Aydın Efeler’de yaşayan Nuray Yıldırım’ın kanserle mücadelesi dikkat çekti. Geçtiğimiz yıl kanser teşhisi alan Yıldırım, kemoterapi sürecini ağır bulduğu gerekçesiyle modern tedavi yöntemlerini kabul etmediğini söyledi. Hastalığın zamanla akciğer, lenf bezleri, rahim ve beyne yayıldığını ifade eden Yıldırım, doktorların verdiği olumsuz tablo sonrası alternatif tıbba yöneldiğini belirtti. Uzun araştırmalar yaptığını dile getiren Yıldırım, halk arasında “kanser otu” olarak bilinen andız otu ile çeşitli zehir içerikli uygulamaları kullanarak yaşam mücadelesini sürdürdüğünü ifade etti.

"Her Teşhis Doğru Çıkmayabiliyor"

Hastalığın teşhis edilme sürecini anlatan Yıldırım, "Ben herkese şunu söylemek istiyorum; insan önce kendi bedenini dinlemeyi öğrenmeli. Çünkü gerçekten vücudunu en iyi tanıyan kişinin kendisi olduğuna inanıyorum" dedi. Hastalığı kendisinin fark ettiğini belirten Yıldırım, "Mememde elime gelen kitleyi hissetmeseydim belki bugün hala teşhis konulmamış olacaktı. O yüzden özellikle kadınlara tavsiyem, vücutlarındaki en ufak değişikliği bile önemsemeleri ve tek bir doktorun söylediğiyle yetinmemeleridir. Mutlaka araştırma yapsınlar, gerekirse farklı doktorlara gitsinler. Çünkü her doktorun yaklaşımı aynı olmuyor, her teşhis de doğru çıkmayabiliyor" dedi.

Aydınlı kadın kanseri zehirle yeniyor! Alternatif tıpla hastalığa meydan okudu

"Moral Bozulunca Beden de Çöküyor"

Tedavi sürecinde psikolojinin önemine dikkat çeken Yıldırım, "Bana bir dönem çok kısa bir ömür biçildi. ‘en fazla altı ay yaşarsın’ denildi. O cümleyi duyduğum anı unutamıyorum. İnsan o anda yıkılıyor, sanki hayat bir anda duruyor" dedi. O sözlere rağmen pes etmediğini kaydeden ve sonraki sürece değinen Yıldırım, "Şu an dokuz aydır hayattayım ve hala kendi işimi kendim görüyorum. O yüzden ben artık şuna inanıyorum; bu hastalık sadece evreyle ya da söylenen sürelerle açıklanamaz. İnsan psikolojik olarak da güçlü durmalı. Ben hiçbir zaman tamamen teslim olmayı kabul etmedim. Evet zor günler yaşadım ama moralimi ayakta tutmaya çalıştım. Çünkü moral bozulunca beden de çöküyor" diye konuştu.

Aydınlı kadın kanseri zehirle yeniyor! Alternatif tıpla hastalığa meydan okudu

"İmkanım Olsa Hukuki Mücadele Vermek İsterim"

Yaşadığı şeylerin ardından doktorlara güveninin kırıldığını belirten Yıldırım, aynı hastanede, birkaç gün arayla tamamen farklı sonuçlar aldığına vurgu yaptı. "Rutin kontrol amacıyla gitmiştim ve ultrason sonucunda bana ‘memede bir problem yok, koltuk altı temiz’ denildi" diyen Yıldırım, "Radyoloji doktorunun yazdığı raporda da herhangi bir bulgu olmadığı belirtilmişti. Ama aradan dört gün bile geçmeden yapılan Pozitron Emisyon Tomografisi (kanser/hastalık görüntüleme) PET sonucunda kanserimin nüksettiği ve birçok yere yayıldığı ortaya çıktı. Düşünün, birkaç gün önce ‘bir şeyiniz yok’ denilen bir insan, kısa süre sonra son evre kanser hastası olduğunu öğreniyor" ifadelerini kullandı. Bu sürecin kendisi için hem psikolojik hem de fiziksel olarak çok yıpratıcı olduğuna dikkat çeken Yıldırım, "O yüzden artık sadece cihazlara değil, o cihazın sonucunu yorumlayan hekime de dikkat edilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bazen aynı görüntü farklı doktorlar tarafından farklı değerlendirilebiliyor" dedi.
Ben bugün hala o yaşadıklarına şaşırdığının altını çizen ve hukuk mücadelesine dikkat çeken Yıldırım, "Eğer imkanım ve gücüm olsa, sırf başka insanlar aynı şeyleri yaşamasın diye hukuki mücadele bile vermek isterim. Bunu kendim için değil; annem, ablam, çocuklarım ve gelecek nesiller için düşünüyorum. Çünkü artık kanser vakaları çok arttı. İnsanlar bu hastalıkla çok daha sık karşılaşıyor. Bu yüzden teşhis sürecinde daha dikkatli olunması gerektiğine inanıyorum" ifadelerine yer verdi.

