AYŞE AKTAŞ

AYŞE AKTAŞ

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Deprem yeniden gelirse ne kadar hazırlıklıyız?

A+A-

İzmir’de yaşanan deprem geçmişin acılarını bizlere tekrar hatırlattı ve deprem korkusunu yeniden tazeledik. Saat 14:51 İzmir Seferihisar ilçesi açıklarında 6,6 büyüklüğünde deprem kaydedildi. Türkiye coğrafyası bakımından deprem olasılığı yüksek bir ülke bunu artık biliyoruz.
Son 100 yılda Türkiye’de meydana gelen depremler yaşandı. Çok acılar çekildi çokça can kaybımız oldu. 2011 Van depremi - Van Tabanlı köyünde 5,7 büyüklüğünde meydana geldi. 604 kişi hayatını kaybederken, 4 bin 152 kişi de yaralandı.2003 Bingöl depremi - Bingöl'de 6,4 büyüklüğünde meydana geldi. 176 kişi öldü, 625 bina çöktü veya ağır hasara uğradı.1999 Düzce depremi, 7,2 büyüklüğünde meydana gelen depremde 845 kişi hayatını kaybederken 4 bin 948 kişi de yaralandı.1999 Gölcük depremi 7,5 büyüklüğündeki depremde 17 bin 480 ölüm, 23 bin 781 yaralanma oldu. 1998 Adana-Ceyhan depremi - 6,2 büyüklüğündeki depremde 145 kişi hayatını kaybetti bin 500 kişi de yaralandı.1992 Erzincan depremi - 6,8 büyüklüğündeki depremde 653 kişi öldü, 8 bin 57 bina hasar gördü veya yıkıldı ve devamı gelen depremler yaşandı.

İzmirli vatandaşlarımıza depremin yaşandığı ilk dakikalardan itibaren yardımlar gönderilmeye başlandı. Bu kadar büyük ve birbiri ile bütün olabilen bir ülkeyiz. Her ne kadar çoğu zaman siyasi tartışmalar ile birbirimize düşsek de söz konusu yardımlaşma olduğunda birbirine bağlı bir milletiz. Tüm bunlar yaşanıyor bitiyor acısı içimizde kalıyor. Tüm sorunlar, sorumlular, çözüm yolları herkes bir şeyler konuşuyor peki ya sonra? Alınmayan önlemleri, malzemeden çalan müteahhitleri, deprem kuşağında olduğumuzu bildiğimiz halde hiçbir şey yapmayan kurumları, sorumluları, vatandaşları konuştuk. Sonra yavaş yavaş unuttuk. Yavaş yavaş alıştık. Alışmayalım çözüm bulalım. Unutulmamalıdır ki, deprem bir doğa olayıdır ve engellemek mümkün değildir. Yapılacak şey, gerekli önlemleri alarak vereceği zararı ve tahribatı azaltmaya çalışmaktır. Ötesi yok. Bunun için de depreme hazırlık hep öncelikli gündem olmalıdır. Deprem bağıra bağıra gelirken, bizim bu kadar derin bir uykuda duruyor olmamız anlaşılabilir değildir. Artık başka yerlerde meydana gelen depremlere üzülüp, birbirimizle yarışır gibi oralara yardım koşturmayı bir kenara bırakıp, “Yeniden bizim başımıza gelirse biz ne kadar hazırlıklıyız?” sorusunu kendimize sormamız gerekiyor. 

İzmir’de yaşanan depremle geçmiş acılarımız tazelenirken insanlar göçük altındaki yakınlarını düşünürken sosyal medyada bir kısım densiz ve saygısız insan topluluğu, yaşanan depremin İzmirli vatandaşlarımıza mal etmeleri çileden çıkarıyor. Doğal bir afeti bile Allah’a olan inançlarını iddia edip 'Oh olsun' diyenler var. Allah’ım sen bizi asıl bu insanlardan koru. Gün eleştirme günü değildir. İzmir geçmiş olsun, Türkiye geçmiş olsun umarım uykudan uyanırız. Göçük altında can verenlere Allah'tan rahmet geride kalanlara sabırlar diliyorum.


 

Önceki ve Sonraki Yazılar