Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın oğlu Dorukhan Büyükışık, 2018 yılında İzmir'in Narlıdere ilçesindeki bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmuş, gencin ölümü kayıtlara yüksekten düşme olarak geçmişti. Polislerin savcının talimatına rağmen ilgili kamera görüntülerini sağlıklı biçimde incelemediği belirlenmişti. Aynı zamanda kamera görüntülerinin bir örneğini muhafaza altına almadıkları tespit edilmişti. Aktif kameraların tam olarak incelenmediği, delillerin gerekli biçimde toplanmadığı da ortaya çıkarılmıştı. Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık'ın gayretleri neticesinde olayda görevli 8 polis memuru hakkında dava açılırken, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında şubat ayında dört şantiye bekçisi ile bir inşaat işçisi hakkında da kasten öldürme suçundan dava açılmıştı.
"HAREKETE GEÇİLMİŞTİR"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada harekete geçildiğini kaydederken, sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Bakan Gürlek, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda faili meçhul her dosyanın üzerine kararlı bir şekilde gidiyor, adaletin mutlaka tecelli etmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Bu çerçevede Adalet Bakanlığımız bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Dairesi’nin koordinasyonunda; İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımızca Dorukhan Büyükışık'ın şüpheli ölümüyle ilgili yürütülen soruşturmada harekete geçilmiştir." ifadelerini kullandı.

"HİÇBİR DELİLİN KARARTILMASINA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ"
Bakan Gürlek, açıklamasının devamında şunları kaydetti: "Dorukhan Büyükışık dosyasında ortaya çıkan yeni deliller; bilirkişi raporları, teknik incelemeler, HTS ve daraltılmış baz kayıtları ile delillerin karartıldığına yönelik bulgular ışığında 26 şüpheli hakkında gözaltı kararları verilmiş; İzmir merkezli 9 ilde bu sabah eş zamanlı operasyon başlatılmıştır. Bu soruşturmayı büyük bir titizlik ve yüksek sorumluluk bilinciyle yürüten İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İzmir İl Jandarma Komutanlığımıza ve sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Hiçbir dosyanın üzerinin örtülmesine, hiçbir delilin karartılmasına müsaade etmeyeceğiz. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, maddi gerçeğin ortaya çıkartılması ve adaletin tecellisi için tüm imkanlarımızla çalışmayı sürdüreceğiz."





