Tuana Kaykal

Tuana Kaykal

Köşe yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

DELİ

A+A-

Geçen haftanın devamı ….
Benim bu oturduğum mahallede sabah akşam fark etmez, sürekli gürültü olurdu. Bu gürültünün genelde yoldan geçen eskicinin sesinden, dedikodu yaparken sesini fazla yükselten Fatma Abla’nın bağırışına kadar türleri vardır. Hazır bir sessizlik varken, içeriye girip de kendime şöyle güzel bir sıcak çikolata yapıp otursam çok hoş olur. Niye kapının önünde dikeliyorum onu bile bilmiyorum. İçeriye girsem iyi olacak. 
Anahtarımla kapımı açmaya yöneliyorum. İlginç. Kapımı kilitlediğime yemin edebilirim.  Neyse, muhtemelen musluğumu filan açık unutmuşumdur da komşum yedek anahtarla girip çıkarken kapıyı kilitlemeyi unutmuştur. Zaten hep bir şeyi açık unutuyorum. Kapıyı açarken çok yüksek bir gıcırtı sesi geliyor. Kapıyı yağlatsam iyi olacak. 
Evin içine adım atar atmaz içim garip bir hisle doluyor. Sanki bir şeyler yanlış gibi. Salona doğru yöneliyorum. Salonumun ortasında neden bir sandalye var? Bunu ben buraya koymadım. Neyse belki bu da komşumun işidir. Dekorasyon kabiliyeti hiç iyi değil anlaşılan. Nasıl buna bakıp da “Ah, evet. Salonun ortasına alakasız bir sandalye çok yakıştı.” diyebilmiş acaba? İyi ki komşum iç mimar olmamış. Sandalyeyi yerine geri koysam iyi olacak,  salonun ortasında estetik olarak pek hoş durmuyor. 
Sandalyeyi çeviriyorum ve o da…ne? Sandalyenin üzerinde Tahsin var. Yani en azından Tahsin olduğunu düşündüğüm biri var. Yüzü o kadar parçalanmış ki tam ayırt edilemiyor. Ağızından kan akıyor. Hayatta olduğunu sanmıyorum. Ağlamak istiyorum ama vücuduma bir anda pompalanan adrenalin bunu engelliyor. Arkamdan bir ses duyuyorum. Adım seslerine benziyor.
-“Anlaşılan sürprizimi bulmuşsun.”
-Eyvah…gerçekten eyvah. Bu Akasya.
-“Sen…Tahsin’i sen öldürdün.”
-“Tabii ki de ben öldürdüm. Başka kim öldürmüş olabilir ki?”
Artık her ne kadar üzüldüysem, ellerimin titreyişini vücudumun her noktasında hissediyordum.
-“Neden? Peki, neden bunu yaptın?”
-“Ondan istediğimi aldıktan sonra artık ona ihtiyacım kalmamıştı. Ben de onu öldürdüm.”
-“İstediğini almak derken? Ne yaptın ona? Çabuk söyle!”
-“Ah, bunun cevabını bildiğini düşünüyorum canım.”
Konuşmak istiyordum ama tüm kelimeler boğazımda yavaş yavaş büyüyen bir yumru olarak toplanıyordu.
-“Belki de şu an aklına gelmiyor olabilir. Neyse, ben söyleyeyim madem. Benden sana kıyak olsun. Bugün seni soruşturmaya alacaklarından haberim vardı. Başından geçen her şeyi Tahsin’e anlattığını da biliyordum. Ben de onu buldum ve ondan kibarca yardım istedim. Başta kabul etmedi, hatta çok direndi. Ben de daha kibar bir şekilde sordum. Ancak o zaman kabul ettirebildim. Senin ona anlattıklarını bana teker teker anlattı ve ne öğrendim hiç tahmin edemezsin. Sen beni ispiyonlamışsın! Gidip hemen adımı polislere vermişsin! Ben de bunu gururuma hiç yediremedim ve en yakın dostunu öldürüp, sana acı çektirmeye karar verdim.”
Küçüklüğümde bir keresinde mahalle ucunda bulunan, kendine bile yetmeyecek kadar küçük bir parkta o zamanki arkadaşlarımla saklambaç oynarken grubumuzdan bir çocuk beni ittirmişti ve ben de kumların içine ağzım açık düşmüştüm. Ağzımdaki kumları çocukluktan gelen bir dalgınlıkla yutmuştum ve çok geçmeden de kusmuştum. Ama öyle böyle değil, en az 1 dakika boyunca ara vermeden kusmuştum. Hayatımda hiç, bir daha aynı şekilde kustuğumu hatırlamıyordum. Ancak şu an ondan daha kötü bir şekilde kusuyordum.
-“Yazık, miden boşaldı şimdi. Yakında acıkırsın. Aha! bir fikrim var. Tahsin’i yiyebilirsin mesela. Eminim son isteği bu olurdu.”
Neler söylüyordu bu kadın? Gerçekten böyle bir şey yapmamı bekliyor olamazdı. Ben bunu yapamam. Hayır, asla yapamam. Olmaz.
-“Aç ağızını bakayım, çuf çuf tren geliyor!”
Yapmak istemiyorum ama karşı koyacak gücüm kalmadı.
Ağızımı açıyorum…
……………………….
Bu yaşadıklarımın üzerinden 9 yıl geçti. Hala tamamen akıl sağlığımı toparlamış değilim. Komşularım o geceden sonra tamamıyla kafayı sıyırdığımı fark edip beni el birliğiyle akıl hastanesine yatırmaya karar verdiler. Belki de yaptıkları en doğru seçim buydu. Nasıl olsa ben sadece bir deliyim…
Galiba bu hayatta benden başka herkes akıllı ve yalnızca ben deliyim. …..

DİĞER YAZILARI

Önceki ve Sonraki Yazılar