Çiftçi olmazsa bu millet aç kalır

Çiftçi olmazsa bu millet aç kalır

Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar, kuraklık ve çiftçinin durumunu değerlendirerek, ’Çiftçi olmazsa bu millet aç kalır. Pandemide en zorda kalan kesimlerden biri çiftçilerimiz olmuştur’ dedi.

A+A-

AYŞE AKTAŞ-Buharkent Ziraat Odası Başkanı Naim Özdamar, yaşanan kuraklık ve pandemi sürecinde çiftçinin durumunu değerlendirdi.

Özdamar, meteoroloji kaynaklarına göre önümüzdeki 10 yılda kuraklık yüzünden radikal kararlar alınmazsa çok daha kötü günlerin çiftçiyi beklediğini ifade etti.

İklim ısınması ve bunun nedenlerinden bahseden Başkan Özdamar, sera gazlarına dikkat çekerek, "Kuraklık bu sene en hafif hissettiğimiz kuraklık olacak. Meteoroloji kaynakları incelediğimizde önümüzdeki 10 yılda kuraklık etkisini sürdürecek. Radikal tedbirler alıp bu işin önüne geçmeliyiz.10 yıl sonra geri dönülmez bir kuraklığın içine gireceğiz. 2050 yılında insanlığın yok olma yılı olacak. Tedbirlerin en kısa zamanda alınıp suyu az tüketmemiz lazım. Kuraklık açlık ve kıtlığı beraberinde getirecek. Suyu az tüketen ormanlar oluşturmamız lazım" diye konuştu.

‘ÇİFTÇİ BÜYÜK BİR ZİRAİ KURAKLIKLA KARŞI KARŞIYA’
Buharkent’te ve bölge kuraklığına da değinen Özdamar, Büyük Mendereste suyun Denizli fabrikalarından gelen lağım ve fabrika atık suları olduğunu vurgulayarak insan ve bitki sağlığını tehdit ettiğinin altını çizdi. 
Özdamar, "Bölgemizdeki Büyük Menderes nehrinde bir miktar su var. Yaklaşık olarak saniyede 40-50 metreküp su var. Bu su Denizli çürük sudan geliyor. Yani Denizli’nin fabrika atık ve lağım suları. Su şu anda zift ve simsiyah geliyor. Çiftçi mecbur bu suyu kullanıyor. Hem insan sağlığı hem de bitki sağlığı açısından büyük tehlike arz ediyor. Bu su 10. Sınıf su bile değil. Hiçbir alanda kullanılamaz. Geçtiğimiz günlerde Adıgüzel barajından bir miktar su verildi. Bu su ise sulama sahasının ancak yarısına geldi. Erken verilmiş bir suydu. Bu su iki defa verilecekti. Birinci su şimdi verildiyse biz temmuz ağustos ayında ne yapacağız? Ağaçları ve ekili olan bitkileri kurumaya terk etmemiz gerekiyor. Çiftçimiz bu sene bol miktarda artezyen kazdı ancak artezyen sularının sulama sahaları sınırlı. Çiftçi doğrudan doğruya zirai bir kurallılıkla karşı karşıya. Şu anda zeytin ve bazı bitkilerin hasatları başladı. Mısır ekilmeyecek ve bölgeye ayçiçeği tarımı tavsiye ettik ancak çiftçimiz bilgisi olmadığı için ayçiçeğini çok tercih etmedi” şeklinde konuştu.

 

Buğdayın kuraklıktan nasibini aldığını ve rekoltesinin düşük olduğunu söyleyen Özdamar, sebze ve ekili bitkilerden çok fazla beklentilerinin olmadığını ve pandemi sürecinde yetkililerden çiftçiye yeterli desteğin gelmediğini açıklayarak, "Hükümet çiftçiye pandemi döneminde kredisinin ertelenmesi dışında hiçbir şekilde yardım yapılmadı. Bunun için öncelikle çiftçinin sulamayla ilgili desteğe ihtiyacı var. Bu kuraklığın geleceği belliydi. Kredili destek değil hibe desteğiyle olmalıydı. Çiftçi olmazsa bu millet aç kalır. Başka sektörlerin tuzu kuru. Bugün pandemide en zorda kalanlar esnaf, işçi ve çiftçiler olmuştur” diye konuştu.

ciftci-olmazsa-bu-millet-ac-kalir-217151-dfd49dc0d8390538cdeaf68e53e9154c.jpg

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.