Aydın’ın Çine’de 30 Temmuz’da başlayıp dördüncü gününde kontrol altına alınarak söndürülen orman yangını hayvan üreticilerini de zor durumda bıraktı. Geniş bir ormanlık alanın zarar gördüğü yangın, bölgede hayvancılıkla uğraşan üreticileri de mağdur etti. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz günlerde Aydın Kasaplar Odası Başkanı İsmail Kadı, kentte hayvan varlığı en fazla olan ilçe olarak kayıtlara geçen ve hayvancılık faaliyetleriyle ön planda olan ilçedeki bu acı tabloya kayıtsız kalmamış ve kampanya başlatmıştı. Kampanyanın ilk adımında iki küçükbaş hayvanı kendisi bağışlayan Kadı, sosyal medya hesabından yaptığı çağrıyla vatandaşlardan hayvan desteği istedi. Çağrıya kısa sürede Türkiye’nin farklı illerinden hayırsever vatandaşlar ile celep arkadaşları destek verdi. Yapılan bağışlarla yaklaşık 30 koyun ve keçi toplandı.
Başkan Kadı Hayvanları Bizzat Kendisi Teslim Etti
Toplanan hayvanları kendi imkanlarıyla yangından etkilenen bölgeye götüren Kadı, muhtarların da desteğiyle hayvanları mağdur üreticilere teslim etti. Destek kapsamında üreticilere ikisi dişi, biri erkek olmak üzere üçer küçükbaş hayvan dağıtıldı. Yangın nedeniyle hayvancılık faaliyetleri zarar gören üreticilere ulaştırılan destek, bölgede mağduriyetin giderilmesine katkı sağladı.

“Yangının İlk Gününden Beri Buradaydım”
Çine’deki orman yangınının ardından bölgedeki üreticilere destek olmak amacıyla çalışma başlattığını belirten Başkan Kadı, yangının ilk gününden itibaren bölgede olduğunu söyledi. Kadı, “Yangının ilk gününden beri buradaydım. Ertesi gün de yemdir, şudur, budur yardımcı oldum. Sonra içimden öyle geldi. Duyarlı vatandaşlara, yönetim kurulu arkadaşlarımdan rica ettim. CHP’li arkadaşlarımdan da rica ettim. Herkes gönlünden koptu, ‘O kadar dedim hayvan verelim’ dediler. Birer ikişer verdiler. Bazı arkadaşlarım para gönderdi, o parayla koyun aldık, keçi aldık. Getirdik, buralarda dağıttık işte” dedi.
“Yangının Yaralarını Kendimizce Sarmaya Çalışıyoruz”
Hayvan desteği kampanyasını gönüllülerin katkılarıyla sürdürdüğünü ifade eden Kadı, çalışmanın kendisi açısından da oldukça yorucu olduğunu dile getirerek, “Yangının yaralarını kendimizce sarmaya çalışıyoruz. Bugün bitirmeyi düşünüyorum. Çünkü benim çok zamanımı çalıyor, çok da uğraştırıcı bir şey bu. Mesela ben kendime bir bardak su istemem kimseden ama yüzümü kızartıyorum. ‘Yangındaki vatandaş için bir koyun ver oradan, bir keçi ver oradan’ diye istiyorum yani. Kendim iki tane, üç tane verdim başta, öyle başlattım. O şekilde başladı yani iş” diye konuştu.

“İhtiyaç Sahiplerini Muhtarlarla Belirliyoruz”
Desteklerin yangından zarar gören ve hayvanlarını kaybeden üreticilere ulaştırıldığını aktaran Kadı, ihtiyaç sahiplerinin belirlenmesinde mahalle muhtarlarından destek aldıklarını söyleyerek, “Ben gidiyorum köye, muhtara diyorum ki, ‘Gel kardeşim buraya, kimler zarar gördü, kimlerin ihtiyacı var?’ İhtiyaç sahiplerine, hayvanları yananlara veriyoruz” ifadelerini kullandı.
“Dumandan Zehirlenip Hala Ölen Hayvanlar Var”
Yangının ardından bazı üreticilerin hayvanlarını alevlerden kurtarmasına rağmen dumandan kaynaklı ölümlerin devam ettiğini belirten Kadı, bölgede hayvan kayıplarının sürdüğünü bildirerek, “Yanmayıp da hâlâ dumandan zehirlenip hayvanı ölenler var, hâlâ daha bugün bile. Adam yangından kurtarmış hayvanını ama dumandan ciğerleri ölmüş hayvanın. Şu anda günlük üç tane hayvan ölüyor adamın, beş tane hayvan ölüyor yani. Daha az önce üç-dört tane koyun verdik ona” dedi.

“Bu Köylüler İçin Ciğerlerim Yandı”
Yangının yalnızca üreticileri değil, bölgede yaşayan çok sayıda canlıyı da etkilediğine dikkat çeken Kadı, yaşananlardan büyük üzüntü duyduğunu dile getirerek, “Benim gerçekten bir vatandaş olarak bu köylüler için ciğerlerim yandı. Sadece onlar değil ki, dünyanın canlıları öldü orada. Tavşanlar öldü, kaplumbağalar öldü, kuşlar öldü, kurtlar öldü, yılanlar öldü, böcekler öldü. Yani onlar da bir kayıp. Bugün doğanın dengesini sağlayan bir sürü canlı var” diye konuştu.

“Allah Bir Daha Böyle Afetler Yaşatmasın”
Yangından etkilenen tüm vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Kadı, benzer afetlerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulunarak, “Allah bir daha böyle afetler yaşatmasın” ifadelerini kullandı.





