Bülbül ‘Turizm Yasası’nı eleştirdi

Bülbül ‘Turizm Yasası’nı eleştirdi

CHP Aydın milletvekili Süleyman Bülbül Turizm Ajansı kurulması için Meclis’te kabul edilen yasayı eleştirdi.

A+A-

(MURAT TAN ) “Bu yasa örtülü bir fon yaratma çabasıdır” diyen Bülbül, özgürlüklerin olmadığı bir toplumda turizmi geliştirmeyi boş çaba olarak niteledi. 

Turizm Ajansı kurulmasına dair kanun dün Meclis’te kabul edildi. TBMM Adalet Komisyonu üyesi CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Meclis Genel Kurulunda yaptığı konuşmada turizmin gelişmesi için Türkiye'de bir iklim değişikliğine ihtiyaç olduğunu belirterek, özgür bir toplum olmanın önemine dikkati çekti. 

“ÖRTÜLÜ FON YARATMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Turizm Ajansı kurulması için Meclis’te kabul edilen yasayı eleştiren ve yasanın örtülü bir fon yaratma çabası olduğunu vurgulayan Bülbül, “İnsanlar toplantı ve yürüyüş hakkını, ifade özgürlüğü hakkını kullanmalı. Artık 382 cezaevine ek 120 cezaevi daha açılmamalı. Turist geldiği ülkenin hukuk güvenliği, can güvenliği, mal güvenliği içinde, özgür bir toplumda gezmeyi ister. Demokrasi iklimine sahip, özgür bir toplum olmadığımız sürece turizmi geliştirme yasalarını ne kadar getirsek de turizmde bir aşama sağlayamayız” dedi.

ÖZGÜRLÜKLERİN ÖNEMİNE DİKKATİ ÇEKTİ

Kişilerin can ve mal güvenliği konusunda Türkiye’nin 126 ülke arasında 96'ncı sırada olduğunu belirten Bülbül, “Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 2014'te 59'uncu sıradayken şu an 126 ülke arasında 109'uncu sıradayız. Yolsuzlukla mücadelede 57'inci ülkeyiz, şeffaflıkta 94'üncü, temel hak ve özgürlüklerin ihlalinde ise 122'nci ülkeyiz. En önemlisi, Avrupa Konseyinin 2018 Raporu'na göre, Avrupa Konseyi ülkelerinde 130 gazeteci tutuklu ve bunun 110'u Türkiye'de. Gazetecilerin cezaevinde olduğu, siyasilerin, milletvekillerinin cezaevinde olduğu, özgürlüklerin olmadığı bir toplumda turizmi geliştirmek boş çabadır” diye konuştu.  

SAYIŞTAY TARİHİNİ ANLATTI

İktidarın Sayıştay denetiminden korktuğunu söyleyen Bülbül, “Orhun ve TonyukukYazıtları'nda kuyudat memuru çok önemli. Selçuklularda, Gaznelilerde, Karahanlılarda, İlhanlılarda devletin gelir ve giderlerinin denetimi Divan-ı İşrafta yapılıyor, Osmanlı'daysa Başbâkî Kulluğu ve Divan-ı Muhasebatta yapılıyor. Daha sonra 1876'da, 1924'te Anayasal kurum hâline geliyor ve 1961'de de "Sayıştay" ismini alıyor. Siz neden Sayıştay denetiminden korkuyorsunuz?  Kamu İhale Kanunu'ndan niye korkuyorsunuz? Bu kanunu on yedi yılda 188 defa siz değiştirdiniz. Neyi eksik bıraktınız da, uygulandığı takdirde bu ajans hakkında bir şeyler bulunabilir korkusu yaşıyorsunuz?” dedi.

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.