Trabzon'da ikamet eden Ülkü Koçoğlu'nun pandemi döneminde internette yaptığı araştırma, kendisi için ekmek kapısına dönüştü. Kara salyangozunun ihracat potansiyelini fark eden Koçoğlu, üretim çiftliği kurdu. DOKAP ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı destekli hazırlanan proje kapsamında Bulgaristan'dan 600 kilogram anaç ve 500 bin yavru salyangoz getirilirken, Ortahisar ilçesine bağlı Geçit Mahallesi'nde 6 dönümlük arazi üzerinde tesis hayata geçirildi.

Whatsapp Image 2025 12 02 At 13.51.28

YURT DIŞI PAZARLARDAN BÜYÜK İLGİ

Koçoğlu tesiste, 'Helix Aspersa Maxima' türü kara salyangozlarının yetiştiriciliğine başladı. Yaklaşık 1,5 yılı aşkın süredir üretimin sürdüğü tesiste, salyangozların yumurtaları ve salyalarını Koçoğlu, özenle toplayarak sıfır atık prensibiyle çalışıyor. Salyangozun özü, kabuğu ve gübresi de üretim zincirinde değerlendiriliyor. Elde edilen doğal salyangoz özünün zamanla kozmetik sektörüne yönelik yeni ürünlerin ortaya çıkmasını sağladığını anlatan Koçoğlu, tesiste yüz temizleme jelinden cilt toniğine, yaşlanma karşıtı gece kreminden çatlak karşıtı bakım kremine kadar 10 farklı doğal cilt bakım ürünü üretildiğini kaydetti. Koçoğlu, bu ürünlerle markanın kısa sürede yurt dışı pazarlarında da ilgi gördüğünü vurguladı.

Whatsapp Image 2025 12 02 At 13.51.45

KİMYASAL GÜBRE KULLANILMIYOR

Üretim tesisinde salyangoz yumurtalarından elde edilen ve gastronomide "beyaz havyar" olarak bilinen ürün ise uluslararası pazarda 3 bin Euro seviyesinde alıcı buluyor. Yüksek katma değerli havyar, tesisi ihracat açısından öne çıkaran ürünlerin başında gelirken, tesiste salyangozların beslenmesinde kimyasal gübre kullanılmadığı ifade ediliyor. Salyangoz gübresiyle yetiştirilen semizotu, marul, lahana, pazı ve turp gibi sebzeler doğal yem olarak kullanılıyor, bu vesileyle üretim süreçlerinin tamamında sürdürülebilirlik esas alınıyor.

Whatsapp Image 2025 12 02 At 13.52.39

HER PARÇASI DEĞERLENDİRİLİYOR

Koçoğlu, Helix Aspersa Maxima türü kara salyangozları yetiştirdiklerini dile getirerek, "Pandemi döneminde kara salyangozunun sadece kozmetikte değil tarım, gübre ve ilaç sektöründe de büyük bir potansiyele sahip olduğunu fark ettim. O günden sonra hem bölgemize hem de ülkemize ekonomik değer kazandıracak bir üretim modeli kurmak istedim. 6 bin metrekare alan üzerine kurulan bir üretim merkezi oluşturduk. Helix Aspersa Maxima türü kara salyangozları yetiştiriyoruz. Burada sıfır atık prensibi ile çalışıyoruz. Salyangozun özü, kabuğu ve gübresi dahil her parçasını değerlendiriyoruz. Bu çiftlikte aynı zamanda kadınların aktif rol almasını sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.

Whatsapp Image 2025 12 02 At 13.52.13

SALYANGOZLARA YÖNELİK ÖNYARGI VAR

Salyangozlara ön yargılı yaklaşıldığını aktaran Koçoğlu, şunları kaydetti: "Aslında değerini bilmemiz gerekiyor. Bu canlı Allah'ın yarattığı kusursuz sistemden bir örnek. Bir hayvan düşünün ki asla pislikte yaşayamıyor, pislikte hasta oluyor. Bu noktada da bizim en çok dikkat ettiğimiz konu hayvanların temizliği. Anadolu şifacılığında da kullanış yerlerine bakıldığında değerini maalesef anlayamadığımız bir noktadayız."

HER ŞEYİ ÇOK KIYMETLİ

Salyangozun her şeyinin çok kıymetli olduğunu, özellikle havyarının ön plana çıktığını belirten Koçoğlu, "Bu hayvanın her şeyi o kadar kıymetli ki biz farkında değiliz. Bu hayvanın havyarı yavru olarak kullanılmayacaksa şayet yani salyangoza dönüşmeyecekse havyarı dünyadaki en önemli havyarlardan biri. Bunun değeri 3 bin Euro'lardan bahsedilen rakamlardan satılıyor. O yüzden bu hayvanın her şeyi çok kıymetli. Sadece biz ne bilinçliyiz, ne bilgiliyiz. Hücre yenileme etkisi olan salya o kadar önemli bir içerik ki hayvanın kabuğu kırıldığında o salyayla kendini tamir edebiliyor yani o hücreyi yeniliyor. Özellikle cilt bakım ürünlerinde Orta Doğu'da çok fazla talep alıyoruz, onun haricinde Avrupa'da şu anda satıştayız. Avrupa'ya aynı zamanda hammadde de sağlıyoruz." ifadelerine yer verdi.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı