Çiftçi 2020 yılında her üründe zarar etmiştir

Çiftçi 2020 yılında her üründe zarar etmiştir

Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar,2020 yılı ürün fiyatlarını ve çiftçinin durumunu değerlendirerek, ‘Buharkent tarımı ve Türkiye tarımıyla iç içedir, ayrılmaz’ dedi.

A+A-

AYŞE AKTAŞ - Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar, Aydın tarımını ve 2020 yılında çiftçinin geçirmiş olduğu süreci değerlendirdi.2020 yılına bakıldığında özellikle sebze çeşitlerinin fiyatlarında bir gerileme olduğunu ifade eden Özdamar, çiftçinin 2020 yılını hemen hemen her üründe zararla kapattığını söyledi. 

‘BUHARKENT 2020 YILINDA İNCİRDE ZARAR ETMİŞTİR’
İncir fiyatlarının 2020 yılında iyi bir seviyede olduğunu ancak çiftçinin paniğe kapılmasından dolayı fiyatların olması gerekenden düşük olduğunu açıklayan Başkan Özdamar, ”İncir fiyatları iyi bir seviyede idi. Ancak incir tüccarının oyun oynamasından dolayı, hem taze incirde hem de kuru incirde çiftçinin de zaman zaman paniğe kapılmasıyla fiyatlar olması gerekenden düşük oldu. Taze incir fiyatları 3,5, kuru incir fiyatlarımız ise 15 lira ortalamayla gerçekleşti. Bu durumda Buharkent’te taze incirde Türkiye üreticisi olması hesabıyla yaklaşık olarak zararı 12 milyon liradır. Kuru incirde ise zararı yine çiftçinin acele etmesi, Tariş’in fiyat açıklamasını beklememesi nedeniyle elinden inciri erken çıkarması sonucu 18 milyon lira civarında ilçe olarak zararımız var” dedi.

‘ZEYTİN ÇEŞİDİ AZALDI’
Zeytinde ise 2020 yılında Mayıs ayı içerisinde gelen çöl sıcaklarından dolayı bölgedeki zeytin rekoltesinin yüzde 50 oranında düşük geçtiğini ifade eden Özdamar, üreticinin elindeki zeytin çeşidinin de azaldığını açıkladı. Özdamar, ”işletmeler, zeytin alma sezonunu özellikle fiyat kırmak amacıyla ve zeytinyağı ticaretine fiyat kırarak destek olmak girişimiyle, alımları erken kestikleri için ortalama sofralık zeytin fiyatları 3,5 - 4 lira aralığında gerçekleşmiştir. Bu da maliyeti karşılamadığı gibi rekoltenin de yüzde 50’den az olması üreticinin eline geçen zeytin çeşidini azaltmıştır. Bunun yanında zeytinyağı fiyatlarına geçen yıla göre 6 liralık zam yapılsa da rekolte eksikliğini zeytinyağı rekoltesinde etkilemiştir. Şuanda zeytinyağı rekoltesi Türkiye geneline baktığımızda yaklaşık olarak geçen yıl 176 bin tonlarda iken, bu yıl yaklaşık 90 bin ton altında gerçekleştiğini görüyoruz. Ancak ellerinde stoğun olmaması, dış talebin zeytinyağında fazla olması zeytinyağının fiyatının dolar bazında ele aldığımızda 6 liranın daha üstünde olması gerekir. Bizim buradaki hesabımız ise çiftçinin mutlaka total olarak cebine giren miktardır. Çünkü çiftçinin yıl boyunca hangi üründe olursa olsun girdilerinde rekolte dikkat edilmeksizin yaptığı harcama vardır. Bu girdi harcaması gelirle paralel olmayıp çiftçinin toptan gelirini düşürdüğü için çiftçi, 2020 yılını hemen hemen her üründe zararla kapatıyor” diye konuştu.

Buharkent’te kestane üretiminin geçmiş yıllar ortalamasına yakın üretildiğini belirten Özdamar, ”Kestane kalitemiz oldukça iyi. Türkiye’nin arz talep dengesine baktığımızda kestane ve ceviz Türkiye’nin ihtiyacının çok altında üretildiği için bu ürünlerde tüccar oyun oynamasına fırsat vermiyor. Yani kendi fiyatlarını ederini karşılayarak, çiftçinin elinden çıkmakta. Zahmete ve işçiliğe baktığımızda fiyatların biraz aha yükselmesi gerekir” dedi.
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum