-Ece Avşar-
Takvimler 1 Eylül’ü gösterdiğinde,
Yapraklar sararır, rüzgâr usulca eser.
Doğa sessizlikle yeniden doğuşa dokunur,
Ve fısıldar nazikçe, yeni bir hikaye başlıyor…
Tıpkı insan kalbi gibi…
Yazın coşkusunu uğurlarken,
Sonbaharın dinginliğinde yenilenir umutlar.
Barış...
Söylemesi kolay,
Ama yürekte taşıması cesaret ister.
Bir çocuğun gülüşü kadar sıcak,
Bir annenin duası kadar güçlüdür barış.
1 Eylül 1939'da atılan ilk kurşun,
Sadece şehirleri değil,
İnsanlığın vicdanını da paramparça etti.
Milyonlarca hayat,
Sadece savaş meydanlarında değil;
Sokaklarda, evlerde, kalplerin en derininde yandı.
Ve savaş bittiğinde,
Enkazların arasından bir söz yükseldi:
“Bir daha asla…”
Bu söz, geçmişin acılarını geleceğe taşıyan
Bir yas değil, bir çağrıdır.
Bir umut mektubudur zamana karşı yazılmış.
Çünkü savaş,
Sadece toplar, tüfekler değil;
Sessizlikle, umursamazlıkla, unutmakla da büyür.
Ama barış da büyür…
Bir çocuğun rüyasında, bulutların üzerine kurulu salıncak gibi,
Bir yaşlının bakışında, geçmişin fırtınalarını aşmış bir liman gibi,
Bir kadının sessizliğinde saklı duran, sarsılmaz bir sığınak gibi,
Bir komşunun tebessümle uzattığı selamda filizlenen bir dostluk gibi.
Bugün, 1 Eylül
Sadece geçmişi anmak için değil,
Barışla dolu bir yarını kurmak için söz verelim:
Barıştan vazgeçmeyeceğiz.
Çünkü başka bir dünya mümkün. Ve bu dünya, sevgi,
Saygı, anlayış ve hoşgörüyle şekillenecek. İlim ve bilimin rehberliğinde yükselecek,
İnsana ve doğaya saygıyla var olacak.