Atilla Dağıstanlı

Atilla Dağıstanlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

ÇARPILMAMIZ MI  GEREK ?

A+A-

 Bugünkü yazıma kafadan gireceğim.

Sıkı durun

Ve  düşündüğünüz her sözcükte,önce kendinizi arayın.

Ben öyle yapıyorum da,ondan size de öneriyorum.

 

Fıkra bu ya; çocuğu olmayan  bir kadın,gece-gündüz yalvarmış,yakarmış bir çocuğu olsun diye…

Sonunda ne hikmetse  hamile kalmış ve bir çocuk doğurmuş.

Anne olmuş.

Bakın çocuğun cinsiyetini   belli etmiyorum.

Sadece ANNE olmuş  diyorum.

 Bebesini kucağına alan  kadın birden irkilmiş,şaşırmış,paniklemiş,ne yapacağını bilmez olmuş;ama dedik ya anne olmuş.

Özlemle beklenen,doğması için gece-gündüz Tanrı’ya dua edilen çocuk gelmiş,gelmesine de…

Hey Tanrım nasıl bir şey bu ?

Çocuğun,kolu başka yerde,bacağı başka yerde,kulağı bir başka yerde…

Tam bir HİLKAT GARİBESİ

 

Napsın ,garip ana ?

Basmış bebesini kucağına;ama içi kan ağlıyor…

Hısım,akraba,konu,komşu şaşırmışlar…

Sonunda  yörenin bir bilenine sormuşlar,bu çocuk nasıl normal şekline döner diye…

Bir bilen kadına demişki,’’falanca şehrin,filanca kasabasına bağlı üstü açık köye gidesin.Orada  çok değerli bir zatın türbesi  vardır.O zatı muhteremin mubarek  ayak ucunda  dua edesin,Tanrı , o zatı muhteremi  çok sever ve onun yüzüsuyu hürmetine senin çocuğu düzeltir.’’

 

Kadıncağız umutla  almış bebesini,düşmüş yollara,yollara,varmış o şehrin  kasabasına,oradan da mubarek zatı muhteremin türbesinin olduğu köye…

 Zatı muhteremin türbesinin önü toprak zeminmiş  ve türbenin bekçisi olduğu belli olan yaşlıca bir adam toprak zemini çalı süpürgesiyle  süpürüyormuş,kadının geldiğini görmüş.

-hoş geldin kızım

-hoş bulduk baba erenler

-nedir isteğin ?

-baba erenler,mubarek zatı muhteremin ayak ucunda  çocuğum için dua edeceğim.

-peki kızım,gir içeri.

Kadın girmiş içeri  zatı muhteremin ayak ucuna çökmüş,çocuğu da oraya koymuş  ve ağlayarak dua etmeye başlamış.

İşi biten yaşlı adam içeri girmiş,kadının yanına gitmiş,bebeğe bakmış…

Eyvah ki eyvah

-Sen ne yapıyorsun  be kızım ?

-ne yapayım baba erenler,çocuğumu gördün,düzelmesi için dua ediyorum.

-o çocuk böyle düzelmez kızım.

-ya nasıl düzelir baba erenler ?

-ben dışarı çıkıyorum,sen donunu indir,çık zatı muhteremin başının üstüne  işeye bildiğin kadar işe sıçabildiğin kadar sıç..

-sen ne diyorsun baba erenler,sen ne diyorsun ? O ZAMAN ÇOCUĞUM ÇARPILIR.

-İYİ  BE KIZIM ÇARPILSIN Kİ DÜZELSİN…

 

Eh fıkrayı okudunuz.

Şöyle bir düşünün bakalım.

Fıkranın içeriğinden ne anladığınız kendine sorun.

Size bir formül öneriyorum.

Boşuna  bilincinizi zorlamayın.

Yapmanız gereken bir tek şey var.

Sakin olmak ve en az üç kez kendinizin duyabileceği bir sesle.
‘’bu fıkrada ki ana tema nedir ?’’

Bu soruyu yazdığım şekilde kendinize sorup,başka şeyler düşünün.

Gece ya rüya görürsünüz,

Ya da gündüzün zihninizde  daha önce hiç görmediğiniz  imge akışlarını yaşarsınız.

Deneyin bakalım,düşüncelerinizdeki kendinizle  tanışmak nasıl olacak ?

Tüm bunlara karşın yine de bir şey algılamaz,kafanız karışmaz,sanki hiç okumamış gibi  hissederseniz kendinizi  boşuna  köy köy dolaşıp evliyalar,ermişler aramayın.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar