AYDIN SARI

AYDIN SARI

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

BU KİN VE NEFRET UYANDIRMA SUÇU DEĞİL Mİ?

A+A-

Sürekli birlik ve beraberlikten söz ediyoruz. Devletin en üst kademesinden, toplumun en alt bireyine dek aynı söylem içerisindeyiz. BİRLİK VE BERABERLİK.
Bu söyleme bağlı olarak ayrıştırma, toplumu kin ve nefrete yöneltecek söylemlerde bulunma gibi davranışlardan uzak durmak gerekiyor. Hatta bazı bu tür söylemlerde bulunanlar hakkında yasal süreçler başlatılıyor.
ÜlkeTV’ye konuk olan yazar Sevda Noyan’ın söylemleri tam da bu duruma uyan bir söylem biçimi. Programda öyle sözler söylüyor ki, toplumu ayrıştırmayı bir kenara bırakın kin ve nefret duyguları yaratmanın dik alası. 
Ne demişti Noyan?
"15 Temmuz kursağımızda kaldı, istediklerimizi yapamadık. Boş bulunduk. Ayaklarını denk alsınlar. Bizim sitede hâlâ 3-5 var, benim listem hazır" 
Sevda Noyan, tepkilerin ardından Cünet Özdemir'e yaptığı açıklamada, konuşmasında FETÖ ve darbeye karşı savunma hakkından bahsettiğini söyledi. Noyan, "O programı yaptıktan sonra bir tepki almadık. Dün akşam saatlerinde bomba gibi gündeme düştü. Bir operasyon olduğu belli olan bir şey" söylemlerinde bulunuyor.
Ne yani sen tüm kinini ve nefretini bir televizyon kanalında milyonlara karşı haykıracaksın, sonra da tepkilere dönüp diyeceksin ki “Bir operasyon” diyeceksin. 
Yok artık. Pişkinliğin ve aymazlığın dik alası demekten başka bir söz kalmıyor.
İnsan sormadan edemiyor.
Bu sözlerden sonra ne oldu?
Ortalık sanki sus pus. O kin ve nefret söylemlerinden uzak durulması gerektiğini söyleyenlerden tek bir cümle yok. 
İkide bir muhalif kanallara yaptırımlar uygulayan, yüksek para cezaları ve yayın durdurma veren RTÜK’ten çıt yok. 
Noyan ve onun gibi düşünenler bu ülkede kin ve nefret duyguları uyandırmıyor da kim uyandırıyor?
Bu söylemler toplumda kin ve nefret duygularını uyandırmıyor mu?
Bu söylemler kin ve nefret uyandırma suçunu oluşturmuyor mu?
AÇLIK SINIRI VE ASGARİ ÜCRET
DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş Sendikası’nın açlık ve yoksulluk sınırı ile ilgili Nisan 2020 raporuna göre son on yedi yılda açlık sınırı 5,36 kat, korona virüs sürecinde ise 2,8 kat artarak 2 bin 407 lira olmuş. Yoksulluk sınırı ise 8 bin 327 lira olarak açıklandı. 
Rapora göre İstanbul’da yaşayanların açlık sınırı 2 bin 576 lira, Ankara’da yaşayanların 2 bin 349 lira ve İzmir’de yaşayanların 2 bin 655 lira. 
Bir erkeğin sağlıklı beslenebilmesi için aylık 645 lira, kadının beslenebilmesi için 625 lira, 15-18 yaş bir genç için 684 lira,  4-6 yaş arası bir çocuk için 453 lira harcanması gerekti. 4 kişilik bir ailenin sağlıklı beslenebilmesi için ise 2 bin 407 liraya ihtiyacı var. 
Raporda sağlıklı beslenebilmek için günlük yapılması gereken harcama miktarları yer aldı. Buna göre Nisan 2020’de insanın yaşaması için gerekli en maliyetli grup süt ve süt ürünleri oldu. Bu ürünlere en az 28 lira 30 kuruş harcamak gerekti. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken en az harcama tutarı 15 lira 19 kuruş, sebze ve meyve için yapılması gereken harcama miktarı 13 lira 21 kuruş, ekmek için yapılması gereken harcama tutarı 4 lira 88 kuruş, yumurtaya 88 kuruş, kurubaklagile 2 lira 69 kuruş, katı ve sıvı yağ 5 lira 35 kuruş oldu.

Önceki ve Sonraki Yazılar