İstanbul Zeytinburnu Kazlıçeşme sahilinde Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in cesetlerinin bulunması kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Anne Çelik’in daha önce dile getirdiği ağır iddialar ve “Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” sözleri, dikkatleri Kuran’a Hizmet Vakfı yöneticisi olduğu öne sürülen Ayhan Şengüler’e çevirdi.
İstanbul’da iki kişinin ölümü Türkiye’yi sarstı
İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde yer alan Kazlıçeşme sahilinde anne ve kızın cansız bedenlerinin bulunması, hem adli hem de toplumsal açıdan ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi. Hayatını kaybedenlerin Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler olduğu açıklanırken, olayın ardından Çelik’in geçmişte yaptığı açıklamalar yeniden gündeme geldi.
Özellikle sosyal medya ve bazı platformlarda paylaşılan beyanlar, ölümün sıradan bir vaka olmadığı yönündeki tartışmaları güçlendirdi.
“Başıma bir şey gelirse intihar demeyin” sözleri neden önemli?
Fatma Nur Çelik’in hayattayken defalarca dile getirdiği bu sözler, olay sonrası kamuoyunda en çok konuşulan detaylardan biri oldu. Çelik, daha önce yaptığı açıklamalarda kendisinin ve kızının güvenliğinden endişe ettiğini açıkça ifade etmişti.
“Başıma bir şey gelirse bunun intihar gibi gösterilmesini istemiyorum” diyerek yetkililere çağrıda bulunan Çelik, adalet talebini açık bir dille dile getirmişti. Bu açıklamalar, anne ve kızın ölümü sonrası soruşturmanın seyrine dair beklentileri de artırdı.
Ayhan Şengüler kimdir?
Olayın ardından en çok aratılan isimlerden biri Ayhan Şengüler oldu. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Şengüler, İstanbul merkezli Kuran’a Hizmet Vakfı bünyesinde yöneticilik yapmış bir isim olarak biliniyor.
Ancak vakıftaki görevi dışında, kamuoyuna açık kaynaklarda Ayhan Şengüler’e dair detaylı ve doğrulanmış kişisel bilgiler bulunmuyor. Bu durum da “Ayhan Şengüler kimdir?” sorusunun daha fazla merak edilmesine yol açıyor.
Evli mi, özel hayatına dair bilinenler neler?
Ayhan Şengüler’in evli olup olmadığına dair net ve resmi bir bilgi kamuoyuyla paylaşılmış değil. Fatma Nur Çelik’in iddialarında geçen anlatımlara göre, Çelik’in geçmişte Şengüler ile evlendirildiği öne sürülüyor. Ancak bu iddialar yargı sürecinin konusu olup, kesinleşmiş bir yargı kararı bulunmuyor.
Şengüler ise hakkındaki suçlamaları reddederek iddiaların asılsız olduğunu savunuyor.
Fatma Nur Çelik’in iddiaları neydi?
Fatma Nur Çelik, yaptığı açıklamalarda küçük yaşlardan itibaren cinsel istismara uğradığını ve bu süreçte zorla evlendirildiğini öne sürmüştü. Çelik, dünyaya gelen kızının da benzer şekilde istismara maruz kaldığını iddia etmiş, bu nedenle yargı yoluna başvurduğunu kamuoyuna duyurmuştu.
Bu iddialar doğrultusunda açılan davanın tutuksuz yargılama kapsamında devam etmesi, Çelik’in tepkisini çekmişti.
Tutuksuz yargılama kararına neden tepki göstermişti?
Fatma Nur Çelik, tutuksuz yargılama kararının ardından adalet nöbeti başlatmış ve yetkililere sert eleştiriler yöneltmişti. Açıklamalarında, “Bu faili kim koruyor?” sorusunu açıkça dile getiren Çelik, hem kendi hem de kızının yaşamından endişe duyduğunu söylemişti.
Çelik’in sözleri arasında şu ifadeler dikkat çekmişti:
“Biz öldükten sonra adalet istemiyorum. Başıma bir şey gelirse, bunu görmezden gelen herkes sorumludur.”
Ölüm sonrası soruşturma nasıl ilerliyor?
Anne ve kızın ölümünün ardından adli makamlar geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Olayın intihar mı, cinayet mi yoksa başka bir nedenle mi gerçekleştiği yapılacak adli tıp incelemeleri ve delil analizleriyle netleşecek.
Yetkililer, dosyada geçen tüm iddiaların ve geçmiş beyanların soruşturma kapsamında değerlendirildiğini belirtiyor.
Kamuoyunda artan tepki ve beklenti
Yaşanan olay, kadın ve çocuklara yönelik şiddet iddiaları, yargı süreçleri ve koruma mekanizmalarının yeterliliği konularını yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medyada birçok kullanıcı, “önleyici adalet” vurgusu yaparak yetkililere çağrıda bulundu.
Özellikle Fatma Nur Çelik’in hayattayken yaptığı uyarıların ciddiyetle ele alınıp alınmadığı sorusu, kamu vicdanında derin bir tartışma yarattı.
Gözler adli sürecin sonucunda
Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra Şengüler’in ölümüyle ilgili soruşturma sürerken, kamuoyu hem adli makamların açıklamalarını hem de yargı sürecinin seyrini yakından takip ediyor.
Bu dosya, yalnızca iki kişinin ölümüyle sınırlı kalmayıp, iddiaların ve ihmal tartışmalarının da aydınlatılmasını zorunlu kılan kritik bir süreç olarak görülüyor. Gelişmeler, önümüzdeki günlerde davanın seyrini ve kamuoyundaki tartışmaları daha da derinleştirecek gibi görünüyor.


