Belirsizlik İnsan Neden Bu Kadar Zorlanıyor?

Abone Ol

“İnsan, belirsizliğe değil; belirsizliği kontrol edememeye dayanamaz.”
Bir şey değişti.
İnsan artık yalnızca zor şartlarla değil, belirsizlikle mücadele ediyor.
Ne olacağı belli değil.
Ne kadar süreceği belli değil.
Neye güvenileceği belli değil.
Ekonomi değişken.
İlişkiler kırılgan.
Gelecek bulanık.
Ve insan, bu bulanıklığın içinde yön bulmaya çalışıyor.
Ama burada kaçırdığımız bir şey var:
Belirsizlik yeni değil.
Dünya Hiç Bu Kadar Karışık Olmamış mıydı?
Aslında hep karışıktı.
Savaşlar vardı.
Yokluk vardı.
Göç vardı.
Kayıp vardı.
Hiçbir dönem tamamen huzurlu değildi.
Hiçbir dönem tamamen karanlık da değildi.
Çünkü hayat, hiçbir zaman tek çizgide akmadı.
Her şey zıddıyla vardır.
Denge, karşıtlıkla kurulur.
Bugün yaşadığımız şey yeni bir kaos değil.
Sadece bizim buna alışık olmamamız.


Asıl Problem: Belirsizliği Kabul Edememek
İnsan zihni netlik ister.
Plan yapmak ister.
Kontrol etmek ister.
Garanti ister.
Ama hayatın doğasında garanti yoktur.
İşte bu yüzden insan iki uç arasında savrulur:
Ya her şeyi kontrol etmeye çalışır
ya da tamamen bırakır.
İkisi de yorar.
Çünkü kontrol etmek mümkün değildir.
Ama bırakmak da kolay değildir.
Hep–Hiç Yanılgısı
Bugünün insanı bir tuzağa düşüyor:
Ya her şey iyi olacak
ya da hiçbir şey iyi değil
Ya başarılıyım
ya başarısızım
Ya mutlu olmalıyım
ya da bir şeyler yanlış
Oysa hayat böyle çalışmaz.
Hayatta hiçbir şey “hep” değildir.
Hiçbir şey “hiç” de değildir.
Mutluluk kalıcı değildir.
Mutsuzluk da kalıcı değildir.
Kazanç sürekli değildir.
Kayıp da sonsuz değildir.
Ama insan, geçici olanı kalıcı sanır.
Ve en çok burada yorulur.

Psikolojik Gerçek, zihin boşluğu sevmez
Belirsizlikte zihin boşlukları doldurur.
Ama doğruyla değil, korkuyla doldurur.
“Ya olmazsa?”
“Ya kaybedersem?”
“Ya kötü giderse?”
Bu düşünceler, gerçeğin değil; ihtimalin ürünüdür.
Ama zihin ihtimali gerçek gibi yaşar.
Ve insan, henüz yaşanmamış bir şeyin stresini taşır.

Dışarıyı sabitlemeye çalışma.
İçeride denge kur.
Çünkü dış dünya değişkendir.
Ama insanın duruşu sabit olabilir.
Belirsizlik ortadan kalkmaz.
Ama insan belirsizliğin içinde sağlam kalabilir.
Bu, kaçmak değil.
Bu, yerini bulmaktır.

Kendini Var Etmek Ne Demek?
Belirsizlikte güçlü olmak, her şeyi bilmek değildir.
Şudur:
• Bilmediğini kabul edebilmek
• Değişeni zorlamamak
• Sabit kalması gerekeni seçebilmek
İnsan her şeyi kontrol edemez.
Ama kendini kaybetmek zorunda da değildir.

Belki de Sorun Şu
Biz dünyadan netlik bekliyoruz.
Oysa dünya net değil.
Biz sürekli iyi hissetmek istiyoruz.
Oysa insan sürekli iyi hissetmez.
Biz her şeyin yolunda gitmesini istiyoruz.
Oysa hayat dalgalıdır.
Yani sorun hayat değil.
Sorun, hayattan beklentimiz.
Belirsizlik düşman değil.
Belirsizlik, hayatın kendisi.
“İnsan, her şey net olduğunda değil; hiçbir şey net değilken ayakta kalabildiğinde güçlenir.”
Dünya değişmek zorunda değil.
Ama insan, değişen dünyanın içinde dağılmadan kalmayı öğrenmek zorunda.
Ve bu öğrenildiğinde…
Belirsizlik korku olmaktan çıkar,
bir alan hâline gelir.

“İnsan, kaosa baktığında korkar; ama düzenin içinde kaybolduğunu fark etmez.”
— Friedrich Nietzsche