Atilla Dağıstanlı

Atilla Dağıstanlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

BİRAZ ORDAN, BİRAZ BURDAN

A+A-

                                                       

 

Tanımadığınız birisine;’’ seçim sonuçlarıyla ilgili ne düşünüyorsunuz ?’’ diye sorsanız,sizi tanımadığı için yanıtlamakta kararsız kalır.

Bunu anlamanın en kolay yolu;hiç tanımadığınız birisinin size aynı soruyu sorduğunda siz nasıl davranırsınız ?

Oysa bir çay bahçesinde sohbet edenlere yakın oturup,çaktırmadan onlara kulak verirseniz,en içten yanıtları duyduğunuz gibi,kişilerin kendi savlarını birbirlerine kabul ettirmek için nasıl inandırıcı gerekçeler bulduklarına da tanık olursunuz.

 

İddiaya girenlerden tutun da,benim diyen yılların siyasetçilerine taş çıkartacak kadar engin siyaset bilgileriyle (!) donanmış birisini dinlediğinizde  siyaset dilinde duymuş olabileceğiniz,’’ ÇARIKLI ERKÂN’’  ın kim olduğunu hemen anlarsınız.

 

Çay bahçesinde  arkadaşlarla seçimlerle ilgili konuşurken,yan masadan birisi  bizim sohbete kaynak yapıyor.

‘’konuştuklarınızı duydum’’ diyerek bodoslamadan bindiriyor.

Bekliyorum;çünkü konuştuklarımız onunda  düşünceleriyse  taraf bulmuş olmanın  verdiği keyfle mi,yoksa ,konuştuklarımız onun karşı olduğu düşüncelerse çürütmek için mi sohbetimize  kafadan giriyor.

 Hemen hemen her gün akşam üzerleri  bu tür sohbetlere tanık oluyoruz;ancak,insanlarda  sanki bir durgunluk var.

Partilerin Atatürk  Kent Meydanındaki  şamataları da olmasa Pazar günü seçim yapılacağı hiç belli değil.

 Acaba diyorum  halkın bu sessizliği, şafak sökmeden önceki  en koyu karanlığını sonu mu ?

 

Bazen hiç beklemediğim bir anda ,yolda yürürken ya da arkadaşlarla parkta otururken birisi geliyor,selam veriyor ve bana soruyor:

-Hani  yazmadın ?

-Neyi  yazmadım ?

-senin yazılarını  takip ediyorum,Bülent Tezcan ,partililerine küfür eden bir aday ve liste hakkında yazacağını  söylüyordun.

-evet,söyledim de yazdım da.Seçim sonunu bekle daha bombalarım var.

Bu sözlerimi duyunca  gülüyor,

-Hadi ya,

Dedikten sonra bir sandalye çekip yanımıza oturuyor.

İşte bu sahne bizim sohbetin kırılma noktası …

Ve ‘’ÇARIKLI ERKÂN’’ ‘’tatlı su kurnazlığı’’ mı,yoksa ‘’ köylü kurnazlığı’’ mı diyeceksiniz başlıyor bizi yemlemeye.

Ne yapalım dinliyoruz,dinledikçe  o bir önce attığı yemi alıyor,biraz daha  irice bir yem atıyor,sesimiz çıkmayınca,yani

İlgisiz göründüğümüzde,ilgimizi çekmek için yemleri sürekli olarak büyütüyor.

Yemlere  bakıyorum,çoğu kişilerin duyumlarını kendi düşüncelerine göre  büyütüp,besledikleri  varsayımlar.

Yemlerin içinden ilgimi çeken olursa bekletiyorum ve onun soluğunun kesildiği anda  sorumu patlatıyorum.

-ELİNDE BELGE VAR MI ?

 Eskiden,gazetelerde  okuyucunun ilgisini çekmek için bazı  haberin başına,’’İNANILIR’’ ya da ‘’GÜVENİLİR’’,’’ KAYNAKLARDAN  ALINAN BİLGİLERE GÖRE’’ diye ara   başlık atılırdı.

ÇARIKLI ERKÂN’ da aynı yöntemi bana uyguluyor:

-adı  saklı kalsın,sağlam birinden duydum.

İşte o bunu söylediği zaman,

‘’O sağlam kişi bunu bir tek sana mı söyledi ?’’ diye soramıyorsunuz;çünkü sorarsanız o yemleri bırakıp kaçar ve bir daha ondan bilgi alamazsınız.

 

Beklenen gün yaklaştı.

Pazar günü seçim var.

Siz ne düşünüyorsunuz ?

Yine kediler trafoya girer, yine bilgisayar da elektrik kısa devre yapar diye düşünüyor ve korkuyorsanız.

KORKMA !

 Bu kez  seferberlik gibi bir durum var…

Bu kez   tek adam dayatmasına karşı kol kola girmiş kardeşlik var…

TAMAM MI ?

TAMAM…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar