Türkiye’de hava sıcaklıklarının en yüksek seyrettiği illerden olan Aydın’da başta fırıncılar, kuryeler ve ocak başında çalışanlar olmak üzere inşaat işçileri de büyük zorlukla geçim mücadelesi veriyor. Efeler’de bulunan bir şantiyede görevli inşaat işçileri, yakıcı güneşin altında güçlükle çalışırken, yaz aylarında yaşadıkları zorluklarla mesleklerindeki türlü sorunlardan bahsetti. Sabahtan akşam saatlerine kadar öğle yemeği molası haricinde güneşin altında çalışan işçiler, kendi imkanlarıyla güneşten korunmaya çalıştıklarını söyledi. Yaklaşık olarak 40 yıldır inşaatlarda çalışan Yılmaz Erbek, inşaat sektöründe hava koşullarına yönelik özel bir çalışma düzenlemesi olmadığını belirterek yaz aylarında çok zorlandıklarını kaydederken, bir diğer inşaat işçisi Yıldırım Karadağ da iş güvenliği sorunuyla ilgili açıklamalarda bulundu.

“Sıcak Hava Bizi Çok Fazla Yoruyor”

Sıcak havanın özellikle öğle saatlerinde kendilerini çok fazla etkilediğini belirten Erbek, “Sıcak hava bizi çok fazla yoruyor. Ciddi oranda sıvı kaybı yaşıyoruz. Bedenimiz yoruluyor ama çalışmak zorundayız. Sıcak da olsa soğuk da olsa ekmek paramız için işimizin başındayız. Öğle saatlerinde yarım saat yemek molası veriyoruz, onun dışında tüm gün sıcak soğuk demeden çalışmaya devam ediyoruz” dedi. Bu yaz sezonunun başından beri inşaat sektöründe yoğunluk olduğunu belirten Erbek, firmaların işçi bulmak konusunda zorluk yaşamadığını söyleyerek, İnsanlar ekonominin belirsiz olduğu dönemlerde inşaata yöneliyor. Daire alıp bekleten, daha sonra yüksek fiyata satan çok kişi var. Yaz dönemindeki yoğunluğu oluşturan etmenlerden biri de budur. Çoğu işçi çalışmak zorunda olduğu için düşük ücretlere tamah ediyor. Herkes geçim sıkıntısı içinde ama kazandığımız para günlük masrafları bile karşılamıyor. Bazen neredeyse zararına çalışıyoruz” diye konuştu.

Aydın’ın sıcağı inşaat işçilerini zorluyor

Buharkent’te Cumhur İttifakı’nda tartışma sürüyor! Çimen’den sert açıklamalar
Buharkent’te Cumhur İttifakı’nda tartışma sürüyor! Çimen’den sert açıklamalar
İçeriği Görüntüle

“Canımızı Tehlikeye Atıyoruz”

Ailesine ve kendisi hariç dokuz kardeşine bakmak zorunda kaldığı için küçük yaşlarda çalışmaya başlayan Erbek, “Ben ailenin en büyük çocuğuyum. İnşaatlarda çalışmaya başladığımda en fazla 10 yaşlarımdaydım. O zamanlarda şartlar bugünkü gibi değildi. Annem de babam da çalışıyordu ama kazandıkları para yetmiyordu. Ben de okul okumaktan vazgeçmek zorunda kaldım. Müteahhitlerle ya da sektörde masa başında çalışan insanlarla aramızdaki tek fark yaşam koşullarımızdır. Kazandığınız para iyi olduğunuz hayat koşullarınız da iyi oluyor. Biz şantiyelerde canımızı tehlikeye atıyoruz. Bana göre işimizin riskli ve ağır olması bile aldığımız paranın artması gerektiğini kanıtlıyor” dedi.

Aydın’ın sıcağı inşaat işçilerini zorluyor

“İnşaat Alanlarında Denetim Eksikliği Var”

İnşaat işçiliğinin zorlu ve tehlikeli olmasına rağmen şantiyelerdeki iş güvenliğinin yetersizliği konusuna değinen Erbek, “Aydın’da birçok inşaatta iş güvenliği konusunda eksikler var. Baret, uygun ayakkabı, emniyet kemeri gibi ekipmanlar tam olarak sağlanamıyor. Devlet denetimlerinin artması gerekiyor. Şu anda çalıştığımız binanın çevresinde ve kat aralarında file yok. Bu durum da yoldan geçen bir vatandaş için tehlike arz ediyor. Hatta çoğu zaman kendi güvenliğimizi kendimiz sağlıyoruz diyebirim. Çalışma arkadaşlarımız güneşten etkilendiğinde başı döndüğünde uyarıyoruz. Tehlikeli bölgelerde daha dikkatli davranıyoruz. Bir arkadaşımızın dengesi bozulacaksa onu riskli yerde çalıştırmıyoruz” diye konuştu.

Aydın’ın sıcağı inşaat işçilerini zorluyor

“Emekli Olmama Rağmen Çalışmak Zorundayım”

Şantiyelerdeki iş güvenliği eksiklerinin yıkıcı sonuçları olabileceğini ve bu konuda zor bir deneyim yaşadığını ifade eden inşaat işçisi Yıldırım Karadağ ise 10 yıl önce çalışırken bir anlık dikkatsizlik sonucunda orta parmağının yarısını kaybettiğini söyledi. Çalıştığı inşaat alanındaki yapım aşamasında olan asansörün aniden hareket etmesiyle parmağını kaybettiğini, yaşadığı iş kazanın etkisini hala taşıdığını aktaran Karadağ, “Yıllar önce boynumda ve belimde fıtık oluştu. Buna rağmen hak ettiğim desteği göremedim. Parmağımın yarısını kaybettiğimde de destek alamamıştım. Şu anda yine bir iş kazası geçirsem yine alamayacağımı düşünüyorum. Bizler inşaat işçileri olarak ağır yükler altına giriyoruz ama kazancımız yok denecek kadar az. Emekli olmama rağmen çalışmak zorundayım. Benim 20 bin lira emekli maaşım var ama günümüzde bu para bir aileyi doyurmaya yetmez. Malzeme satan kazanıyor, ev sahibi kazanıyor ama işçi en az payı alan oluyor. Biz sadece emeğimizin karşılığını istiyoruz o kadar. Kaybedilen bir canın ardından verilen hiçbir hak, o kaybı geri getirmiyor” dedi.

Aydın’ın sıcağı inşaat işçilerini zorluyor

“Denetimler Artarsa Kazalar Da Önlenir”

İş güvenliği konusunda yetkililere ve işverenlere çağrıda bulunan Karadağ, kazalar yaşanmadan önce gerekli önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı. Karadağ, “En büyük beklentimiz iş güvenliği standartlarında çalışmak. Şantiyelere uygulanan denetimler artmalı. Sadece kâğıt üzerinde kalmamalı. Bir kaza olduğunda çoğu zaman sorumluluk işçinin üzerine kalıyor. Oysa gerekli tedbirler alınsa birçok kazanın önüne geçilebilir” dedi.

Kaynak: HABER MERKEZİ