Aydınlı kadın kanseri zehirle yeniyor! Alternatif tıpla hastalığa meydan okudu

"Doktorlar Bana 6 Ay Ömür Biçti "

Alternatif tıp alanına duyduğu ilgiden ve hangi yöntemleri kullandığından bahseden Yıldırım, "Yaklaşık 9 ay önce meme kanserimin akciğere, lenflere, rahme ve daha sonra beyne metastaz yaptığı söylendi. Doktorlar bana 6 ay ömür biçti. O süreçten sonra modern tıbbı reddettim. Sadece tetkiklerimi yaptırmaya devam ettim; PET çekimleri ve kan tahlilleriyle durumumu kontrol ettirdim. Çünkü kullandığım yöntemlerin bana nasıl etki ettiğini görmek istedim" diye konuştu. Şu anda alternatif yöntemler kullandığını ifade eden ve bu yöntemleri paylaşan Yıldırım, "Andız otu kullanıyorum. Bunun yanında içinde tarantula zehri bulunan ve normalde hayvanlara kullanılan “Dinarekron D6” isimli bir iğne ve akrep zehri tedavisi alıyorum. Bunlara birkaç ay önce başladım. Şu anda hem tarantula zehri, hem akrep zehri, hem de andız otu kullandığım için başka yöntemleri karıştırmak istemiyorum. Bu tedavilerin belli sürelerle kullanılması gerektiği söylendiği için yaklaşık 3 ay sonunda yeniden PET çekimi yaptırmayı planlıyorum. Doktorlara göre ben çoktan hayatımı kaybetmiş olmalıydım ama hala ayaktayım" ifadelerini kullandı.

Aydınlı kadın kanseri zehirle yeniyor! Alternatif tıpla hastalığa meydan okudu


"Bu Yöntemleri Kullanıp Memnun Kalanlar Çok Fazla"

Kullandığı yöntemlerini detaylıca araştırdığını belirten Yıldırım, kendisini iyi hissettiğini kaydetti. Moral ve motivasyonun da tedavi sürecinde çok önemli olduğuna inandığını belirten Yıldırım, "Modern tıbbı reddettim ama kontrollerimi sürdürmeye devam ediyorum. Şimdilik bu yöntemlerle yaşamımı sürdürdüğümü ve kendimi daha güçlü hissettiğimi söyleyebilirim. Bu alternatif yöntemleri çevremde deneyip fayda gördüğünü söyleyen insanlardan duydum. Özellikle okulumuzdaki bir müdür yardımcısının kolon kanserini bu yöntemlerle yendiğini öğrendim. Yine İngiltere’de bir hemşirenin meme kanserini aynı iğneyle yendiğini anlattığı yorumları okudum. Veteriner hekimlerin de bu konuda, insan üzerinde kesin bir çalışma olmadığını ama deneyip fayda gördüğünü söyleyen kişiler bulunduğunu anlattığını duydum" dedi.

Aydınlı kadın kanseri zehirle yeniyor! Alternatif tıpla hastalığa meydan okudu

"Doktor Seçimi Çok Önemli"

Bir dönem farklı tedavi yollarına dahi başvurduğunu aktaran Yıldırım, "Daha önce ise bir şifacıya gidiyordum. Bioenerji benzeri bir yöntem uyguluyordu, eliyle enerji çalışması yapıyordu. Ayrıca bitkisel bir şurup kullandım ama onun kanser üzerinde değil, daha çok bağışıklık sistemim üzerinde etkili olduğunu düşündüm. Kontrollerimde bazı olumlu gelişmeler görüldü. Özellikle koltuk altındaki lenflerin temizlendiği söylendi. Rahimdeki parlamalarda da gerileme olduğu ifade edildi. Atatürk Devlet Hastanesi’nde yapılan kontrollerde metastaz konusunda soru işareti olduğu, bazı bölgelerin temizlenmiş göründüğü belirtildi" ifadelerini kullandı.

