Aydın’ın Köşk ilçesi Yavuzköy mahallesinde, gazinoda çalışan Özbekistan uyruklu 35 yaşlarındaki kadın Muattar Alieva, 5 Haziran 2025 gecesi saat 03.30 civarında başından silahla vurulmuş şekilde bulundu ve olay yerinde hayatını kaybetti. Olay sonrası bölgeye jandarma ve sağlık ekipleri sevk edildi.
Olayla ilgili 17 Şubat 2026 tarihi itibarıyla 40 kişinin ifadesine başvurulduğu soruşturma tamamlandı ve iddianame hazırlandı. Gazino sahibi R.Y. hakkında “kadına karşı kasten öldürme” suçlamasıyla; E.K., A.D. ve İ.Y. hakkında ise “suç delillerini yok etme” suçundan ayrıca dava açıldı.
“SİLAHI BEN KULLANMADIM”
Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devan eden davada olay günü için yeniden ifadeler alındı. Tutuklu sanık R.Y., mahkemede verdiği ifadede olay gününü anlattı. R.Y., “Muattar ile aramda geçici bir heves olarak bir birlikteliğim vardı. Herhangi bir sevgim yoktur. İnsan sevdiği birini başkasının masasına göndermez. Kameraları kontrol ettiğimde Muattar ve A.Ç.‘nin 2 nolu masada oturduğunu gördüm. A.Ç., haftanın üç günü gelip Muattar ile otururdu. A.Ç.’nin, Muattar’ın saçını çekerek tokat attığını gördüm. Gidip uyardım, korumalarıda onu dışarı çıkarıp biraz hırpaladı. Ardından yukarı çıkıp müdüriyette konuştuk. Daha sonra çalışanlar fazla müdahale ettiği için kendisini 11 numaralı masaya ayarlayıp ikramda bulundum ve Muattar’ı da masasına gönderdim. 3 saat oturdular. A.Ç., ben kasadayken yanıma geldi hesabım fazla geldiğini söyledi. Müdüriyette konuşalım diyerek çıktık. Nasihatlerde bulundum. Her gece bu tür mekanlarda para harcaması yanlış olduğunu söyledim. O sırada ortağım M.K., bana silah vermişti. Yukarı çıktığımızda eşofman sıktığı için masanın üzerine bıraktım. E.K., bize viski getirdi. E.K.’ye dışarı çıkmasını söyleyip A.Ç. ile konuştum. Muattar ile aralarında ne olduğunu sordum. Dışarıda görüştüklerini ve denize gittiklerini söyledi. Muattar, elinde viski bardağı ile geldi. Aşağı göndermek istedim, gitmedi. Ona, ‘Burcu’ diyordum. A.Ç.‘nin bana bir şeyler anlatacağını düşündüğü için yanımda kaldığından şüpheleniyorum. Hem beni hem kendisini vuracağını söyleyerek silaha davrandı. Silahı aldı ve hedef gözetmeksizin sıktı. Elinden almaya çalışırken silah patladı ve yaralandı. Ambulans gelene kadar tampon yapmaya devam ettim. Yardım çağıran da bendim. Hastaneye götürdükten sonra ilk defa böyle bir olay yaşadığım için eve gitmek istemedim ve kardeşimİn evine beni götürmelerini istedim. Komutan beni arayıp nerede olduğumu sordu ve olay yerinde silahın olmadığını söyledi. E.K.’yi aradım. Nerede olduğunu sordum o da bana köyde olduğunu söyledi. İfade vermeye geldiğinde silahı teslim etti. Sağ elim olay sırasında alçılıydı. Ameliyat geçirdiğim için kullanamıyorum silahı ben kullanamam. Ben, makbule ateş etmedim, mağdur olan benim. Silah taşındığıma dair beyanlar da gerçeği yansıtmamaktadır” dedi.

“İKİNCİ OLAY ÇIKMASIN DİYE SİLAHI SAKLADIM”
Olayda hem tanık hem de sanık olarak bulunan ve gazinoda garsonluk yapan E.K.’nin ifadelerinde daha önce nasıl ifade verdiğini hatırlamadığını kaydetti. Olayda R.Y.’den farklı ifade vermeyen E.K., kasadaki olayı bizzat görmediğini ve en son müdüriyette içki götürdükten sonra aşağı indiğinde başka bir olay çıktığını o nedenle bağırış sesleri olunca tekrar müdüriyete çıktığını anlattı. E.K.,’R.Y.‘nin, Muattar’a tampon yaptığını gördüm. Ambulansı ben aradım, yerde silahı gördüm. İkinci olay çıkmasın diye silahı alarak otoparkta sakladım ve geri çıktım. Emniyete ifade vermeye gittiğimde silahı teslim ettim” dedi.
“KAMERA KAYITLARINI SİLMEYE VAKTİM YOKTU”
Gazinoda garson olarak çalışan A.D. ise mahkemedeki ifadesinde, “Muattar ile R.Y.‘nin 5-6 aydır ilişkileri vardı. Olay sırasında Sultanhisar’a müşteri bırakmaya gitmiştim. Geldiğimde ambulans gelmişti. Muattar, yerdeydi ve R.Y. tampon yapıyordu. ‘Niye kıydın kendine’ diyordu. Kamera kayıtlarında benim silmeye vaktim bile yoktu ama jandarma beni suçladı” dedi.
İ.Y. ise mahkemedeki ifadesinde, “Ara sıra mekana gelip gelip ilgilenirdim. Olay günü kapı girişindeydim. Olay esnasında amcam olan R.Y.‘nin Muattar’a tampon yaptığını gördüm. Olay yerinde silah görmedim ve E.K.’ye silahı kaldırmasın da söylemedim” dedi.
TANIK İFADESİNDE ÇELİŞKİLER
Tanık A.Ç.‘nin daha önce verdiği ifadelerle mahkemedeki ifadelerin çelişkisi dikkat çekti. A.Ç., “Olay günü saat 23.00 gibi mekana gittim. 2 numaralı masaya oturdum. Burcu’nun (Muattar) kardeşi Melek masaya oturdu, ben istemedim. Ardından Burcu geldi. İçtik, elimi omzuna atınca saçını çeker gibi göründü. Daha sonra R.Y. gelerek beni kadının saçını çekmemek için uyardı. Sonra beni dışarı çıkardılar ve garsonlar vurdu. R.Y., müdüriyete çıkardı. bu tür ortamlara gelmemem gerektiğini söyledi ve ardından aşağı masa açtırdı. Burcu da geldi ve 2 saat kadar eğlendik. Kasaya gittim, R.Y.’ye Paramın yetmeyeceğini söyledim, yukarı çıktık. 15 dakika sonra Burcu bağırarak odaya geldi. R.Y., çıkmasını istemesine rağmen Burcu çıkmadı ve içeri geldi. ‘Neden beni çağırmıyorsunuz’ diye bağırdı. Burcu, ‘hem seni hem kendimi vururum’ diyerek silahı aldı ve bir el ateş etti. R.Y., hamleyle silah elinden almak isterken silah tekrar patladı. Ben de olay yerinden ayrıldım” dedi.





