Başkan Doğan Altan; “TARİŞ çiftçinin sigortasıdır”

Başkan Doğan Altan; “TARİŞ çiftçinin sigortasıdır”

S.S. 46 No'lu Aydın Pamuk ve Yağlı Tohumlar Tarım Satış Kooperatifi Başkanı Doğan Altan, pamuk sezonu öncesinde kooperatif olarak vizyon ve beklentilerine ilişkin açıklamalarda bulundu. 

A+A-

(MURAT TAN) Tolga Önal’ın iki yıl süren başkanlığının ardından Aydın TARİŞ Pamuk ve Yağlı Tohumlar Satış Kooperatifi'nin başkanlığını Yönetim Kurulu kararı gereği iki yıllığına üstlenen Başkan Doğan Altan, kooperatif olarak halihazırdaki çalışmaları, hedef ve beklentileriyle ilgili açıklamalar yaptı.  TARİŞ’in çiftçinin sigortası olduğunu söyleyen Altan, “Çiftçiye sağlanan ayni ve nakdi yardımlar, üretilen pamuklarının alınması gibi bir çok kalemde TARİŞ olarak daima üretenin yanındayız” dedi.

Açıklamasında kooperatif olarak yaşadıkları bazı sıkıntılar ve çözüm önerilerine ilişkin olarak değerlendirmelerde bulunan Altan, devletin tarımdaki türlü teşvik ve desteklerini artırmasını gerektiğini söyledi. 756 aktif üyeye sahip olduklarını ve 2015-2019 döneminde başka kooperatiflerden de yeni ortaklar kazandıklarını söyleyen Altan, her sezon Aydın Ovası’nda üretilen yaklaşık 17 bin ton pamuğun ortalama 14 bin tonunu aldıklarını belirtti. Lisanslı depoya pamuk teslim edenlere devletin sağladığı faizsiz kredilerden kooperatif olarak tabi oldukları kanun gerekçe gösterilerek yararlanamadıklarını belirten Altan, yetkililerden çözüm isterken, Tarım Kredi Kooperatifleri ile Ziraat Bankası’nın sağladığı sübvansiyonlu kredilerin de çiftçilere TARİŞ kooperatifleri aracılığıyla verilmesi gerektiğini kaydetti. 

“KOOPERATİFİMİZE YENİ ÜYELER KAZANDIRDIK”

Kooperatif olarak 2019 Kasım ayında seçimli kongreye gideceklerini söyleyen Altan, “Yönetimler kooperatiflere hizmet amacıyla gelmelidir. Kooperatifler, kurumun haklarıyla birlikte çiftçini haklarının gözetilebildiği, sürdürebilir tarıma doğrudan katkılar sunmak içindir. Dürüst, hak yemeyen, şeffaf bireyler kooperatiflerde yönetime gelmelidir. Kooperatif olarak göreve geldiğimiz 2015 yılından bu yana yılda ortalama 14 milyon kilogram pamuk alır duruma geldik. Çiftçilerimize, tohum, mazot, gübre, zirai ilaç ve kredi konusunda da elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Gerçekten biz göreve geldikten sonra kooperatife hiç uğramayanlar artık uğrar hale geldi. Hatta diğer kooperatiflerin ortağı olan bazı çiftçilerimiz bile istifa edip bizim kooperatifimizin ortağı oldular. Halihazırda yeni ortak olan üyelerimizle birlikte 756 aktif üyemiz var” dedi.  

“ÇİFTÇİNİN ALIN TERİNİN KARŞILIĞI VERİLMELİDİR” 

Pamuğun tekstil sektörünün ham maddesi olduğunu söyleyen Altan, “Pamuk, vazgeçilmez, stratejik bir üründür. Dünya piyasalarında pamuğun yeri tartışılmaz ancak bu gün ülkemizin ürettiği pamuk yeterli değil. 1 milyon 600 bin ton tüketimimiz söz konusu. Bunun yarıya yakınını dışarıdan ithal ediyoruz. Gerçekten üreticimiz canla başla pamuk üretmeye çalışıyoruz fakat ne yazık ki emeğinin karşılığını tam manasıyla alamıyor. Sezona girerken pamuk fiyatları 11 lira 50 kuruştu, bugün kampanya döneminde 9 lira 50 kuruşa düştü. Bugün yine 11 liraya kadar geldi ama burada çiftçiyi korumak adına iplikçilerimize büyük iş düşüyor. Çiftçilerimiz desteklenmelidir. Ham maddeyi çiftçi üretiyor. Pamuk olmadıktan sonra ne bizim çırçırımızın, ne de iplik fabrikalarının bir değeri yok. Dövizimiz dışarıya gitmesin. Pamuk üretimini artırmamız lazım. İplikçilerimiz ve borsacılarımız el birliğiyle altın terinin karşılığını vermelidir” diye konuştu.  

“PRİMLER 1 LİRANIN ÜZERİNDE OLMALIDIR” 

Girdi maliyetlerinin çok yüksek olduğunu söyleyen Altan,  devletin sağladığı prim desteklerinin 1 liranın üzerinde olmasını istediklerini belirterek, “Ürettiğimiz pamuğun fiyatını biz belirleyemiyoruz. Devlet destekleri bu anlamda artırılmalıdır. Biz devletimizin sağladığı prim desteğinin kilo bazında 1 liranın üzerinde olmasını istiyoruz. Şu anda 80 kuruş destek sağlanıyor ancak artan girdi maliyetlerine nazaran bu fiyat yeterli değil. Türkiye bir tarım ülkesidir. Sanayimiz tarıma dayanıyor fakat bugün dünya ölçeğinde de baktığımızda toprak azalıyor, insan çoğalıyor. Şu anda dünyada ve ülkemizde ekilebilir verimli topraklar günden güne azalıyor. Topraklarımıza gözümüz gibi bakmamız gerekiyor. Aydın’da jeotermal kaynaklı bazı zararlardan söz ediliyor. Elbette ülkemizin enerjiye ihtiyacı var. Biz buna karşı değiliz ama insanlarımızın da şikayetleri göz önünde bulundurulmalıdır. Bu yatırımları yaparken çevresel faktörleri de göz önünde bulundurup, ekolojik dengeyi bozup verimli toprakları da heba etmemeliyiz” dedi. 

“ÜRETİCİLERİ İYİ TOHUM EKMEYE TEŞVİK EDİYORUZ”

Ege Bölgesi’nde üretilen pamuğun dünya standartların bir pamuk olduğunu söyleyen Altan, “Lif uzunluğu bakımından da ürettiğimiz pamuk tekstil sanayicilerimizin tercih ettiği bir üründür. Ege pamuğunun kalitesinin yükseltilmesi için bizler de her türlü çabayı gösteriyoruz. Bu anlamda iyi tohumlar getirip üreticimizi teşvik ediyoruz. Gerçekten firmalar da bu yönde gayretler sarf ediliyor. AR-GE çalışmalarıyla da Ege Bölgesi’ne uygun tohumlar üretmeye çalışıyorlar. Lif uzunluğu ve parlaklığı bakımından da en uygun olan bölgemize özgü temiz çeşitler ve tohumlar üretmeye çalışıyorlar. Nazilli Pamuk Araştırma Enstitüsü’nün bu anlamdaki çalışmaları tam manasıyla yeterli değil. Onlar da imkanları dahilinde özveriyle çalışıyorlar ancak önceden mesela Nazilli 84 pamuk tohumu, lif uzunluğuyla da gerçekten çok güzel bir çeşitti. Nazilli’de artık makineli hasada uygun tohumlar üretilmeye çalışılıyor. Gerek Nazilli, gerekse özel firmalar da bu anlamda gayret sarf ediyor çünkü pamuk artık iş gücüyle değil makine gücüyle toplanıyor. Aydın’ın genelinde yüzde yüz makineli hasat yapılıyor” diye konuştu.

“BİRLİĞE OLAN BORCUMUZU SIFIRLADIK” 

Aydın’da Söke ve Koçarlı’daki kooperatiflerin ardından pamuk alımı bakımından üçüncü sırada olduklarını söyleyen Altan, “Geçen sezon 12 milyon kilogram pamuk alımında bulunduk. Malum TARİŞ Pamuk Birliği ne yazık ki zayıf durumda ancak şu da var ki son yıllarda ayaklandırılmaya çalışıldığı da bir gerçek. YEMTA ve yağ kombinası vasıtasıyla ve bizim desteklerimizle birlikte TARİŞ Pamuk Birliği’ni de kalkındırmaya ve eski günlerine döndürmeye çalışıyoruz. Bizden önceki yönetimle birlik yönetimi arasında bazı kavgalar ve iyi ilişkiler geliştirilememesinden dolayı hem kooperatif hem de birlik birbirine zarar verdi. Biz göreve geldikten sonra iyi diyaloglar içine girdik. Birlik ile görüşmelerimiz şu anda son derece olumlu. Birliğe 10 milyon 500 bin lira borcumuz vardı, onu ödedik. Bu borcun ilk etapta 3,5 milyon lira olan kısmını kaldırttık, 7,5 milyon lirayı da 2015’te peşin ödeyerek sıfırladık” dedi. 

“CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN YARDIM BEKLİYORUZ”

“TARİŞ’ler çiftçinin sigortasıdır” diyen Altan, “Çiftçiye sağlanan ayni ve nakdi yardımlar, üretilen pamuklarının alınması gibi birçok kalemde TARİŞ olarak daima üretenin yanındayız. Sübvansiyonlu kredileri, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası veriyor. Düzgün yönetilmek şartıyla sübvansiyonlu krediler çiftçilere TARİŞ üzerinden, yani kooperatifler üzerinden verilirse düşük faizli gübre, ilaç ve tohum temininde bizler de ön ayak oluruz. Hem tarım da daha iyi desteklenmiş olur. Biz bu sübvansiyonlu kredilerin TARİŞ tarafından verilmesinden yanayız. Bu kredileri veren Tarım Kredi Kooperatifleri ile Ziraat Bankası pamuk almıyor ama biz doğrudan doğruya üreticiden pamuk alıyoruz. Düşük faizli kredileri bizim kullanmamız gerekiyor diye düşünüyoruz. Bununla birlikte lisanslı depoculuğa mal teslim eden kooperatiflerin sıfır faizli kredilerden faydalandırılması ilgili de düzenleme yapılmıştı. Biz başvurularımız yaptık fakat sıfır faizli kredilerden faydalanamadık. Bunun nedeni olarak 4572 Sayılı Kanun’a tabi olmamız gösterildi. 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’na tabi olmamız gerekiyormuş. Oysa temelde biz de 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu’na da tabiyiz. Bu konuda da bizlere gerekli desteğin sağlanması için üretime ve üreticiye daima önem veren Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dan ve yetkililerden yardım istiyoruz” diye konuştu. 

“1,5 MİLYON LİRALIK ROLLERGİN TESİSİ KURACAĞIZ”

Aydın Ovası’nın 40 bin dönümünde pamuk üretiminin yapıldığını söyleyen Altan, “Geçtiğimiz yıl verimler düşüktü. Bu nedenle biz 12 bin ton pamuk alabildik. Ovamızda ortalama 16-17 bin ton pamuk üretimi yapılıyor. Aydın bölgesinde de üretilen pamuğunu çoğunu biz alıyoruz. Bu sene hedefimiz 14-15 bin ton pamuk alımıdır. Geçtiğimiz yıl pamuk dahil bir çok üründe rekolte düşüklüğü yaşandı. Biz bunun mevsimsel olduğunu düşünüyoruz. Bu sene girdi maliyetlerinin de yüksek olması nedeniyle çiftçilerimiz bizden kredi talebinde bulunuyor. Bankalar bize kredi verdiği ölçüde biz kaynak sağlayabiliriz. Biz ayrıca Çırçır Rollergin tesisi de kurmak istiyoruz. Sawgin tesislerinde işlenen pamuk, borsada tozlu, talaşlı ve çok temiz olmasına rağmen rağbet görmüyor. Rollergin lif uzunluğunu kesmediği için ana binamızın bulunduğu lokasyonda 50 makinelik bir tesis kurmak istiyoruz. Bu tesisimizde günde ortalama 80 ton pamuk işlemeyi düşünüyoruz. Maliyet olarak 1,5 milyon lirayı buluyor. Rollergin tesisimizi bu seneye yetiştirmeye çalışacağız” dedi. 

“TARIMI DAHA ÇOK DESTEKLEMEMİZ ŞART”

‘Better Cotton’ sistemine dahil olan üreticilerin iyi pamuk uygulamaları sayesinde hem devletten destek alırken hem de ürettiği ürünün borsada daha yüksek fiyattan işlem gördüğünü belirten Altan, “Aydın’da bu kapsamda çok az ürün yetiştiriliyor. Bu anlamda da gerekli çalışmalar yürütülerek çiftlerin de bilinç sahibi olması için zaman zaman türlü toplantılar yapılıyor. Kooperatif olarak ana sorunlarımız bellidir. Bizim lisanslı depoya pamuk teslim ederken, sıfır faizsiz kredilerden yararlandırılmamamız, doğrudan doğruya üreticilerimizin aleyhinedir. Bu konu ivedilikle çözüme kavuşturulmalıdır. Aydın’da ne yazık ki tarımda çalışan genç işçi sayısı da günden güne azalıyor. Köyden kente göç fazlalığı var. Tarımı daha çok destekleyip, gençlerimizi tarıma kazandırmamız şart. Tarıma sağlanacak olan her teşvik, bu ülkenin yarınları adına çok önemlidir. Tarımı sürdürülebilir hale getirmemiz için gerekli şartları sağlamamız şart. Genç çiftçilerimizi destekleyelim ki tarım ehil ve bilinçli insanlar tarafından yapılsın” diye konuştu. 

“PRİM BEKLENTİSİ SÜRÜYOR” 

Mart ayı içinde prim desteklerinin ödenmesi beklentisinde olduklarını ancak henüz halen bir ödeme yapılmadığını da belirten Altan, “Nisan sonuna kadar bu beklenti halen sürüyor. Çiftçimiz tarlaya inmeye başladı. Alacağı destekle girdi maliyetlerini bir nebze de olsa aşağı çekecek. Çiftçilerimizin bu yöndeki talepleri var, bir an önce desteklemeler ödenmelidir” diye konuştu. 

tarisler-ciftcinin-sigortasidir-100378-6dffa4f647e6cc93e568e6461f2b5091.jpegtarisler-ciftcinin-sigortasidir-100378-94ab2ebd42b4b2e43b4a5ed27e9fb6a1.jpegtarisler-ciftcinin-sigortasidir-100378-223ff202cd524d74af92c9862e227ffd.jpegtarisler-ciftcinin-sigortasidir-100378-938d99c6e9364db11485539aa56a9d3e.jpegtarisler-ciftcinin-sigortasidir-100378-3665c9b85bb320b31cef09257f9466aa.jpegtarisler-ciftcinin-sigortasidir-100378-b03063bdeb31fb8cb248f80e3f5d8bba.jpeg

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.