Aydınlı kadın kanseri zehirle yeniyor! Alternatif tıpla hastalığa meydan okudu

Tedavide Doktor Seçimi Ne Kadar Önemli?

Tedavi sürecinde de insanın kendi bedenini dinlemesinin çok önemli olduğuna dikkat çeken Yıldırım, bazen uygulanan tedavinin çok ağır gelebildiğini kaydetti. Yıldırım, "Böyle durumlarda hastaların korkmadan doktoruyla konuşması, gerekirse başka bir doktordan görüş alması gerekiyor. Her insanın bünyesi aynı değil. Aynı tedavi herkeste aynı sonucu vermiyor" dedi. Bu durumu birebir yaşadığının altını çizen ve yaşadıklarından örnek veren Yıldırım, "İzmir’de görüştüğüm bir doktor bana farklı bir tedavi yaklaşımı sunmuştu. Bana ‘durumuna göre ilerleyeceğiz, kırmızı kürle başlamayacağım’ demişti. Ama başka bir yerde doğrudan ağır bir tedavi süreci başlatıldı. İkisi de doktor, ikisinin de eğitimi aynı ama uyguladıkları yöntem farklıydı. İşte burada doktor seçiminin ne kadar önemli olduğu ortaya çıkıyor" diye konuştu.

Yolcu otobüsü devrildi! Çok sayıda yaralı var
Yolcu otobüsü devrildi! Çok sayıda yaralı var
İçeriği Görüntüle

"İhmal Etmeyin"

Şu an aktif bir tedavi almadığını ancak düzenli olarak kontrol yaptırdığını ifade eden Yıldırım, araştırmalar da yaptığını ifade etti. Beslenmesine dikkat ettiğinin altını çizen Yıldırım, "Kansere hangi gıdaların iyi geldiğini, hangi vitaminlerin önemli olduğunu öğrenmeye çalışıyorum. Özellikle uzmanlar B12 ve D vitamininin güçlü tutulmasının önemli olduğunu söylüyor. Ama ne yazık ki hastanelerde bunlara her zaman yeterince önem verilmiyor. Ben insanların, özellikle maddi imkanı olanların bu konularda daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu hastalıkta destekleyici takviyeler ve sağlıklı beslenme gerçekten önemli. Bunları ister doğal besinlerden alın ister takviye şeklinde kullanın ama ihmal etmeyin" dedi.

Aydınlı kadın kanseri zehirle yeniyor! Alternatif tıpla hastalığa meydan okudu

"Ben Bunu Birebir Yaşadım"

Bir diğer önemli konun moral olduğunu vurgulayan Yıldırım, "İnsanlar kanser denildiğinde hemen korkuyor ama ben korkunun hastayı daha çok yıprattığını düşünüyorum. Evet zor bir hastalık ama insanın psikolojisi, direnci ve hayata tutunma isteği de çok önemli. Bana göre sadece ‘evre’ meselesiyle açıklanabilecek bir durum değil. Son evrede olup günlük hayatına devam eden insanlar da var, daha erken evrede olup çok ağır süreç yaşayanlar da var. Bu tamamen kişinin bünyesiyle, moraliyle, aldığı tedaviyle ve doktoruyla alakalı. Benim yaşadığım süreçte en çok eksikliğini hissettiğim şey doğru bir temel oluşturulamaması oldu. Çünkü bu hastalıkta temel çok önemli. Doğru teşhis, doğru doktor ve doğru tedavi bir araya gelmezse insan hem fiziksel hem psikolojik olarak yıpranıyor. Ben bunu birebir yaşadım. O yüzden herkesin bilinçli olması, araştırması ve kendi sağlığının takipçisi olması gerektiğine inanıyorum" ifadelerine yer verdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