Gıda Tarım ve Hayvancılık Üreticileri Derneği Başkanı Tevfik Fikret Koca, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla katıldığı televizyon programında açıklamalarda bulundu. Aydın’da ve bölgedeki zeytin ve zeytinyağı üreticisinin ciddi maliyet baskısı altında olduğunu belirten Koca, “Türk çiftçisi kendi ülkesinde kendi ürünüyle rekabet edemez hale geldi” dedi. Son dönemde ithal edilen düşük asitli zeytinyağlarının piyasada 135 ila 165 lira arasında işlem gördüğünü, buna karşılık yerli üreticinin ürününü ancak 170-190 lira bandında satabildiğini ifade etti. Özellikle Cezayir, Tunus, Fas ve Mısır’dan gelen ürünlerin piyasada fiyat baskısı oluşturduğunu savunan Koca, bunun Aydınlı üreticiyi zor durumda bıraktığını dile getirdi. Tarım sektöründe acil adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Koca, ithalat politikalarının yerli üreticiyi koruyacak şekilde yeniden düzenlenmesini istedi. Üretim maliyetlerini azaltacak desteklerin artırılması gerektiğini belirten Koca, “Çiftçi üretmezse raflar boş kalır. Çiftçi kazanmazsa tarım biter. Tarım biterse gıda güvenliği tehlikeye girer. Tarım sadece bir sektör değil, bir ülkenin bağımsızlığıdır” dedi. Kalite ve üretim süreçlerinin güçlendirilmesi çağrısında bulunan Koca tüm üreticilerin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü’nü kutladı.

“Üreticinin Elindeki Ürünün Değer Kaybetmesi Kabul Edilemez”
Koca, son dönemde yurt dışından gelen düşük asitli zeytinyağlarının piyasada 135 ila 165 lira arasında işlem gördüğünü, buna karşılık yerli üreticinin ürününü ancak 170-190 lira bandında satabildiğini ifade etti. Özellikle Cezayir, Tunus, Fas ve Mısır’dan gelen ithal ürünlerin piyasada fiyat baskısı oluşturduğunu savunan Koca, bu durumun yerli üreticiyi zor durumda bıraktığını dile getirdi. Artan maliyetlere rağmen üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını söyleyen Koca, zeytinyağı üretiminin yalnızca hasat döneminden ibaret olmadığını vurguladı. Gübreleme, sulama, ilaçlama, bakım ve işçilik giderlerinin yıl boyunca sürdüğünü belirten Koca, “Üretim maliyetleri her geçen gün yükselirken üreticinin elindeki ürünün değer kaybetmesi kabul edilemez” diye konuştu.

“Sorunlar Yalnızca Zeytin ve Zeytinyağıyla Sınırlı Değil”
Bazı bölgelerde çiftçinin hasada girmeye çekindiğini belirten Koca, maliyetlerin üreticiyi üretimden uzaklaştırdığını söyledi. Dalında kalan zeytinin yalnızca çiftçinin değil ülke ekonomisinin de kaybı olduğunu ifade eden Koca, “Bugün bazı üreticilerimiz ürününü topladığında zarar edeceğini düşünüyor” dedi. Sorunların yalnızca zeytin ve zeytinyağıyla sınırlı olmadığını belirten Koca, pamuk üreticisinin de ciddi maliyet baskısı altında olduğunu söyledi. Mazot, enerji, işçilik ve gübre fiyatlarının üretimi zorlaştırdığını ifade eden Koca, ürün fiyatlarının ise maliyet artışına yetişemediğini dile getirdi.

“Bazı Pazarlarda İhracatımız Oldukça Geriledi”
Tarım ürünlerinde ihracatın sürdürülebilirliği için döviz kurunun büyük önem taşıdığını belirten Koca, maliyetlerin yükselmesine rağmen kur politikasının ihracatçı lehine gelişmediğini söyledi. Türkiye’nin dünya piyasalarındaki rekabet gücünün zayıfladığını savunan Koca, tarım sektörünün ayakta kalabilmesi için ihracatı destekleyen ekonomik politikaların şart olduğunu ifade etti. Ege Bölgesi’nin önemli ihraç ürünlerinden incirde de sıkıntı yaşandığını belirten Koca, özellikle Avrupa Birliği’nin gıda güvenliği kontrollerinin sektörü olumsuz etkilediğini söyledi. Kuru incirde aflatoksin limitlerinin aşılması durumunda ürünlerin geri çevrildiğini hatırlatan Koca, bu durumun üretici, tüccar ve ihracatçı açısından ciddi kayıplara yol açtığını ifade etti. İncir satışlarında belirgin düşüş yaşandığını kaydeden Koca, bazı pazarlarda ihracatın yavaşladığını söyledi.





