AYŞE AKTAŞ

AYŞE AKTAŞ

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

ÇIKARCI KALP HASTALIĞI…

A+A-

Bir nanköre sormuşlar, ne yaptı da dostuna kırıldın. Her dediğimi yaptı, birini yapmadı demiş...
Nankörlük çıkarcı kalplerin hastalığıdır. Çıkarcı kalpler dost, emek, sevgi tanımazlar, sadece yapılmayan şeye odaklanırlar o zamana kadar yapılmış olanları yok sayarlar.
Bütün kalbi rahatsızlıklar gibi nankörlük de karşımızdakinin canını geçici bir süreliğine acıtabilir, bu acıtma karşı tarafta kalıcı olmaz en fazla nankörlük görmüş kişi? Allah seni kalbine göre değerlendirsin der çekilir gider hayatınızdan. O yoluna devam ederken siz üstüne örtmeye çalıştığınız nankörlüklerinizle baş başa kalırsınız. Vicdanınızın sesini susturmaya uğraşırsınız.
Vicdanınız her seferinde size “O kadar iyiliği, emeği yok sayacak kadar nasıl nankör olabiliyorsun” diye fısıldayacaktır kulaklarınıza...
Siz bu sesi susturmak için her gördüğünüz insana onu yapmakla veya yapmamakla suçladığınız şeyleri anlatacaksınız, biraz abartarak, bire bin ekleyerek. Yine gitmeyecek içinizden.
Her anlattığınızda kendiniz daha da derin kuyulara dalacaksınız, diliniz ne anlatırsa anlatsın özünüz yaptığınız haksızlığın farkında olacaktır.
Siz kendinizi inandırmak için her şeyi yapacaksınız ama özünüzden kaçmanızın imkanı yoktur. O her yalnız kaldığınızda size, sizin bir nankör olduğunuzu hatırlatacaktır. Nankör bir kalp huzur bulamaz. Yapılan bir iyiliğin karşılığında köle olmak değildir minnet.
Ama bu gönül borcudur, maddi ya da manevi hiç değişmez, çünkü ödenmez...
Ama maalesef inanılmaz kırıcı ve kişiyi yaralayıcı nankörlük bütün ihtişamıyla dolaşıyor hayatımızda. Artık o kadar çığırından çıktı ki her şey, şimdi gerçek anlamda düşmüş ve bizim yardımımızla ayağa kalkmış insan, kalkar kalkmaz ilk çelmeyi bize takıyor, bırakın minnet duymayı da?
Ya da elimizden gelen her şeyi yapıyoruz bir yerde tıkanıyoruz, o güne kadar yaptığımız tıkandığımız noktada siliniyor ve biz yaramaz insan oluyoruz.
Bir göz ağlarken öbür göz gülmez.
Hiç bir şeyi boş vermeden yaşamak bu günü de kurtardık düşüncesinde olmadan, bu günün yarınını da hesaplayarak hareket etmek... Kendimiz için istediğimiz her şeyi karşımızdaki içinde istemek bizim gönlümüze yakışan olur, hasetlik, kıskançlık, hep bende olsun hatta ondakini de alayım hırsı, yardım severlik anlayışımızı kökünden koparan bize de teşekkürü unutturan çirkin ahlak hepimizin sonu oldu maalesef...


 

Önceki ve Sonraki Yazılar