Atilla Dağıstanlı

Atilla Dağıstanlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP  AYDIN’DA  DEĞİŞİME DOĞRU (2)

A+A-

  UFUKTA  KURULTAY GÖRÜNÜYOR

Daha önceki bir yazımda,CHP  ve  Muharrem İnce  24 Haziran seçimlerinde kazansınlar ya da kazanamasınlar hiçbir şey artık eskisi gibi olmayacak;çünkü değişimin ilk adımı atıldı demiştim.

Değişim adımlarını sıklaştırmaya başladı bile…

Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçimlerin,Kasım 2018 tarihine  çekilmesi an meselesidir;çünkü CHP dahil tüm partiler şok dalgasının etkisini tamamiyle atmış değiller,bu partilerin fiziksel ve ruhsal durumları tek düze bir gel-git içindeyken AKP bundan yararlanmayı  düşünecektir.

 

Muharrem  İnce’nin Cumhurbaşkanlığına  adaylığını koyması belki başlangıçta yeterince destek bulamıyacakmış  gibi varsayılsa da  tanıtım sürecinde  giderek artan bir yükselişle milyonlara ulaşan bir iletişim köprüsü kurmuş olması  CHP’deki  bazı tabuları da sarsmaya başladı.

 

Deniz Baykal’ın genel başkanlığı sırasında her seçim sonunda,’’halkımız bize muhalefet görevi verdi’’ teranesinden sonra Kemal Kılıçdaroğlu’nun da  9 kez yenilgi alması  CHP tabanının iktidar olma umudunu iyiden iyiye küllendirmişti.

 Muharrem İnci’nin,saman altından su yürütmeden iki kez genel başkanlığa soyunması  CHP tabanının küllenmeye başlayan  iktidar umudunu yeniden ateşlemiş oldu.

 

Bu olanlar CHP’de değişim sürecinin  başladığının göstergesi  olabilirdi.

Muharrem İnce ,cumhurbaşkanlığı seçimini kazanamayınca,CHP tabanı,CHP’nin yeni genel başkanının Muharrem İnce  olduğunu seslendirmeye başladı.

 CHP milletvekili listelerinin hazırlanması sırasında,Muharrem İnce’ye yakınlıklarıyla bilinen  kişilerin liste dışı bırakılmalarının  ,bilinçli olarak Bülent Tezcan tarafından yapıldığı  söylentileri ağırlık kazanmaya başladı.

 

CHPliler şimdi  sabırsızlıkla Efeler İlçesi ve İl yönetimlerinin  genişletilmiş  danışma kurulu toplantı tarihlerinin açıklanmasını  bekliyor.

 

Yerel  seçimlerde alınacak sonuçların sorumlusu  aynı partiden olan belediye başkanları ile partinin ilçe başkanlarıdır.

İşte bu nedenden dolayı  ufukta  kurultay görünüyor;çünkü üst yönetimindeki  kaos tabana  yansımaya başlar.

Örneğin,PARTİ  ÖRGÜTÜ VE ÖRGÜT YÖNETİMİNDEN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCISI  Bülent Tezcan,eğer  Danışma Kurulu toplantılarına gelirse,milletvekili listelerinden tutun da Aydın’daki  listenin hazırlanmasından,Eren Erdem’in,tutuklanırken ‘’Bunlar Bülent Tezcan’ın eseridir’’ sözlerinin ne anlama geldiğini açıklaması istenebilir.

 

Yazmaya ara verdiğimde,facede  Efeler eski ilçe başkanlarından  Ayhan Başdemir’in,bir paylaşımını gördüm.

Başdemir,’’Soylu suları bulandırıyor’ başlıklı yazımın yorum kısmına,’’Değişimi alt kadrolardan yapmayı düşünen Tezcan,danışma kurulu toplantılarına gelebilir mi ?’’ yazmış.

 Eğer PARTİ ÖRGÜTÜ VE ÖRGÜT YÖNETİMİNDEN SORUMLU GENEL BAŞKAN YARDIMCISI Bülent Tezcan,partiyi  tabandan değiştirmek gibi bir  bir söylemde bulunduysa,CHP’nin tabanını,nasıl değiştirecek,o taban değil midir Tezcan’ı  tavana gönderen ?

Taban derken ilçe başkanlarından,aynı partili belediye başkanlarından söz ediyorsa,bu iki şekilde yorumlanabilir.

1-PARTİ ÖRGÜTÜ VE ÖRGÜT YÖNETİMİNDEN SORUMLU GEREL BAŞKAN YARDIMCISI   Bülent Tezcan,sahip olduğu bu gücü iyi kullanarak CHP’yi temelden kendisine bağlamıştır  ve kendi kadrolarını kurmayı  hedeflemiştir.

2-ya da ileriye dönük olarak oy potansiyeli yüksek olan belediye başkanlıkları ve ilçe başkanlıklarına kendi kadrolarını  getirmeyi planlamıştır.

 

Değişimin tabandan başlatılması  düşüncesi,partiyi  sonu belli olmayan bir kaosun içine atmakla eş anlamlı olması nedeniyle   ürkütücüdür.

Oysa tabanın sesini dinleyerek çatıyı aktarmak,daha akılcı ve geçerlidir.

Her ne kadar Temmuz ayında isek de  , iki ay sonra  sonbahar,4 ay sonra da kış gelecek.

Kasım ayının nasıl geleceği az çok kendini belli ettiğinden,24 Haziran seçimlerinde alınan sonuçlar nedeniyle,parti bünyesinde birikmiş olan negatif enerjiyi  bir an önce topraklama yapıp,Atatürk’ten  gücünü alarak enerji üreten bir dinamonun yanında ortak enerjiyi destekleyecek yıpranmamış yeni trafolarla  Türkiye’yi  aydınlatmanın zamanı gelmiştir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar