Aydın'ın saklı hazinesi

Aydın'ın saklı hazinesi

Marsyas Vadisi olarak bilinen ve Aydın ile Muğla karayolunun tam ortasında bulunan vadi, hem Muğla’dan hem Aydın’dan bir parça taşıyor.

A+A-

TUĞBA AYDIN'IN ÖZEL HABERİ - Bulunduğu konum itibariyle birçok özellik barındıran vadi, acıklı Marsyas Efsanesinin geçtiği yer olduğu için adına Marsyas vadisi deniliyor.

2010 yılında faaliyete başlayan ve vadi boyunca uzanan Çine Çayı üzerine inşa edilen Adnan Menderes Baraj Seti dolayısıyla vadi içinde bir göl oluşmasına neden olmuş. Vadi içine kadar mükemmel manzaralar oluşmasına neden olan göl, Marsyas fresklerinin işlendiği kayalardan net görülerek izleyenlere muazzam seyirler yaşatıyor. 

vadi-arasinda-gizlenen-sakli-hazine-164031-1cb9f419ef041a5a66081bd410fa96a1.jpg

Bölge gnays kayaların zamanla aşınıp birbirinden farklı ve bir o kadar güzel şekiller oluşturmasıyla da hem doğa hem de kültür turizmi açısından harika bir alan olma özelliği taşımaktadır. Bölge arazisi sahipsizmiş gibi görünse de vadi uzun yıllar önce parsel parsel  ayrılmış ve yöredeki insanlara satılmış. 

Bölge insanı tarafından yazılı kaya isminin verildiği Kemertaş mevkiisinde bulunan freskler, her yerden görülebilecek büyüklükte düz bir kaya üzerine işlenmiş. Yaklaşık 1500 yıllık bir geçmişi olan freskler, büyük bir ustalık ve teknikle işlenerek, rüzgar ve yağmur suları tarafından aşınmasının önüne geçmek için kaya boyunca fresklerin üzerinden düz bir şerit oyulmuş.  Freskler savaş zamanında İtalyanlar tarafından tahribata uğratılmış. Günümüzde de define avcıları tarafından kayaların arkasında hazine vardır umuduyla kazınmış ve aşağı kısımda bulunan freskler büyük bir zarar görmüş. İnsanların erişemediği üst kısımlar ise hala canlılığını koruyarak asırlardır vadiyi seyretmeye devam ediyor.

vadi-arasinda-gizlenen-sakli-hazine-164031-5aedd8b431c03d75e2604d870fbb6816.jpg

HÜZÜNLÜ MARSYAS EFSANESİ
Ege’nin en hüzünlü efsanelerinden olan Marsyas efsanesi asıl adı Gökbel Vadisi olarak geçen vadide hayat bulmuş bir hikayedir. Bu bölge Beşparmak Dağlarından Gökbel dağına, oradan da Madran’a uzanan 1 milyar yaşındaki kayaların olduğu bir alandır. Vadideki kayalar sanki tek tek bir heykeltraşın elinden çıkmışçasına bir güzellikle tüm bölge boyunca uzanmaktadır. Marsyas Efsanesine gelecek olursak; Marsyas eski Yunan Mitolojisinde Fripyalı bir satirdir. Satirler yarı insan yarı keçi formunda varlıklardır.  Marsyas armoni adı verilen müzik aletini icat eden Hyagnis’in oğludur. Milattan önce 4000 yıllarında Tanrıça Athena, geyik kemiği olduğu söylenen bir kemiğin üzerine delikler açarak ilk flütü icat eder. Bu buluşu ile gurur duyan Athena, tanrıların önünde çalmak için ziyafete katılır. Ziyafette Aphrodite ve Hera, flüt çalarken yüzünün aldığı şekille alay edince Athena sinirlenir ve şöleni terk eder. Ida dağı eteklerinde bir su kaynağına gidip yansımasında kendisini flüt çalarken yanaklarının şiştiğini ve çirkinleştiğini görür ve flütü fırlatıp atar. Athena flütü lanetler ve onu tekrar kullananın çok büyük cezalara çarptırılmasını diler. 

vadi-arasinda-gizlenen-sakli-hazine-164031-282b9d15203bbeebfab7198b9aa7ab82.jpg

MARSYAS FLÜTE HAYAT VERİR

Bu lanetten haberi olmayan çoban Marsyas kırlarda dolaşırken flütü bulur, çalmaya başlar ve sesine hayran kalır. Flüt bir tanrıçanın eseri olduğu için çok güzel sesler çıkarır ve çoban Marsyas’ın elinde flüt daha farklı bir ton bulur. Marsyas becerisiyle flüte hayat vermiştir adeta. Ünü kısa sürede her yere yayılır, güzel sanatların ve müziğin tanrısı Apollon’a kadar ulaşır. Apollon müziğe çok düşkündür ve lir çalmakta ustadır. Kimse bu konuda ona kafa tutamaz. Tanrı Apollon, Marsyas’ın müzikteki şöhretini kıskanır ve onu herkesin önünde yarışmaya davet eder. Yenenin yenilene istediği cezayı verebileceğini de ekler.  Yarışma tanrı Timolos’un dağı olan Bozdoğan’ın eteklerinde, Frigya Kralı Midas’ın başkanlığındaki üç kişilik jüri heyeti ve halkın önünde yapılır.

vadi-arasinda-gizlenen-sakli-hazine-164031-d0770e04b43c86ec9c53efc749d6209c.jpg
Apollo, üç telli gümüş liri güzelce çalar, Marsyas ise flütü ile dinleyenleri adeta büyüler. Kral Midas, Marsyas' ı su perileri ise Apollo' yu seçer. Bu durumda berabere kaldıkları için Apollo çok kızar ve lirini ters çevirip aynı melodiyi çalar. Marsyas ise flütü tersten çalamayacağı için yarışmayı kaybeder.

MARSYAS OYUNA GETİRİLİR

Efsaneye göre Apollon'un nasıl meydan okuduğu ile ilgili iki farklı inanış vardır. Birincisine göre Marsyas, beraberlikten hoşnut, ayrılmak üzere iken Apollon lirini baş aşağı çevirip aynı melodiyi çalar, Marsyas'tan aynısını yapmasını ister. Jüri, bu meydan okumanın adil olduğuna karar verir. Flütün tersten ses çıkarmaması yüzünden Marsyas yenilir.
Diğer inanışa göre ise berabere kaldıklarını gören Apollon, lirini çalarken şarkı söylemeye başlar. "İşte" der şarkısında, "Sen de aynısını yap! Kavalını çalarken şarkı söylemeni istiyorum!" Marsyas itiraz eder, karşılaştırılması gereken aletin kullanımındaki ustalıktır, sesin değerlendirme dışı kalması gerekir. Apollon, buna karşılık olarak, Marsyas'ında flütünü üflerken temelde aynı şeyi yaptığını, enstrümanının sesine kendi sesini kattığını iddia eder. Jüri, Apollon'un iddiasını kabul eder. Marsyas, deneyip yapamadığını görünce Apollon'un oyununa geldiğini fark eder. Apollon gibi çalamayacağını itiraf etmek zorunda kalır ve yarışmayı kaybeder.

vadi-arasinda-gizlenen-sakli-hazine-164031-46d4c6622b8f4aaed2d02d962003aa13.jpg

MARSYAS CEZALANDIRILIR
Apollon, Marsyas'a ceza olarak kayalıkta bir zeytin ağacına astırır diri diri derisini yüzdürür ve çeşitli işkencelerle öldürtür. Marsyas'ın ölümüne üzülen kayaların ağlayarak Suçıkan kayalıklarını oluşturduğu söylenir. Bir başka söylentiye göre flüt ustasına üzülen sanat perileri müzler öylesine ağlamışlardır ki gözyaşları dağların arasından akıp Marsyas ırmağını oluşturmuştur. Yine bir başka söylentiye göre de Apollon'un daha sonradan yaptığına pişman olduğu, lirini kırıp bir daha hiç çalmadığı ve Marsyas'ı bir ırmak haline getirdiği yolundadır.

MARSYAS'IN ACIKLI SONU ÜNLÜ RESSAMLARIN TABLOLARINA KONU OLDU
Bu trajik hikayenin tüm unsurları Jusepe de Ribera' nın resminde bulunur. O, Caravaggio' nun çalışmalarından etkilenmiştir. Ribera, Caravaggio gibi inancı temsil eden popüler konuları gerçek hayatta kullanımını resmetmiştir. Caravaggio gibi güçlü ışık ve gölge  zıtlığı ile sağlanan modelleme ile ifade etmeyi seçmiştir. Ribera' nın karakterize zıtlıkları daha çok ışık çatışmalarıyla sınırlıdır. Sanatçının tuvalindeki her öğe ile dramatik bir anlatım için daha fazla ileriye gitmiştir. Ribera, Caravaggio' dan farklı olarak daha parlak bir aydınlatma, daha cesur bir renk paleti ve gevşek fırça darbeleriyle karakterize edilmiş bir tarzı bulunmaktadır.  Acı ve ölüm düşüncesi çalışmasının ana konusudur. Apollo tarafından derisi yüzülmüş Marsyas' ın işkence sahnesi gibi konular onun yapıtlarındaki sahnelerden sadece biridir. Marsyas gibi tipler veya kadere feryat eden satyrslar hala Napoli sokaklarında karşılaşılabilinir.

vadi-arasinda-gizlenen-sakli-hazine-164031-831e973a4fac10833165d95025e38153.jpg

GÖZYAŞLARI ÇİNE ÇAYINI OLUŞTURDU
Marsyas'ın gözyaşları ile oluştuğu rivayet edilen ve antik çağda Marsyas ırmağı olarak anılan akarsu, günümüzde, Muğla ve Aydın il sınırları içinde yer alan ve yine Büyük Menderes nehrine dökülen, Çine çayıdır. Çine çayı, Muğla'nın Yatağan ilçesinin doğusunda Sarıgerme deresi ve Karagedik dağlarından beslenen ve Büyük Menderes Nehri'ne dökülen 359 kilometre uzunluğunda bir akarsu olma özelliği taşımaktadır.

vadi-arasinda-gizlenen-sakli-hazine-164031-8ff1ca13a21a0cdec8c4356bddd1aa8c.jpgvadi-arasinda-gizlenen-sakli-hazine-164031-dbb746f97696bffe653344a2635a7081.jpg

vadi-arasinda-gizlenen-sakli-hazine-164031-199576c302e4e828628882aac69c4ce4.jpg

FOTOĞRAFLARIN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
6 Yorum