Aydın Hedef Gazetesi'nden Zeynep Özge Çümlek'in haberine göre; Aydın’ın Efeler ilçesine bağlı Çeştepe Mahallesi’nde yaşayan Bahar Taş, arkadaşlarıyla birlikte gittiği teknede hayatını kaybetmişti. Olay sonrası Muğla’da yapılan ilk otopside Bahar Taş’ın ölümünde şüpheli bir bulguya rastlanmamış, vefatın doğal nedenlerden kaynaklanmış olabileceği değerlendirilmişti. Ancak savcılığın talebi üzerine soruşturma daha da derinleştirildi.
“OLAY DERİN ŞÜPHE BARINDIRIYOR”
Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu Didem Özhan, konuyla yakından ilgilendiklerine dikkat çekerek Bahar Taş’ın ölümünün hala şüpheli olduğuna vurgu yaptı. Özhan, “Bahar Taş'ın vefatı, ilk anından itibaren ‘şüpheli ölüm’ niteliği taşımasına rağmen, soruşturmanın seyrini değiştirecek tehlikeli bir bilgi kirliliği ile karşı karşıyayız. Bahar Taş'ın ailesiyle yaptığımız görüşmeler ve sürece dair edindiğimiz izlenimler, olayın servis edilen haberlerin aksine derin şüpheler barındırdığını teyit etmektedir. Henüz resmi bir adli rapor veya kesin tıbbi değerlendirme açıklanmamışken; ölüm nedeninin "kalp krizi" veya "karbonmonoksit zehirlenmesi" gibi iddialarla basına yansıtılması, adli sürecin tarafsızlığını zedeleyen bilinçli bir algı operasyonudur. Kadın cinayetlerinin ve şüpheli ölümlerin "kaza" veya "doğal neden" denilerek kapatılmaya çalışılması, cezasızlık kültürünü besleyen en büyük engellerden biridir” ifadelerini kullandı.

“ŞÜPHELİLER TUTUKLANMALIDIR”
Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak taleplerini sıralayan olayın şüphelilerinin tutuklanarak gerekli koruma tedbirlerinin uygulanması gerektiğini vurguladı. Özhan, “Etkin Soruşturma yürütülmelidir. gerçekleştiği mekanın özellikleri ve şüpheli durumlar göz önüne alınarak tüm deliller titizlikle toplanmalı, dosyada eksik olan kamera ve HTS incelemeleri ivedilikle tamamlanmalıdır. Tanıklar derhal dinlenmelidir. Olayla ilgili bilgi sahibi olabilecek tüm tanıklar araştırılmalı ve ifadeleri gecikmeksizin alınarak karanlıkta kalan noktalar aydınlatılmalıdır. Şüpheliler tutuklanmalıdır. Delil karartma ve kaçma şüphesinin bulunduğu bu aşamada, olayın faillerinin ve sorumlularının tespiti ile haklarında tutuklama dahil gerekli koruma tedbirleri derhal uygulanmalıdır. Dezenformasyona son verilmelidir. Medya organları, hukuki süreç tamamlanmadan spekülatif ifadelerle haber yapma formatını derhal terk etmelidir. Kadınların yaşam hakkı, hiçbir "aceleci yorumun" veya "algı yönetiminin" arkasında bırakılamayacak kadar kutsaldır. Aydın Barosu Kadın Hakları Komisyonu olarak, Bahar Taş'ın ölümündeki sis perdesi dağılana, suçlular tespit edilip en ağır cezayı alana kadar hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz” dedi.

“25 GÜNDÜR ACIMI YAŞAYAMIYORUM”
Kız kardeşini kaybetmenin acısını yaşayan ağabey Yoldaş Taş, ise basın mensuplarına konuşarak, “Biz 25 gündür ‘Bahar Taş’a ne oldu?’ sorusunu soruyoruz. Gerçeklerin karanlıkta kalmaması için olayın titiz bir şekilde aydınlatılması için mücadele ediyoruz. Ben 25 gündür delillerin, tanıkların, dosyanın, çelişkilerin peşinde koşmaktan acımı yaşayamıyorum. Dosyada hala şüphelilerin adli sicil kayıtları, olay yeri incelemenin raporları, şüphelilerden alınan test sonuçları yok. Makul sürelerde dosyaya eklenmesi gereken birçok şey şu an yavaş ilerliyor. Biz ailesi olarak ‘Bahar Taş’a ne oldu?’ sorusunu sormaya ve gerçeklerin karanlıkta kalmaması için mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.






