Aydınlıların nefes alacakları yeşil alanlara ihtiyacı var

Abone Ol

Nüfus oranlarının artması ve buna bağlı olarak kentleşmenin de artması sonucu şehirlerin nefes almaları adına yeşil alanlar ve rekreasyon alanları oldukça önemlidir. Bu sebeple yerel seçimler öncesi belediye başkan adaylarının olmazsa olmaz vaatlerinden biri de kuşkusuz yaşadıkları şehirdeki yeşil alanları ya da rekreasyon alanlarını çoğaltacakları vaadidir.

İnsanların günlük yaşamın stresinden uzaklaşmak, dinlenmek, eğlenmek ve spor yapmak amacıyla boş zamanlarını değerlendirdikleri; bunun yanı sıra deprem kuşağında yer alan ve bu gerçeği defalarca kez çok acı sonuçlarla tecrübe etmiş bir toplum olarak gerek ülkemizde gerekse de yaşadığımız bölge olan Aydın’ımızda yeşil alanların artırılması herkes için artık hayati bir zorunluluktur.

Özellikle gerek deprem anında ve sonrasında gerekse çeşitli afetler sonrasında güvenli toplanma alanları oluşturması, geçici barınma merkezlerine dönüştürülebilmesi ve afet lojistiği için boş alan sağlaması açısından yeşil alanlar hayati bir öneme sahiptir. Bu sebeple de yeşil alanlar yerel idarecilerden vatandaşlar tarafından talep edilen önemli bir unsur haline gelmiştir.
Günümüze baktığımızda birçok belediyenin kentler içerisindeki park ve yeşil alan sayılarını artırmak adına bir yarış halinde olduklarına şahitlik etmekteyiz fakat yadsınamaz bir gerçek var ki sayısı artan, isimler verdirilen açılışları heyetlerle yapılan bu parkların ve yeşil alanların, kentler ve kentlerde yaşayanlara hizmet noktasındaki işlevsellik durumları ne kadar pozitiftir, elbette soru işareti?
Yapılmış ve açılışı gerçekleştirilmiş bir çok park ve yeşil alan ne yazık ki her anlamda içi boşaltılmış bir hizmet anlayışı ve sadece siyasi bir enstrüman haline gelmiş bir anlayış içerisinde vuku bulduğu için ne yazık ki ne sürdürülebilir ne de kentin ve kentte yaşayanların ihtiyaçlarına cevap verecek düzeyde alanlar olarak karşımıza çıkmıyor. Yol kenarlarında egzoz dumanları ve toz yoğunluğunun bol olduğu yürüyüş parkurları, mahalleler arası küçük metrajlardaki bakımsız çimen alanlar ne yazık ki işlevsellik açısından vatandaşlara gerçek anlamda hizmet etmiyor bunun yanında vatandaşın; elbette doğal ve kültürel çevre özelliklerine uygun planlanan ve projelendirilen nitelikli, yenilikçi, modern temalı parklar ve rekreasyon alanlarına ihtiyacı var.
Örneklendirecek olursak; misal şehrin merkezinde bir stadyumumuz vardı ve depreme dayanıksız olduğu tespit edildiği için yıkılmıştı. Yıkılma kararının alındığı gün her ne kadar o stadyumda yaşanmış anılarımızı düşünüp hüzünlensek te belki stat şehir dışına taşınır stadyumun bulunduğu alana da bölgenin en ihtiyaç duyduğu bir rekreasyon alanı şehre kazandırılıp hem bölge sakinlerinin nefes alacağı bir alan, hem şehir merkezinde yaşanan otopark sorununa bir nebzede olsa çare olacak bir otoparkın inşası gayet şehrin sorunlarına çözüm niteliği taşımış olacak bir yatırım olacaktı fakat ne yazık ki geleceği değil günü kurtaran bir hamleyle alana yeniden bir stadyumun yapılmasına izin verildi. Bu noktada şehrin trafik ve nüfus yoğunluğunun fazla olduğu bir bölgenin ivedi sorunu bölgeye yeniden bir stadyumun yapılması mıydı yoksa doğal bir yaşam parkı ve ciddi araç kapasitesine sahip bir otoparkın yapılması mı şehrin ihtiyacıydı düşünülmesi gereken bir durumdu?

Bunun yanı sıra yıllardır vaat edilen şehir için önemli bir dinlence merkezlerinden biri olacak Işıklı Doğal Yaşam Parkı’nın inşa süreci ne aşamadadır, verilen bu vaadin son durumu da soru işareti? Ayrıca hâlihazırda Mimar Sinan Mahallesinde bulunan ve yakın zamanda TOKİ tarafından ihaleye çıkılan 16 bin metrekare büyüklüğünde inşa edilecek parkın hangi süre zarfında inşa edileceği de merak konusu. Yapılması düşünülen, planlanan ve hayata geçirilmesi gereken tüm bu eserlerin yanı sıra yanı başımızda Denizli de hizmete alınmış, ziyaretçiler tarafından dört mevsim yoğun ilgi gören Bağbaşı Yaylası benzeri birçok alana sahip şehrimizde yayla turizmi de şehrimize kazandırılacak bu tür alanlar ile canlandırılmalıdır.


Sözlerime son verirken değerli dostlarım; takdir ederseniz ki plansız hızlı betonlaşan şehirler ve artan nüfus yoğunluğu ne yazık ki toplumda stres, sosyal izolasyon ve yeşil alan eksikliği yaratarak anksiyeteye ve depresyon gibi ruh sağlığı sorunlarının tetiklenmesine sebep vermektedir. Bu sebeple gerek fiziksel sağlığın desteklenmesi, gerek ruhsal stresin azaltılması ve hava kalitesinin iyileşmesi adına stres, kaygı ve anksiyeteyi azaltan en güçlü doğal panzehirlerden biri olan yeşil alanların ve rekreasyon alanlarının çoğaltılması halk sağlığı ve şehirlerin geleceği adına önemli bir hayati zorunluluktur. Dileriz ilgililer görsel bir güzellik anlayışından öte bir gereklilik anlayışı ile şehrin nefes alması ve ekolojik dengenin korunması adına şehrin yaşam kalitesini artıracak yeşil alanları ve rekreasyon alanlarını şehre kazandırırlar. Selam, sevgi ve hürmetlerimle.