Aydın’ın kayıp milyon dolarları (!)

Abone Ol

Aydın ekonomisinin röntgenini çektiğimizde, karşımıza çıkan tablo ne yazık ki Aydın Sanayi Odası (AYSO) Başkanı Gökhan Maraş’ın ısrarla ve kendine görev bellemiş gibi her ay düzenli olarak TÜİK verileri üzerinden servis ettiği parıltılı ihracat dosyasına benzemiyor.

Örneğin Ocak 2026 ihracat verileri açıklandı ve devasa bir çelişkili tablo yine ayan beyan gözler önüne serildi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Aydın’ın ihracatını 83,7 milyon dolar olarak ilan ederken, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 156,4 milyon dolardan bahsediyor. Aradaki kayıp 72,6 milyon dolarlık uçurumsa aslında Aydın’ın sahipsizliğinin, yerel sermayenin başka illere kaçışının ve kağıt üzerinde kalmış bir zenginliğin resmidir.

AYSO Başkanı Maraş’a baktığımızdaysa kendisi göreve geldiği günden bu yana bir ihracat güzellemesi tutturmuş gidiyor. En son yaptığı güzellemede, Aydın sanayisindeki yapısal sorunlara, ihracatçıların yaşadığı zorluklara, dışarıya gönderdiğimiz Aydın’ın gözbebeği incirimizin ihracatında son dönemdeki çarpıcı düşüşlere, çözüm önerilerine ve sanayicilerimizin esaslı taleplerine yönelik olarak politika yapıcılarına herhangi bir çağrıya da değinmeden yani ayranı dökmeden yine günlük güneşlik pespembe bir tablo çizmiş. Maraş’a göre Aydın’da küresel dalgalanmalara rağmen üretim sürüyor ve pazar çeşitliliği artıyormuş.

Elbette artsın, Aydınlı sanayici kan ter içinde üretsin ama biz hangi veriye inanacağız? İhracatın nerede üretildiği (TÜİK) ile nerede kaydedildiği (TİM) arasındaki dev farkı görmezden mi geleceğiz? Maraş’ın işine gelmiyor diye kafamızı kuma mı gömeceğiz? Bu TİM verileri esasında Aydın’ın katma değerinin İstanbul, İzmir gibi merkezlere akıp gittiğini gösteriyor. Maraş ise gerçek potansiyeli ve yerel gücü simgeleyen TİM verilerini görmezden gelerek ısrarla “ihracatta uçuyoruz” edebiyatıyla kamuoyuna düzenli olarak bir ‘Alice Harikalar Diyarı’ masalı anlatıyor.

Bakınız, çok uzağa gitmeyelim. Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Başkanı Metin Çelik, geride kalan Ocak ayında 2025 verilerini değerlendirirken TİM rakamlarını baz alarak konuştu. Maraş gibi TÜİK verileri üzerinden pembe tablo çizmeyen Çelik açıklamasında, “TİM verilerine göre 483 milyon dolara ulaştık, hedefimiz 500 milyon doları aşmak” diyerek gerçekçi, ortaya ayakları yere basan ve hesap verilebilir bir vizyon koydu.

Denizli’de ise durum daha net. Orada bir 'İhracatçılar Birliği' olduğu için kimse Gökhan Maraş gibi TÜİK verilerine sığınıp masal anlatamıyor. Şeffaflık var, gerçek rakamlar var. Bu nedenle eğer prosedürler uygunsa ve imkan dahilindeyse ilimizdeki sanayicilerimize çağrımdır ‘Aydın İhracatçılar Birliği’ de ivedilikle kurulmalıdır. Aksi takdirde, TÜİK verilerine "mal bulmuş mağribi" gibi sarılan Maraş’a göre, 1 milyar 947 milyon dolar olarak zikredilen, ancak TİM’in kanuni merkez bazında 1 milyar 31 milyon dolar olarak açıkladığı gerçek rakamlar, hayali balonlarla şişirilmeye devam edecektir.

Aydın’da üretilen ama vergisi ve kaydı başka illere giden her kuruş, bu kentin yolundan, suyundan, istihdamından çalınan bir gelecektir. Aydın’ın kayıp milyon dolarlarını tamam biz kafaya taktık ama Maraş, gerçekleri mi görmek istemiyor, yoksa verileri yorumlama kapasitesi mi yetersiz diye sorguladığımızda belki alınganlık gösteriyor olabilir, bunu da bilemiyorum.
Fakat gerçekler acıdır. Pembe tablolar çizerek Aydın sanayisi büyümez. Bunu da kamuoyunun takdirine bırakıyorum.

Maraş’a bu kadar yüklendin iş dünyasının hiç mi kabahati yok diyorsanız da cevabımız belli; Elbette var.

Bazıları istisna olmak üzere kahir ekserisi; İlimizdeki organize sanayi bölgelerinde parseller aramızda dönsün, Aydın’ın ucuz iş gücü piyasası yeni yatırımlarla yükselmesin diyerek daha geniş istihdama ket vuran, az olsun bizim olsun diyerek Aydın’a gelen yatırımcılara burun kıvıran, sosyal sorumluluk projelerini ve halka dokunacak işler yapmayı lüzumsuz bulan iş dünyamıza açıkçası ne desek az gelir.

Onlar fildişi kulelerinde gayet mutlu ve huzurlular ancak Aydın’ın ihtiyacının ne olduğunu en başa gelerek ifade edecek olursak ucuz güzellemeler değil, güçlü lobi faaliyetleri ve gerçekçi bir sanayi vizyonudur.

Temennimiz böyle vizyoner, şehrinin derdiyle dertlenebilecek sanayicilerimizin bir gün iş başına gelmesidir.

Netice olarak ünlü bir İtalyan atasözü de der ki; “Alla fine della partita Re e Pedone vanno nella stessa scatola” Yani; “Oyun bittiğinde şah da, piyon da aynı kutuya girer"

Maraş’ın o şaşaalı TÜİK verileriyle kurduğu hayal dünyası sona erdiğinde de geriye sadece Aydın’ın kaybedilen yılları ve o 'baraka' görünümlü AYSO hizmet binasının hüznü kalıyor bizden söylemesi.