Aydın Hedef Gazetesi Muhabiri Murat Tan'ın haberine göre; “Aydın’a iz bırakanlar” röportaj serimizin konuğu olan Kuaför Bülent Tosun, sektöre ve mesleğine dair sorularımıza içtenlikle cevap verdi.

Aydın Çine’ye bağlı Bahçearası Köyü’nde doğan Bülent Tosun, ilkokul yıllarından itibaren hayranlık duyduğu kuaförlük mesleğine 13 yaşında adım attı. Aydın’a geldiği 1987 yılında çırak olarak mesleğe başlayan Tosun, iki farklı salonda kalfa ve usta olarak çalıştıktan sonra 1998’de, henüz 25 yaşındayken kendi iş yerini açtı. İlk dükkanını Kıbrıs Caddesi’nde dört koltuklu küçük bir salonda hizmete açan Tosun, zamanla büyüyerek bugün Aydın’ın merkezinde 18 kişinin çalıştığı iki şubeli bir markaya dönüştü.

Meslekte 38 yılı geride bırakan Tosun, “Hiçbir gün mücadeleden yılmadık” diyerek meslek hayatında karşılaştığı zorlu süreçlerden güçlenerek çıktığını belirtirken, Aydın’da birçok kuaförün yetişmesine vesile olduğu için de gurur duyduğunu belirtti. Kadın kuaförlüğünü, ‘Dünyanın en güzel mesleği’ olarak tanımlayan Tosun, “Yanımdan ayrılıp salon açan yaklaşık 15 arkadaşımız var. Hepsiyle gurur duyuyorum. Artık meyvelerimizi topluyoruz” dedi. Meslekte dürüstlük, işin hakkını vererek yapmak, hijyen ve yeniliklerin sürekli takibinin büyük önem taşıdığına vurgu yapan Tosun, söz konusu prensipleriyse başarının yegane anahtarı olarak nitelendirdi.

Kuaförlük mesleğine nasıl adım attınız?
Aydın'a 1987’de geldim ve çırak olarak başladım. Dünyalar kadar sevmiş olduğum mesleği şu anda halen icra ediyoruz. İlk olarak mesleğin ilk 11 yılında iki farklı salonda çalıştım. Daha sonra başka bir salonda daha mesleğimi icra ettim. Bu süreçten sonra 1998 yılında kendi iş yerimi açmak nasip oldu.

O dönemde 25 yaşındaydınız. Genç yaşta iş yeri sahibi olmak nasıldı?
Evet, genç yaşta iş yerimi açtım. O günden bugüne, 1998'den bu yana çok zorluklar gördüm ama mücadeleden hiç yılmadım. İlk başladığımda dört koltuklu bir salonum vardı. İlk dükkanım şu an bulunduğum yerdeydi, Kıbrıs Caddesi'nde. Zamanla mücadele ederek bir üst kata çıktık ve 19 yıl orada hizmet verdik. Şimdi ise aynı adreste, yenilenmiş salonumuzla, alt kata tekrar dönerek hizmete devam ediyoruz. Yaklaşık 10 yıl önce Aydın Efeler’de, Mevlana Caddesi’nde ikinci şubemizi açmak nasip oldu.

“AYDIN İÇİN YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR”
Meslek hayatınız boyunca birçok kuaför yetiştirmişsinizdir. Kaç kişi diyebiliriz?
Yanımdan ayrılıp kendi salonunu açan yaklaşık 15 kişi var. Bazıları mesleği bıraktı ama büyük çoğunluğu halen kendi işinin sahibi. Hepsiyle gurur duyuyorum. Onlara baktığımda, "Bülent, meyve vermeye başladın" diyorum. Bu meslek için Aydın'da daha yapacağımız çok şeyler olduğunu düşünüyorum. Aydın Halkı'na her zaman hizmet vereceğiz, her zaman hizmetkar olacağız. Aydın için yapacak çok işimiz olduğuna inanıyorum.

“MESLEĞE ÇOK ŞEY BORÇLUYUM”
Bu meslek size ne kazandırdı?
Her şeyden önce saygın bir çevre, mesleki aidiyet ve esnaflık özverisi kazandırdı. Gerek seyahat, gerek eğitim babında dolu dolu bir meslek hayatımız oldu. Bununla da ayrı bir keyif alıyorsun. Bu yönü mesleğimizin en güzel motivasyonu diyebilirim. Bu meslek sayesinde en az 10 ülke de gezdim. İtalya'ya üç kez gittim. Fransa Paris’e de sektörle ilgili eğitimler için gittiğim oldu. Dubai, Mısır gibi ülkeleri de gezdim. Yunanistan ve Kıbrıs gibi yakın ülkeleri saymıyorum bile. Bu mesleğe çok şey borçluyum. Elimden geldiğince Aydın için ne yapılması gerekiyorsa bu meslek için, bu sektör için her zaman elimizi taşın altına koyup mücadelemizi sürdüreceğiz.

“DÜNYANIN EN GÜZEL MESLEĞİ”
Kuaförlüğü nasıl tanımlarsınız? Müşteri portföyünüz nasıl oluştu?
Bence dünyanın en güzel mesleği. Kadınlara hizmet etmek zordur ama bir bağ kurulduğunda o kolay kolay bozulmaz. Biz, müşterimizin cebindeki paraya değil, saç sağlığına odaklanırız. Bu çizgimizle bugün binlerce kişiyi bulan bir müşteri portföyüne sahibiz. Sezonlara göre bu sayı değişse de çok şükür geniş bir kitlemiz var. Bu mesleğe çok şey borçluyum. Mesai saati uzun mu? İllaki uzun. Çalışma şartları zor mu? İllaki zor. Herkes bayram yapar, sen çalışırsın. Herkes pazar günü tatil yapar, sen çalışırsın. Ama yine de keyif almak lazım. Biz keyif alarak mesleğimizi icra ediyoruz. Hiçbir zaman için kişi koltuğa oturduğu zaman cebindeki parayı nasıl alırız diye bir düşünce içerisine de girmedik. Önce kişinin saçının sağlığına göre analizimizi yaparak işimize odaklanırız. Bugüne kadar da her zaman prensibimiz önce saç sağlığı, hijyen ve kişilerin güvenini kazanarak işimizi doğru şekilde yapmak olmuştur. Dolayısıyla da bu da geniş bir müşteri portföyü kazandırdı. Çok şükür Aydın’da iyi bir kitleye sahibiz.

