Bozdoğan’da halk arasında camız olarak bilinen mandadan elde edilen Ali ve Saniye İrge çiftinin yetiştirdiği geleneksel manda kaymağı büyük ilgi görüyor. Yoğun emeğe rağmen sınırlı üretimiyle büyük ilgi gören kaymağın kilosu 2 bin liraya varan fiyatlardan alıcı buluyor. İlçe genelinde sayıları yüzü aşan mandalar, hem yüksek besin değeri taşıyan sütleri hem de ilçeye kattığı değer ile ön plana çıkıyor. Kaymağın Bozdoğan pidelerinin ün kazanmasında önemli paya sahip olduğu öne sürülüyor. İlçedeki üreticiler yeterli destek ve pazarlama imkanlarının olmamasından yakınarak manda yetiştiriciliğinin hak ettiği değeri görmediğini dile getirdi. Durumdan dert yanan yetiştiriciler bu alanda somut teşviklerin artırılması gerektiğini vurguladı. İlçede mandaların sunduğu katma değerin yeterince fark edilmediğini belirten yetiştiriciler, doğru adımlar atılması halinde Bozdoğan'ın manda ürünlerinde bir marka haline gelebileceğini ifade etti.

A W590299 07

"BU İŞ SABIR İŞİ, SEVMEDEN YAPILMAZ"

Manda yetiştiriciliğinin sabır ve sevgi gerektiren iş olduğunu vurgulayan Ali İrge, "Bozdoğan'da 100'ün üzerinde manda varlığı var. Bu iş sabır işi, sevmeden yapılacak bir iş değil. Mandaların bakımı ineklere göre daha kolay, ancak kaymak elde etmenin de belirli şartları var. Kaymak yapması için mandaların mutlaka pamuk çekirdeği yemesi lazım. Yemezse fazla kaymak yapmaz. Sütü 4-5 saat kısık ateşte kaynatıyoruz, sonra soğumaya bırakıyoruz. Soğuduktan sonra buzdolabına koyuyoruz, 4-5 saat sonra çıkarıyoruz. Kaymağı normal bıçak ile kesemezsiniz, kesilebilmesi için ince uçlu bir şey olması gerek. Onun için yorgan iğnesiyle kaymağını kesiyoruz. Sonrasında da satış için paketliyoruz" dedi.

A W590299 05

“ÖZELLİKLE KADINLARA DAHA ÇOK BAĞLANIRLAR”

Mandaların doğu illerinde daha fazla destek gördüğünü belirten İrge, "Sahiplerine çok sadık hayvanlardır. Özellikle kadınlara daha çok bağlanırlar. Yabancı insanı yanına sokmazlar, o yüzden çalınma durumu da olmaz. Boş kaldığında yanına giren adama zarar verebilir. Ana babadan bize alışık oldukları için bizimle sorun yaşamazlar. Mandalar doğu illerinde daha çok ilgi görüyor. Mesela Diyarbakır'da bir manda için 150 bin lira istiyorlar. Onu buraya getirmenin maliyetiyle birlikte 250-300 bin lirayı buluyor. Ama burada 150 bin lira dediğinizde insanlar pahalı buluyor. Oysa bakımı kolay, ne bulursa yer. Diğer hayvanların yemediğini manda yer" diye konuştu.

A W590299 02

“MANDA SÜTÜNDE MİKROP OLMAZ”

Manda sütünün de kaymağının da çok değerli olduğunu ifade eden İrge, "Manda kaymağının kilosu 2 bin lira. Lokantaya verdiğinde bu fiyat bin lira. Sütü de aslında çok değerli. Bütün sütlerde mikrop bulunur manda sütünde mikrop olmaz. Sütçüler maalesef sütünü almıyorlar. O yüzden biz de eşe dosta dağıtıyoruz. Bu hayvanlara sahip çıkan yok. Destekler düzgün verilmiyor. Sütünüzü, yoğurdunuzu satabileceğiniz bir kooperatif yok. Kaymağı da sadece lokantacılar alıyor, ara sıra kendileri yemek isteyen insanlar da oluyor" ifadelerini kullandı.

"AKŞAMA KADAR SUYUN İÇİNDE YATIYORLAR"

Mandaların özellikle kadınlara olan bağlılığını vurgulayan Saniye İrge, "Rahatsızlığım nedeniyle 3-4 gün çiftliğe gelemedim, o süre boyunca kimseye kendilerini sağdırmamışlar. Eşime bile sağım yaptırmazlar, illa ki beni isterler. Ne istediğini bildikten sonra sorun yaşatmazlar. Yazın göle götürüyoruz, orada serinliyorlar. Pamuk çekirdeği yedikleri için bedenleri yağlı oluyor, bu yüzden akşama kadar suyun içinde yatıyorlar" ifadelerini kullandı.

Kaynak: İhlas Haber Ajansı