AYDIN’IN DEPREM GERÇEĞİ

Abone Ol

Geçtiğimiz hafta içerisinde Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’nde toplumsal farkındalık çalışmaları kapsamında Aydın’ımızın deprem gerçeğinin ve kentsel dönüşüm süreçlerinin bilimsel bir çerçevede ele alındığı bir etkinlik gerçekleştirildi. Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü ve Mühendislik Fakültesi iş birliğinde düzenlenen “Aydın İçin El Ele, Sağlam Geleceğe” mottosu ile “Aydın’da Deprem Gerçeği ve Kentsel Dönüşüm” başlıklı konferansta İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünden bilgi, birikim ve donanımı ile alanında ciddi çalışmalara ve başarılara imza atmış Prof. Dr. Alper İlki hocamız deprem bilincinin arttırılması, güvenli yapılaşma ve afetlere dirençli şehirler kapsamında çok kıymetli paylaşımlarda bulundu.

Programın açılış konuşmasında Rektör Prof. Dr. Bülent Kent Hocamız ise Aydın ili genelinde 2000 yılı öncesinde yapılmış yaklaşık 260 bin bağımsız yapı biriminin mühendislik denetimi olmadan yapılma ihtimalinin yüksek olduğu kanısıyla bu yapıların riskli yapılar grubunda yer aldığına dair açıklamalarda bulundu. “Artık deprem olur mu değil biz depreme ne kadar hazırlıklıyız?” sorusunu herkesin sorması gerektiğini savunarak yapı stoğunun güçlendirilmesinin bir mühendislik meselesinin olmadığını bunun insan hayatına duyulan bir saygının gereği olması gerektiğini savunarak özellikle şehrimizde riskli bölgelerin öncelikli olarak yenilenmesi, zemin etütlerinin titizlikle yapılması ve fay hatlarına yakın alanlarda imar kısıtlamalarının uygulanması gerektiği konularına hassasiyet gösterdi.

Peki fay hatlarının yoğun olduğu aktif tektonik bir konumda, coğrafyada yaşayan bizler, hayatımızın bir gerçeği olduğunu bizlere sık sık hatırlatan depremlere hazırlık noktasında gerçekten ne kadar hazırlıklıyız? Modern ve depreme dirençli şehirlerin inşası ve gelişmesinde kentsel dönüşüm noktasında yetkililer üzerlerine düşen görev ve sorumlulukları ne derece yerine getiriyorlar? Örneğin; binaların asansörlerde olduğu gibi belirli periyotlarda teknik değerlendirilmeden geçirilmesi ve bina sağlık karnelerinin oluşturulması depreme hazırlıklı güvenli şehirler noktasında atılacak önemli bir adım olmaz mı? Yapılmış bir anket değerlendirilmesine katılım sağlayan vatandaşların yüzde 75’i özellikle belediyelerin deprem konusunda gerekli çalışmaları yapmadığı düşüncesine karşın belediyeler vatandaşların bu düşüncelerini olumlu hale getirecek çalışmalara gerçekten imza atmıyor mu? Aydın’ımıza gelecek olursak özellikle doğrudan il merkezinden ve yakınından geçen birçok diri fay hattının üzerinde bulunan şehrimizde özellikle eski bina stoğunun yoğun olduğu mahallelerde neden ivedi bir kentsel dönüşüm çalışması yapılmaz? Mesela 2000 yılı öncesinde yapılmış elle ya da karma bir şekilde yapılmış birçok yapı stoğunun bulunduğu özellikle Efeler İlçemiz Cumhuriyet, Kurtuluş, Güzelhisar, Hasanefendi-Ramazanpaşa ve özellikle Ilıcabaşı mahallelerinde Allah korusun olası yıkıcı bir depremin yol açacağı ölümlü kötü sonuçların vebalini kimler üstlenecek?

Evet, insanlar artık deprem konuşmak değil, önlemlerin alınmasını istiyor. Özellikle Aydın’ımızda yerel yönetimlerin bu noktada üzerlerine düşen görevi hassasiyetle yerine getirmesi ve beton stoğunun 60, 70 yıllık ve üzeri olduğu yapıların ivedilikle dönüştürülmesi hususunda gerekli çalışmaları yapması gerekiyor. Tabi bu konuda özellikle bazı bölgelerde “anıtlar kurulunun” da sürecin daha sağlıklı yürütülmesi noktasında inisiyatif alması gerekiyor.

Türkiye’de her alanda olduğu gibi özellikle AK Parti hükümeti döneminde afet yönetimi alanında da yapısal değişimler ve dönüşümler yaşandı, yaşanıyor ve benzer yapısal değişimler ve dönüşümlerin yerelde, Aydın’ımızda da yaşanması gerekirdi. Özellikle altyapının dirençli hale getirilmesi, kanalizasyondan içme suyuna, ulaşımdan sağlığa kadar kentin yapı stokunun depremlerden hasar görmeyecek şekilde geliştirilmesi ve kentin depreme dirençli hale getirilmesi, süreçle alakalı kentin tüm paydaşlarının katılımlarıyla deprem öncesi ve sonrası yapılacak çalışmaları içerisine alan, bilimsel görüşleri dikkate alan, şehircilik, mühendislik ve mimarlık ilkelerine sadık kalarak depreme dayanıklı yeni yaşam alanlarının oluşturulması hususunda gerekli adımların atılması gerekiyor.

Dilerim yerel yönetim yetkilileri, merkezi yönetim yetkilileri ve ilgili paydaşlarla bir araya gelerek gerek deprem riski yönetimi konusunda gerekse de depreme hazırlık, depreme müdahale ve deprem sonrası iyileştirme faaliyetleri konusunda gerekli çalışmaları yapar ve toplumun olası bir depreme hazırlık noktasında yerel yöneticilere ve kurumlara olan güven oranını yükseltme hususunda görünür etkin çalışmaları yaparlar. Unutmayalım ki deprem değil depreme hazırlıksızlık, ihmal ve tedbirsizlik öldürür. Deprem değil, bilimden ve mühendislikten uzak yapılan yapılar öldürür ve unutmayalım ki bizim sorunumuz faylar değil, riskli yapı stoğumuz ve denetimsizlik!

Selam, sevgi ve hürmetlerimle…