Türkiye'de karpuz sezonu geleneksel olarak mayıs sonu ile haziran başında başlıyor, eylül sonuna kadar devam ediyor. Hasadın en yoğun olduğu temmuz ve ağustos aylarında artan hava sıcaklıkları nedeniyle tarlada çalışan işçiler zorlu mesai koşullarıyla karşı karşıya kalıyor. Koçarlı’ya bağlı Cincin Mahallesi’nde yetiştirilen ve Ege Bölgesi’nde lezzetiyle tanınan ve bir dönem coğrafi işaret alma ihtimaliyle gündeme gelen meşhur Cincin Karpuzu’nun da hasadı başladı. Yaz aylarında sıcak hava koşullarıyla bilinen Aydın'da karpuz hasadında çalışan işçiler Mehmet Durmaz, Kadir Tuğan ve İzzet Özdemir, sezonu Aydın Hedef Gazetesi'ne değerlendirdi. Koçarlı ilçesine bağlı Cincin Mahallesi'ndeki karpuz tarlasında çalışan işçiler, özellikle sıcak havada çalışmanın zorluklarına dikkat çekti. İnce kabuğu, sulu yapısı ve uzun süre tazeliğini koruyan aromatik tadıyla ünlü Cincin Karpuz’larını tek tek elleriyle toplayan işçiler, geçen yıla göre hasadın daha iyi olduğunu belirterek çalışma saatlerine uyum sağlamak için uyku düzenlerini değiştirdiklerini ve sabah saat 03.00'te uyandıklarını dile getirdi.
“Yorgunluk Bu İşin Bir Parçası”
Yaklaşık 15 yıldır bu işi yaptığını belirten Durmaz, Daha önce de ailemizle birlikte tarım sektöründe çalışıyorduk. Yani bu işin içinden geliyoruz. Aslında hiçbir iş kolay değil. Kolay olsa zaten işin bir değeri olmaz. Biz de özellikle yaz aylarında sıcağın altında büyük bir mücadele veriyoruz. Günümüz çok erken başlıyor. Saat 03.00 gibi kalkıyoruz, 04.00'te kahvaltımızı yapıp 04.30'da tarlada oluyoruz. Akşam ise iş ne zaman biterse o zaman eve dönüyoruz. Genellikle 20.00-21.00 gibi yatıyoruz, bazen işler uzarsa saat 22.00'yi buluyor. Misafirimiz olmazsa biraz daha erken dinlenme fırsatı buluyoruz. Yorgunluk artık bu işin bir parçası. Erken kalkmaya ve yoğun tempoya alıştık ama hayat gerçekten zor. Bu yıl karpuzun verimine baktığımızda ise, çiftçi arkadaşlarımızla yaptığımız değerlendirmelere göre geçen seneye yakın bir sezon geçiriyoruz” ifadelerine yer verdi.
“En Çok Kavurucu Sıcaklar Zorluyor”
İşi yapabilmek için güç ve dayanıklılık gerektiğinden söz eden Özdemir, “Yaklaşık 29 yıldır bu işi yapıyorum. Sabah saat 03.00'te kalkıp ekibimizle birlikte tarlaya gelerek mesaiye başlıyoruz. Karpuz hasadı dışarıdan kolay gibi görünse de oldukça ağır bir iş. Sürekli yük taşıyor, sıcak havanın altında çalışıyoruz. Bu işi yapabilmek için gerçekten güç ve dayanıklılık gerekiyor. Sadece bir tarlada değil, sezon boyunca farklı tarlalarda da çalışıyoruz. Tonaj usulü çalıştığımız için verim düşük olduğunda emeğimizin karşılığını almak da zorlaşıyor. Tarımın her alanının kendine göre zorlukları var. Domates olsun, karpuz olsun fark etmiyor; hepsinin ayrı bir emeği ve zahmeti bulunuyor. Ancak yaz sıcağında karpuz hasadı yapmak gerçekten çok yorucu. Bizi en çok zorlayan da kavurucu sıcaklar oluyor” dile getirdi.
“Fiyatlar Herkesi Memnun Edecek Düzeyde”
Yazın karpuz, kışın ise enginar işiyle uğraştıklarını aktaran Tuğan, “Kendi enginar işletmemiz var. Enginar soyumu ve sevkiyatını yapıyoruz. Yaz sezonunda ise karpuz üretimi ve ticaretiyle ilgileniyoruz. Şu anda fiyatlar hem üretici hem de tüketici açısından iyi seviyede. Karpuzun kilogram fiyatı yaklaşık 20 lira civarında. Bu fiyatlar üreticiyi de tüketiciyi de memnun edecek düzeyde. Ben bu işte dördüncü kuşağım. Dedemin babasından başlayan karpuz üreticiliği dedem, babam ve bana kadar devam etti. Elbette her işin kendine göre zorlukları var. Özellikle sıcak hava koşullarında çalışmak kolay olmuyor. Ancak ailece çalıştığımız için işlerin üstesinden birlikte geliyoruz. Kış sezonunda şubat ayında enginarla çalışmaya başlıyoruz. Yazın ise karpuz sezonuna geçiyoruz. Yıllardır bu düzen içinde üretmeye devam ediyoruz. En büyük temennimiz, fiyatların bu şekilde devam etmesi ve çiftçinin emeğinin karşılığını alabilmesi” dedi.