Genç meslektaşlarınıza neler önerirsiniz?
Birincisi dürüstlük. İkincisi işin hakkını vermek. Üçüncüsü hijyen. Dördüncüsü ise yenilikleri takip etmek. Sürekli gelişmek gerekiyor.

“PANDEMİDE ÇOK ZORLANDIK”
Pandemi süreci sektörünüzü nasıl etkiledi?
Çok zorlandık. Hükümet kararı gelmeden biz salonumuzu geçici olarak kapattık. 50 günden fazla kapalı kaldık. Bu süreçte büyük boşluklara düştük ama aynı zamanda çok şey de öğrendik. Mesai kavramı, tatilin önemi, randevulu çalışma gibi sistemleri hayatımıza entegre ettik. Pandemi bize hem kayıplar, hem de kazanımlar sundu diyebilirim.
“EN ÖNEMLİ SORUN PERSONEL YETERSİZLİĞİ”
Mesleğinizin yapısal sorunları neler?
En büyük sıkıntımız personel sorunu. Çırak bulamıyoruz. Bence köylerden insan kaynağını şehre taşıyacak bir sistem geliştirilmeli. Tıpkı taşımalı eğitim gibi gerek bizim mesleğimiz ve gerekse diğer meslekler için istihdama yönelik taşımalı personel sistemi de geliştirilebilir. Sadece kuaförlük için değil, marangozluk, demircilik gibi meslekler için de bu geçerli olabilir. Personel sorununa çözüm noktasında AR-GE yapılarak çok farklı projelerin geliştirilebileceğini de düşünüyorum. Çırak yetiştirme anlamında esnaf odalarının İl Milli Eğitim Müdürlüğüyle protokol üzerinde uzlaşılarak bir komisyon kurulmasını sağlayıp, insan kaynağının yoğun olduğu köy ziyaretleriyle de çözümler sağlanabilir.
AİLELERE ÇAĞRI YAPTI
Ailelere çocuklarını mesleki eğitime yönlendirme anlamında bir çağrınız var mı?
Kesinlikle. Çocuklarını yalnızca akademik kariyerlere değil, yeteneklerine göre de yönlendirsinler. Meslek sahibi olmak çok değerli. Komisyonlar kurulup ailelerle bilinçlendirici görüşmeler de yapılabilir. Bu, toplumun genel yapısına da iş hayatına da doğrudan olumlu katkı sağlar. Bir de sadece kuaför olarak değil, aynı zamanda farklı meslek gruplarına da çocuklar yönlendirilebilir. Ben gidip köylerden çocukları toplayalım, kuaför yapalım anlamında bunu söylemiyorum. Diğer meslek grupları içinde bu söylediğim geçerli.
UNUTAMADIĞI ANISINI PAYLAŞTI
Meslek hayatınızda size dokunan, iz bırakan unutamadığınız bir anınız var mı?
Çok anımız var ama unutamadıklarımdan bir tanesini anlatayım; Bir gün, düğüne gidecek bir hanımefendi salonumuza geldi ve 'Röfle yaptırmak istiyorum' dedi. Ancak kendisi, röflenin saça sarı tonlar ekleyen bir renk açma işlemi olduğunu bilmiyordu. Ona göre röfle, sadece bir şekil verme tekniğiymiş. Biz işlemi uygulayıp saçını yıkadıktan sonra aynaya baktığında şaşkınlıkla, 'Ben ne oldum? Bunu istememiştim!' diyerek tepki gösterdi. Meğer düğüne giderken bu işlemle saç renginin değişeceğini beklemiyormuş. Durumu anlayınca hemen müdahale ettik. Saçını orijinal rengine boyayıp istediği şekli vererek gönlünü aldık. İşimiz uzadı ama müşteri memnuniyeti her zaman önceliğimizdir. Bu anım meslekte ne kadar detaylı iletişim kurmamız gerektiğini de zaman zaman bana hatırlatır. Halen gülümseyerek anarım.
“BİZ BU MESLEKTE ANCAK BİRLİKTE VARIZ”
Son olarak, meslektaşlarınıza ve müşterilerinize bir mesajınız var mı?
Tüm meslektaşlarıma, sektörümüzde emek veren tüm arkadaşlarıma şunu söylemek isterim; Biz bu meslekte ancak birlikte varız. Eğer birlikte hareket etmezsek, hiçbirimiz tek başımıza var olamayız. Bu yüzden mesleki anlamda ortak kararlarla, dayanışma içinde hareket edersek, hem bireysel olarak hem de sektör olarak çok daha iyi yerlere gelebileceğimize yürekten inanıyorum. Bu mesleği daha ileriye taşımak, daha güçlü bir söz sahibi olmak için ‘ben’ değil, ‘biz’ ruhuyla hareket etmemiz şart. Müşterilerimizse bizim en büyük motivasyon kaynağımız. Onların güveni ve mutluluğu için her gün daha iyisini yapmak için dur durak bilmeden çalışmayı sürdüreceğiz.





