Atilla Dağıstanlı

Atilla Dağıstanlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

CHP  SİLKELENMEK  ZORUNDA (1)

A+A-

                                                                              

Muharrem İnce  iki kez CHP Genel Başkanlığı’na  aday oldu.

İnce’nin bu  yürekli eylemi sadece  Kemal Kılıçdaroğlu’nu değil, genel başkanlıkta gözü olan;ancak bu niyetini gizleyenler ile  yerlerini kaybetmek istemeyen üst düzey yöneticilerden bazılarının da  huzurunu kaçırdı.

 

Cumhurbaşkanlığı seçiminde , İnce’nin  halk tarafından kabul görerek desteklenmesi,özellikle CHP tabanını iyice hareketlendirdi.

Bu durum,başta Kemal Kılıçdaroğlu ve yukarda belirttiğim insanları az da olsa rahatlattı;çünkü İnce cumhurbaşkanı olursa,CHP genel başkanı olamayacağı için,onlar adına sorunda kalmayacaktı;ama olmadı…

 

24 Haziran seçimlerinden sonra hiçbir şeyin eskisi gibi  olmayacağını elimden geldiğince somut örnekler vererek yazdım.

Artık herkes biliyor ki,CHP’nin tabanı bir fay tabakası gibi oynamıştır.

Harekete geçen taban enerjisi ,değişimi tamamlayıncaya kadar durmayacaktır.

Taban haraketini arttırdıkça,meydana gelen enerji  üst katlarda giderek daha da etkili olacaktır.

Bu nedenledir ki,Cuma günü yapılacağı bildirilen CHP Efeler İlçesi Danışma kurulu toplantısı ileri bir tarihe ertelenmiştir.

 

Hepimizin bildiği gibi yeraltında meydana gelen deprem,yüksek binaların en üst katlarında daha şiddetli olur.

Bina ne denli yüksek olursa olsun üst katlarda oturanların  canlarını kurtarmak için paraşütle atlama şansları yoktur,siyasi yaşamlarında  paraşütle üst makamlara gelebilirler;ama paraşütle aşağı inemezler,bulundukları yer sarsıldığında  giderek hızlanarak yere çakılmaları kaçınılmazdır.

 

Kıbrıs’ta askerliğimi yaparken,Rauf Denktaş adaya çıkarken yakalanmıştı.

KTKA (Kıbrıs Türk Kuvvetleri Alayı) teyakkuz durumuna geçmişti.

Yemeğimizi yedikten sonra  bir üsteğmen şehitlik  hakkında konuşma yaparak şehitliğin mertebelerini anlatıyordu.Sağıma ,soluma baktığımda arkadaşlarımın giderek çöktüklerini  gördüm,hepimizin morali bozulmaya başlamıştı,asker olduğumuz için de  üsteğmene karşı gelemiyorduk,dinliyorduk,dinledikçe de umutsuzluğa kapılıyorduk.

 

Bizim dönemin subaylarından üsteğmen Ceyhun Fikret komutanımız sessizce aramıza katıldı ve din dersi veren üsteğmeni dinlemeye başladı. Biz Ceyhun üsteğmenimize  çok güveniyorduk,baktık sesi çıkmıyor düş kırıklığına uğradık.

Ceyhun üsteğmen birden  biz ders veren üsteğmene seslendi:

-üsteğmenim siz ne anlatıyorsunuz ?

-şehitliğin mertebeleri hakkında bilgi veriyorum.

-Üsteğmenim bırakın şehitliğin mertebelerini anlatmayı, biz KTKA  askerleri olarak burada 291 kişiyiz,etrafımız,EOKA ve Yunan askerlerince sarılmış durumda,sizin yapmanız gereken Atatürk gibi düşünüp,Atatürk gibi karar vermenizidir.Bu evlatların hepsi  komando eğitimi gördüler,gerektiğinde vatan uğrunda ölmeye and içtiler.Siz onlara Atatürk gibi seslenin ve deyin ki,’’ben size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum !’’

Onlar canları pahasına gerekeni yapacaklardır.

Ceyhun üsteğmenimizin bu konuşması bizi harekete geçirdi,komut verilmiş gibi ayağa kalktık ve hep bir ağızdan ‘her şey  vatan için,her şey vatan için ‘’  diye slogan atmaya başladık,bize şehitliğin mertebelerini anlatan üstegmen sessizce aramızdan ayrıldı.

 

Ve bugün inanın ki,Ceyhun üsteğmenim bana ‘’gel’ dese nedenini sormadan giderim.

Vermiş olduğum bu örneğin anlamı güvenmektir.

Ne ben ne de  arkadaşlarım, bize şehitliğin mertebelerini anlatarak moralimizi bozan o üsteğmenin emrine isteyerek uyardık;çünkü  bizler Kıbrıs’ta gerektiğinde savaşmak için eğitilmiştik,yola çıkmadan önce ailelerimize yazdığımız mektuplarda  helallaşmıştık.

Savaşmayı düşünürken,şehit olmanın manevi değeri bizim için cazip değildi; çünkü Tevfik Fikret’in,’’ vatan için ölmekte var;fakat borcun yaşamaktır’’ sözü motivasyon  kaldıracımızdı; çünkü sayısal olarak azınlıkta olan bizim alaydı.Böyle olduğu için de zafer için ödenmesi gereken bedeli ödemek üzere  eğitilmiştik.

Aradan bunca yıl geçmiş olmasına karşın hala o günkü  gibi inancımı koruyorsam,askerlikte  kişiliğine,karakterine,

Askeri zekasına güvendiğim  komutanlarım olduğu içindir.

CHP’nin tabanı Muharrem İnce’gibi  kendini görebildiği bir liderin varlığının bilincine vardığından bundan böyle yerinde saymayacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar