CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü önünde partililer ve vatandaşların katılımıyla basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan Saatçı, AK Parti iktidarının rant ve talan politikalarına karşı bir araya geldiklerini ifade ederek, Didim Altınkum’daki alanın kamu yararı dışında değerlendirilmesine karşı olduklarını söyledi. Saatçı, söz konusu alanın yalnızca Didim’e değil, bölgede yaşayan tüm yurttaşlara ait ortak bir değer olduğunu belirterek, kamusal alanların toplum yararı gözetilerek korunması gerektiğini vurguladı.

2D44D2Ab E276 4565 9639 6D32Aa9F8Ad3

“VAKIFLAR ARAZİSİ TOPLUMUMUZUN ORTAK BİR DEĞERİDİR”

CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı açıklamasında, “Didim Altınkum’da bulunan bu alan sadece bir vakıflar arazisi değildir, sadece Didim’in konusuda değildir. Bu bölgede yaşayan her bir bireyin ve toplumumuzun ortak bir değeridir. Bu tür alanlar, ekonomik tablolarla değil, toplumsal ihtiyaçlarla değerlendirilmelidir. Bir kamu varlığının değerini yalnızca satış bedeliyle ölçmek, geleceği bugüne harcamak anlamına gelir. Oysa asıl sorumluluk, bu alanları koruyarak toplumun hizmetine sunmaktır. Burada vurgulamak isterim ki; Cumhuriyet Halk Partisi olarak karşı olduğumuz şey yatırım değil, kamu yararını dışlayan anlayıştır, kentin değerlerini peşkeş çeken zihniyettir. Yerel halkın, yerel yönetimlerin ve sivil toplumun dışında bırakıldığı hiçbir sürecin sağlıklı sonuç üretmesi mümkün değildir” dedi.
“DOĞAYLA UYUMLU BİR ANLAYIŞI SAVUNUYORUZ”
Kentlerin kimliğini koruyan sosyal yaşam anlayışını savunduklarını belirten Saatçı, “Doğayla uyumlu bir anlayışı savunuyoruz. Didim için, Aydın için ve bu ülkenin yarınları için kamusal alanların korunması bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bu haklı talebin yanında durmaya, yerelde ve genelde sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

“İKTİDAR DİDİM HALKININ İRADESİNİ YOK SAYMAKTADIR”
CHP Didim İlçe Başkanı Dilaver Demir ise yaptığı açıklamada, “Altınkum Plajı’na sıfır konumda bulunan, Vakıflar Genel Müdürlüğü mülkiyetindeki bu son derece kıymetli arazi; 30 Aralık 2025 tarihinde 3 milyar lira bedelle satışa çıkarılmış, Didim halkının ve örgütümüzün güçlü tepkisi sonucu ihaleye tek bir teklif dahi verilmemiştir. Bu tablo, halkın bu satışa açık ve net bir şekilde ‘Hayır’ dediğinin en somut göstergesidir. Ancak iktidar, Didim halkının iradesini yok saymaya devam etmektedir. Şimdi aynı arazi, 13 Şubat’ta 2,2 milyar lira bedelle yeniden satışa çıkarılmaktadır. Bu açıkça, ‘Satamadık, ucuzlatalım; ama ne pahasına olursa olsun satalım’ demektir. Bu arazi yıllarca bilinçli biçimde atıl bırakılmış, ardından torba yasaları ile önü açılan düzenlemeler bahane edilerek Didim halkının elinden alınmak istenmiştir. Mazbut vakıf arazisi statüsündeki bu alanın turizm ve ticari alan ilan edilmesi, vakıf kültürünün ruhuna açık bir ihanettir. Vakıf, rant için değil; halk için vardır” ifadelerini kullandı.

“DİDİM TURİZMİNE DARBEDİR”
Bu satışın ilçe açısından olumsuz sonuçlanacağını aktaran Demir, “Didim turizmine darbedir, doğaya ihanettir, kent kimliğine saldırıdır, gelecek kuşakların hakkının gasp edilmesidir. Park alanları ve yeşil alanları yok denecek kadar az olan Didim’de, denize sıfır son kamusal alanlardan birinin satışa çıkarılması; halkın değil, bir avuç sermaye çevresinin çıkarlarını koruma operasyonudur. Üstelik bu kararlar alınırken; Didim halkına sorulmamış, yerel yönetimler yok sayılmış, katılımcı demokrasi ayaklar altına alınmıştır. Buradan açıkça söylüyoruz; Kamu kaynaklarını tüketenlerin, yanlış ekonomi politikalarının bedelini Didim halkı ödemek zorunda değildir” dedi.

“BU KENTTE YAŞAMIYOR MUSUNUZ?”
Hükümete ve Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne seslenen Demir, “Bu ihaleyi derhâl iptal edin. Bu alanı satıştan çekin. Altınkum’u betona değil, halka bırakın. Bu topraklar Didim halkınındır. Bu topraklarda gelecek nesillerin hakkı vardır. Bu hakkın talan edilmesine izin vermeyeceğiz. Sesimiz duyulana kadar, bu rant girişimi durdurulana kadar, bu yanlış karardan dönülene kadar mücadelemiz sürecektir. Buradan ayrıca Didim’de yaşayan Cumhur İttifakı’nın tüm bileşenlerine sesleniyoruz; Bu kentte siz de yaşamıyor musunuz? Bu sahiller sizin çocuklarınıza da ait değil mi? Neden bu açık talana karşı sessiz kalıyorsunuz? Bu sorun yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’nin değil, Didim’de yaşayan herkesin sorunudur. Kör, sağır ve dilsizi oynamak bu sorumluluktan kaçıştır. Çağrımız nettir; Gelin bu kente, bu kıyılara, bu geleceğe siz de sahip çıkın. Aksi takdirde bu kararın yükü yalnızca siyasi olarak değil, vicdanen de omuzlarınızda kalacaktır. Tüm siyasi partileri, meslek odalarını, sivil toplum kuruluşlarını ve Didim halkını bu açık talana karşı birlikte durmaya, sorumluluk almaya ve ses çıkarmaya davet ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Müzeyyen Damla Gümüş