim.

En yakın komşumuzdan örnek verecek olursak yıllar öncesinde açılışında bulunduğum ve sonrasında birçok kez gezi imkânı bulduğum Denizli ilindeki Bağbaşı Yaylası, yazın sıcaktan kaçıp serinlemek, kışın ise yağan yoğun karın tadını çıkarmak isteyen milyonlarca ziyaretçisi ile şehrin ekonomik kalkınmasına ciddi değerde katkı sağlarken aynı zamanda şehrin kültürel mirasının korunmasına, gelecek nesillere aktarılmasına ve tanıtımına da olumlu anlamda etki etmektedir. Paylaşılan verilere baktığımızda açılışının ilk 4 yılında 2.5 milyonun üzerinde ziyaretçi Bağbaşı Yaylası’na ziyarette bulunmuştur ve yıllık ortalama 250 bin ve üzeri yerli ve yabancı turist tesise ziyarette bulunarak yayla turizmi noktasında tesisin bölgede uğrak merkez noktalardan biri olmasına öncülük etmiştir.
Bağbaşı Yaylası, Denizli Büyükşehir Belediyesi iştiraki tarafından işletildiği için özel tesislere kıyasla genel olarak oldukça ekonomik ve fiyat-performans odaklı bir doğa kaçamağı imkânı sunmaktadır. Dolayısı ile benzer güzellikte bir çok yaylaya, mesire ve gezinti alanlarına sahip Aydın’ımızda da gerek Büyükşehir Belediyemiz tarafından gerekse de ilgili yerel idarecilerimiz iştiraki ile birçok yayla doğal güzelliğin ve bütünlüğün bozulmayacağı ölçüde yapılacak tesisler ve rekreasyon alanları ile yerli ve yabancı turistlerin uğrak alanları arasına kazandırılmalıdır. Bu hem şehrimizin ekonomik kalkınmasına hem de kültürel zenginliğinin tanıtımına katkı sağlayacaktır.

AK Parti İl Tanıtım ve Medya Başkanlığı yapmış olduğum dönemde gerek Buharkent Belediyemiz tarafından yapılan Gelenbe Mesire Alanı gerekse de Kuyucak Belediyemiz tarafından yapılan Belenova Mesire alanları gibi birçok dinlence alanının vatandaşlarımız ve teşkilatımız tarafından uğrak yeri olmasına vesile olmuş biri olarak kendi doğal güzelliği dışında gerek altı yapısı gerek konforlu ulaşımı gerekse de vatandaşların uğrak yeri olmalarına sebep olacak tanıtımların yapılmadığı, yapıldı ise az yapılan birçok saklı cennetlerimizin de benzer ölçüde ve değerde sürdürülebilir turizm anlayışı çerçevesinde yayla ve kültürel turizmine kazandırılmalıdır.

Bugün doğusundan batısına kuzeyinden güneyine birçok saklı cennete ev sahipliği yapan bir şehirde yaşıyoruz. Ziyarette bulunduğum Ordu Boztepe, Denizli Bağbaşı, Manisa Sipil, Isparta Davraz gibi her sene yüzbinlerce misafire ev sahipliği yapan yerlerden çok daha güzel yerlere sahip bir şehirde yaşıyoruz. Neden bu yaylalarımız, gezinti alanlarımız, doğal zenginliklerimiz değerlendirilerek ziyaretçilerine ekonomik ve fiyat-performans odaklı bir doğa kaçamağı imkânı sunulmaz. Hep merak etmişimdir. Bugün bu yaylalarımız doğal güzellik bütünlüğü bozulmadan tesisleştirilirse kimi yerlerde ise teleferik sistemi ile zenginleştirilirse belki de yaz aylarında milyonlarca turistini deniz kenarında ağırlayan Aydın’ımız yüzbinlerce turistini de yaylalarında ağırlar duruma gelir, belki de birçok futbol ya da spor takımı yaz kampını şehrimizde gerçekleştirmek ister, ya da bu alanlar dizi ve sinema platosu olarak tercih meselesi olur ya da yöresel ürünlerimizin satılmasına katkı sağlayarak istihdam yaratılmasına ve kırsal kalkınmaya da olumlu etki sağlar. Bunlar ve daha fazlası birçok olumlu etkisinden bahsedebiliriz. Umarım bu doğal güzelliklerimiz, milli parklarımız, mesire alanlarımız, yaylalarımız yani saklı cennetlerimiz gerekli ilgiyi profesyonel desteklerle görür betonlaşmadan, doğal bütünlükleri bozulmadan insanların uğrak adresi olmasına ve bu vesile ile turizme kazandırılır.

Turizmde deniz havası ile birlikte yayla havasını da en güzel hali ile soluyacağımız güzel günlerde buluşmak dileğim ile herkese selamlarımı, sevgilerimi ve hürmetlerimi sunuyorum.