Aydın’da Hizb-ut Tahrir adına faaliyet yürüttükleri iddiasıyla gözaltına alınarak haklarında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla dava açılan 8 kişiyle ilgili iddianamede, sanıkların hilafet propagandası yaptıkları ve bu doğrultuda çeşitli faaliyetlerde bulundukları öne sürülmüştü. Görülen mahkemede, sanıklar ve avukatları, Hizb-ut Tahrir’in terör örgütü olmadığını, örgütün şiddet içeren herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını ve faaliyetlerinin ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Aydın Adliyesi’nde dava kapsamında görülen karar duruşmasında mahkeme, AYM’nin daha önce Hizb-ut Tahrir davalarıyla ilgili verdiği emsal kararları dikkate aldı. AYM’nin emsal kararlarında, Hizb-ut Tahrir’in terör örgütü olarak kabul edilmesine ilişkin yerel mahkeme ve Yargıtay kararlarının yeterli gerekçeye dayanmadığı ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiği belirtilmişti. Aydın’daki mahkemenin de söz konusu emsal kararları esas alarak 8 sanık hakkında beraat kararı verdiği öğrenildi.
Hizb-ut Tahrir’in halihazırda Türkiye’deki hukuki statüsü, Anayasa Mahkemesi ile Yargıtay arasındaki farklı yaklaşımlar nedeniyle zaman zaman tartışmalı olarak gündemde yer ediyor. AYM’nin kararları, örgütün terör örgütü olarak nitelendirilmesi için somut delillere ve gerekçelere ihtiyaç duyulduğunu vurgularken, Yargıtay’ın kararlarıysa örgütün uzun vadeli hedeflerinin potansiyel tehdit oluşturabileceğini öne sürüyor. Söz konusu durumsa, yerel mahkemeler arasında farklı uygulamalara yol açarken zaman zaman adil yargılanma hakkı tartışmalarını da beraberinde getiriyor.





