Söke Tariş Pamuk Kooperatifi Başkanı İsmail Özer’in yaptığı çarpıcı açıklamalar, krizin sadece tarlada kalmadığını, bölge ekonomisinin tüm çarklarını durma noktasına getiren bir sistematik çöküşe dönüştüğünü gözler önüne seriyor.

Söke Ovası’nda Pamuk Krizi! Sanayi Ve Tarımın Büyük Çöküşü (2)

Ova’da Sönen Ekonomik Çarklar

Özer’in paylaştığı verilere göre, Söke Ovası’nda 2024 yılında 320 bin dekarın üzerinde olan pamuk ekim alanları, dramatik bir kırılmayla 2025 yılında 250 bin dekara, mevcut sezonda ise neredeyse üçte bir oranında azalarak 120 bin dekara kadar geriledi.

Ekim alanlarındaki bu daralma, ilçe ekonomisinde adeta bir domino etkisi yaratmış durumda. Tarım koridorlarından gelen haberler, çarşı ve pazardaki nakit akışının neredeyse tamamen durduğunu gösteriyor.

Söke Ovası’nda Pamuk Krizi! Sanayi Ve Tarımın Büyük Çöküşü (3)

Bir Sosyal Adalet ve Emek Krizi

Pamuk, sadece bir endüstriyel bitki değil; gübre fabrikalarından zirai ilaç üreticilerine, akaryakıt istasyonlarından çırçır atölyelerine, mevsimlik tarım işçilerinden tekstil ve konfeksiyon devlerine kadar uzanan devasa bir ekosistemin temel taşı.

Başkan Özer, bu toplumsal bağımlılığı "Bizim endişemiz sadece üreticinin içinde bulunduğu ekonomik kriz değil; tüm sektörlerin pamuk ekim alanlarının azalması nedeniyle yaşadığı topyekûn krizdir. Boşuna pamuk stratejik bir üründür demiyoruz" diyerek özetliyor.

Piyasa Gerçekleri ve "Kurtarma" Eşiği

Şu anki tablonun, emeğin ve tarımsal üretimin serbest piyasa dinamikleri karşısında korumasız kalmasının yarattığı bölgesel bir işsizlik ve güvencesizlik dalgasına işaret ettiğini ve Pamuk Borsası’nda fiyatlarda yukarıya doğru bir ivme görüldüğünü dikkat çeken İsmail Özer şunları söyledi:

"Şu anda borsada fiyatlar 92-94 TL bandında değişiyor. Bu fiyat yeterli değil. Bize göre fiyat 100 TL'nin üzerinde olmalıdır. Bizim beklentimiz 110 tl ile 115 tl arasında bir mahlıç fiyatıdır. Mahlıç fiyat,110 TL'yi geçerse retici kütlü pamuğunu, 50 TL seviyesinde satabilir. 35-40 TL'lik kütlü fiyatı üreticiyi kurtarmaz."

Pamuktaki ekim alanlarının daralması nedeniyle sektöre bağlı tüm kesimlerde ekonomik dar boğazın yaşandığını belirten İsmail Özer "Başta pamuk ekimi için ekipman üretken firmalar, gübre fabrikaları, zirai ilaç fabrikaları, pamuk işçileri, akaryakıt sektörü, iplikçi, çırçırcı, konfenksiyoncu, tohumcu olmak üzere pek çok sektörde pamuktan kaynaklı sıkıntıların artarak devam etmesi endişesi yaşıyoruz. Acil olarak sektörün sorunları ele alınmalıdır. Boşuna pamuk stratejik ürün demiyoruz" dedi.

Batı Anadolu'nun beyaz altını, küresel tedarik zincirlerinin, yüksek enflasyonun ve yanlış tarım politikalarının kıskacında erirken; Söke’den yükselen bu çığlık, acil ve planlı bir devlet müdahalesi gelmediği takdirde, Türkiye’nin en köklü tekstil ve tarım endüstrilerinden birinin geri dönülemez bir şekilde yok olabileceğini gösteriyor.

Kaynak: Haber Merkezi