Aydın Memecik Zeytinyağı, hem Türk Patent ve Marka Kurumu hem de Avrupa Birliği tarafından tescillenmiş bir ürün olarak ilin önemli değerleri arasında yer alıyor. Aydın’ın birçok bölgesinde yetişen zeytin, üreticilerin birinci derece değer verilen ürünler arasında yer alıyor. Ancak üreticiler bu sene zeytinyağı fiyatlarının geçen seneyle aynı seviyede olduğunu dile getirerek üretimde sorun yaşadıklarını aktardı. Aydın Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu ve Söke Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Mehmet İz, yaşanan süreci değerlendirerek zeytinyağı fiyatlarının toptan piyasada 200 lira seviyesine düştüğünü vurguladı. Kendirlioğlu ve İz Aydın’da zeytinyağı üretiminde kritik bir sürece girildiğini aktardı.

“MALİYETLERİ KURTARMADIĞI İÇİN DALINDA BIRAKILAN ZEYTİNLERİMİZ OLDU”
Başkan Kendirlioğlu zeytinyağında ailecek üretim yapanların önemine vurgu yaparak, "Bu yılki fiyatlara baktığımızda, çiftçilerimizin bu maliyetlerle üretim yapabilmeleri bile aslında çok büyük bir başarıdır. Bu başarının ana kaynağı ise aile çiftçiliği geleneğimizdir. Özellikle dağlık bölgelerde imece usulüyle eş, çocuk ve yakın akrabalarla birlikte yapılan hasat sayesinde bugünkü maliyetler ancak başa baş noktasına getirilebiliyor. Normal şartlarda değerlendirdiğimizde geçtiğimiz yıl ve bu yıl dağlarda, maliyetini kurtarmadığı için hasat edilmeden dalında bırakılan zeytinlerimiz oldu. Bu yıl da benzer bir tabloyla karşılaşabiliriz çünkü mevcut piyasa şartları üretim maliyetlerini karşılamakta yetersiz kalıyor. Şu an toptan piyasada fiyatlar 200 lira ile 230 lira bandında seyrediyor. Oysa tam iki yıl önce bu rakamlar 270-280 lira seviyelerine kadar çıkmıştı. İki yıl aradan sonra bugün, geçmişteki o fiyatlara bile maalesef ancak yaklaşabiliyoruz. Tariş gibi birlikler 250 liranın üzerinde fiyat açıklasa da herkes Tariş ortağı değil. Her kurumun kendine özgü alım politikaları ve kesintileri var. Genel piyasa koşullarına baktığımızda, mevcut durumun çiftçiyi memnun ettiğini söylemek mümkün değil” dedi.

“10-20 YIL DAĞLARDAKİ ZEYTİN HASAT EDİLEMEZ HALE GELECEK”
Yüksek kesimlerde zeytin ve zeytinyağı üretiminde ileriki yıllarda sorunların çıkacağını dile getiren Kendirlioğlu, “Eğer şartlar bu şekilde devam ederse, önümüzdeki 10-20 yıl içerisinde dağlardaki zeytinliklerimiz maalesef hasat edilemez hale gelecek. Düz arazilerde traktör ve makine kullanımı mümkün olduğu için üretim bir şekilde devam eder; ancak yamaçlarda ve dağlarda durum çok daha kritik. Bu karamsar tablonun temel nedenleri; yüksek maliyetler. Gübreleme, ilaçlama ve özellikle en büyük gider kalemi olan hasat maliyetleri üreticiyi zorlamaktadır. Dağlarda makineleşme mümkün olmadığı için hasat tamamen insan gücüne dayalıdır. Kışın dondurucu soğuğunda, yağmur altında tek tek toplanan zeytin, oldukça meşakkatli bir süreç gerektirir. Nesil değişti. En büyük sorunlarımızdan biri de yeni neslin çiftçilik yapmak istememesidir. Gençlerimiz, zeytinciliğin bu ağır ve zahmetli iş yükünden kaçınmaktadır. Sonuç olarak; kendi ihtiyacı için üretim yapan ailelerin dışındaki ticari üretim, dağlık bölgelerde tamamen durma noktasına gelebilir. Aydın zeytinciliği, özellikle dağ zeytini özelinde ciddi bir yok olma tehlikesiyle karşı karşıyadır” ifadelerini kullandı.

“ZEYTİN ÜRETİCİSİNİ KÖTÜ BİR SEZON BEKLİYOR”
Söke Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Mehmet İz ise yaptığı açıklamada sezonun zor geçeceğini dile getirerek, “Satış düşük. Bu sene olduğu gibi seneye de bu piyasa böyle giderse işimiz çok zor. Fiyatlarda anormal bir düşüş var. Yurt dışından Türkiye’ye yağ girdiğini duyuyoruz. Bu da bizim pazarımızı muhakkak etkiliyor. Yaklaşık iki yıldır durum böyle. Bu sene fiyatların düşüklüğünden kaynaklı bir sıkıntı var. Önümüzdeki yıl daha büyük sıkıntı olacağını düşünüyorum. Toptan yağ fiyatlarının 130-140 lira bandına düştüğüne dair bilgiler alıyoruz. Girdi maliyetleri ise çok yüksek; başta zeytinyağında yevmiye fiyatları, gübre ve ilaç fiyatları oldukça yüksek. Bu şartlar altında önümüzdeki yıllarda zeytin ağaçta kalır, kimse bu işi yapmaz. Üretici sadece kendi yemekliği kadarını yapar, gerisini bırakır. Sadece zeytinyağı değil; pamukta da, buğdayda da durum aynı. Girdisi yüksek olduğu sürece zeytinyağında ilerisi pek iç açıcı görünmüyor. Zeytin üreticisini maalesef kötü bir sezon bekliyor” diye konuştu.






