Bozdoğan’da kadın üreticilerin ürünlerini sergilemesi amacı kapsamında düzenlenen alanla ilgili mülkiyet anlaşmazlığı gündeme geldi. Arazi sahipleri Mehmet ve Berna Toprak ile Bozdoğan Belediyesi’nin karşı karşıya geldiği anlaşmazlık, geride kalan süreçte Bozdoğan Asliye Hukuk Mahkemesi’ne taşınırken, kaymakamlıksa belediye tarafından alanda kadın üreticilere tahsis edilen kulübenin kaldırılması yönüne karara vardı.

“ARAZİ ATIL DEĞİL RUHSAT SÜRECİNDEYDİ”

Bozdoğan Belediyesi tarafından kadın üreticiler için kurulan satış alanı, özel mülkiyet olduğu gerekçesiyle yargıya taşındı. Çarşı Mahallesi’nde bulunan 150 metrekarelik arazinin sahipleri Mehmet ve Berna Toprak, tapulu alanlarının belediye tarafından izinsiz şekilde kullanıldığı gerekçesiyle hukuk mücadelesi başlattı. Mülk sahiplerinin avukatı aracılığıyla konuya ilişkin yapılan açıklamada, söz konusu arazinin ‘atıl alan’ veya ‘çöp yuvası’ olmadığı, 2022 yılından bu yana inşaat ruhsat işlemlerinin sürdüğü belirtildi. 2026 Temmuz ayı için yeni müracaatların bulunduğu ifade edilen açıklamada ayrıca mülkiyet haklarının ihlal edildiği, izinsiz çalışma sırasında arazideki ağaçların kesildiği ve duvarların yıkıldığı da savunuldu.

Bozdoğan’daki mülkiyet tartışma yargı yaşındı: Kaymakamlıktan ‘tahliye’ kararı çıktı

KAYMAKAMLIKTAN TAHLİYE KARARI

Yaşanan gelişmelerin ardından arazi sahipleri, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında Bozdoğan Kaymakamlığına başvurdu. Yapılan inceleme neticesinde Kaymakamlık, 11 Mart tarihli kararıyla belediyenin mülke müdahalesinin men’ine karar verdi. Karar doğrultusunda, kadın üreticiler için alana yerleştirilen seyyar kulübelerin kaldırılması süreci başladı.

Bozdoğan’daki mülkiyet tartışma yargı yaşındı: Kaymakamlıktan ‘tahliye’ kararı çıktı

Silahlı çatışmada kan aktı! 1 ağır yaralı
Silahlı çatışmada kan aktı! 1 ağır yaralı
İçeriği Görüntüle

BELEDİYEYLE ANLAŞMA YOK

Mülk sahipleri, daha önce arazi için belediye ile anlaşıp sonradan vazgeçtikleri yönündeki bilgilerin gerçeği yansıtmadığını bildirirken, tamamen bir ‘işgal’ durumunun söz konusu olduğunu ileri sürdüler.

Kamuoyunda mülk sahiplerinin kadın üreticileri mağdur ettiği yönünde algı oluşturulmaya çalışılmasından duydukları rahatsızlığı da dile getiren aile, kişilik haklarının korunması noktasında hukuki sürecin de takipçisi olacaklarını duyurdu.

Kaynak: HABER MERKEZİ