Atilla Dağıstanlı

Atilla Dağıstanlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

BUGÜN  18 MART

A+A-

Yaşamaz ölümü göze almayan,
Zafer, göz yummadan koşana gider.
Bayrağa kanının alı çalmayan,
Gözyaşı boşana boşana gider!
Kazanmak istersen sen de zaferi,
Gürleyen sesinle doldur gökleri,
Zafer dedikleri kahraman peri,
Susandan kaçar da coşana gider.

Faruk Nafiz Çamlıbel  bu dizeleriyle  hepimize  bir şeyleri anımsatıyor  değil mi ?
Bundan tam 104 yıl öncesini…
Fazla ayrıntıya  girmeye gerek yok.
104 yıl öncesine gitmeye de…
Nasıl olsa  unuttuk  o yaşamadığımız, yaşayanların çektikleri acılarını ne demek olduğunu.
Onlar  yani  Mehmetçikler, savaşırken  attıkları mermiler düşman kurşunlarıyla havada çarpıştı ;iki mermi birbirine girdi;ama kimin mermisi kimin mermisinin içine  o bilinmiyor…
Mehmetcik  bir  kişiydi; düşman ise ,İngiliz’i,Fransız’ı,İtalyan’ı,Yunan’ı,yetmiyormuş gibi bir de  denizaşırı ülkelerden  gelmişleri vardı.

Onlar ,o adsız kahraman Mehmetçikler,
Ana  kuzuları,evlerini ,eşlerini,çocuklarını,analarını,babalarını tüm sevenlerini bırakıp cepheye koştular…
Hey  onbeşli onbeşli  türküsünü bilir misin ?
Dinlemişsindir, ister  istemez; ama anlamına kafa yorduğunu pek sanmıyorum.
Neden mi  ?
Nedeni  bugün içinde bulunduğumuz  durum…
Yıl 1915…
Gönüllü olarak askere  gidenlerde   15 yaşında…
Daha bıyıkları, sakalları yeni yeni  filiz veriyor…
Bugün  aradan tam 104 yıl geçti…
Yarın, yani  19 Mart günü  105. Yaşına girecek,
Çanakkale  Zaferi…
104 yıl önce Çanakkale geçilmedi…
O gün Çanakkale’de Mehmetçiğin  kurşunlarıyla  ölenlerin torunları bugün ellerini kollarını sallayarak,tek bir mermi bile atmadan paralarıyla  vatan topraklarını satın alarak giriyorlar.
Yarın bu topraklar bizim diyerek bizi kovarlarsa şaşma, oturup ağlama; çünkü  hak ettik.
Aşağıdaki  dizeleri  okuduğunda  anlayabilir misin Çanakkale’nin niye geçilemediğini ?
                                                                
Tarihi çevir, nal sesi kısrak sesi bunlar
Delmiş Roma'nın kalbini mızrak gibi Hun'lar
Göktürkler, Uygurlar, Oğuzlar, Peçenekler
Türk'ün tarihine bin bir zafer ekler
Dünya atımın nalları altında ezildi
Kaç haçlı sefer göğsüme çarpınca kesildi
Bir gün gemiler dağlara tırmandı denizden
Kudret ve zafer bizlere miras dedemizden.

Çanakkale Zaferi nedir ne değildir, yüzeysel anlamını  boş verde,emekli Tümgeneral Turhan  Olcaytu’nun yazısından bir  bölümü okuyalım.
Emekli  Tümgeneral Turhan Olcaytu,diyorki,’’Harp tarihine bakıldığında askeri zaferlerin daima  taarruzi bir harekatın sonunda kazanıldığı görülür,Çanakkale Savaşları ise savunan orduların,taarruz edenleri yenilgiye uğratmış olduğu tek örnektir.’’
Yani Tümgeneral Olcaytu diyor ki,Türk milleti  Çanakkale savaşlarında  harp tarihinde   olmayan bir şeyi gerçekleşkirdi.
Taarruz eden kazanır kuralını  bozarak, vatan topraklarını savunurken,taarruz eden orduları yendi.
Çanakkale savaşlarına  dünya  çapında  özellik kazandıran asıl olay Mustafa Kemal Atatürk’ün dehasıdır.
Emekli Tüm general Turhan Olcaytu,bu konuda  şöyle diyor:

‘’Bu nedenledir ki 18 MART’ı izleyen Çanakkale’deki kara savaşlarında kazandığı zaferiyle Türk Ulusu’nun 5000 yıllık tarih sahnesinden silinip gidemeyeceğini kendisi de şahsen idrak etmiş ve bunu bütün dünyaya İstiklal Savaşı’yla da kanıtlamıştır.
Daha sonra ki yıllarda inandığı ve güvendiği ulusunun baş komutanı olarak Türklüğün yaşam kudretini bir barış çelengi olarak kılıcının ucunda Ege’nin sularına bırakmaya muvaffak olmuştur.
Bu tarihi nedenlerle 18 MART’ı anlatırken:
 – Tarih bilen Yb. Mustafa Kemal,
– Çarlığın yıkılışını hazırlayan Alb. Mustafa Kemal,
– Tarih yapan Mustafa Kemal,
– Tarih yazan Mareşal Mustafa Kemal,
– Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucusu Atatürk’ten söz etmezsek, genel tarih içerisinde 18 MART ve Çanakkale Zaferlerinin; Bir ulusun, sadece kahramanlık hikayesinden öte hiç bir önemi kalmayacaktır.
18 MART Zaferi, düşman donanmalarının 1915 yılı başlarında İstanbul’a girmelerini ye İmparatorluğun daha o yıl içinde çökertilmesini önleyen çok büyük ve tarihi bir zaferin ilk raundu olmuştur.
ÇANAKKALE’nin kara savaşlarında kazanılan zafer ise Osmanlı İmparatorluğu’nun 30 EKİM 1918 MONDROS ateşkesine kadar ayakta kalmasını sağlayan ve Birinci Dünya Savaşı’nın en az iki yıl daha uzamasına neden olarak dünya tarihini etkileyen İkinci raundunu teşkil etmiştir.
Eğer ÇANAKKALE’deki zaferler kazanılmasaydı, Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul, Birinci Dünya Savaşı’nın hemen birinci yılı sonunda İTİLAF Devletlerince işgal edilmiş, böylece Rus Çarlığı, müttefiklerinin yardımlarına en kısa yoldan kavuşmuş olacak ve Almanya’nın yenilgisi daha da çabuklaşarak Rusya’da 1917 BOLŞEVİK ihtilali muhtemelen gerçekleşmeyecekti.’’
Yani,Mustafa Kemal’in dehası olmasaydı kuzey komşumuz ve ulusal kurtuluş savaşında,silah,cephane,para yardımında bulunan  Rusya’da  da Lenin ve arkadaşları sosyalist devrimi gerçekleştiremeyeceklerdi.
Ve ne yazık ki düşmanlarının bile dehasına  saygı duydukları  Atatürk’ü biz hala öğrenebilmiş değiliz.
Ne zaman mı öğreniriz ?


 



 

Önceki ve Sonraki Yazılar