Resmi Gazete’de yayımlanan kararla bitkisel üretim desteklerinde artışa gidildi. 2026 üretim yılı için dekar başına 310 lira olan destek katsayı değeri 367 liraya yükseltildi. 2025’te 244 lira olan destek katsayı değeri böylece yüzde 50,4 arttı. 2027 yılı için ise destek katsayı değeri 442 lira olarak belirlendi. Pamukta temel ve planlı üretim desteği 2026 yılı için bin 652 liraya, 2027 yılı için ise bin 989 liraya yükseltildi. Buğday, arpa ve mısırda toplam destek 2026’da 954 lira, 2027’de bin 149 lira olarak belirlendi. Aydın Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, desteklemeleri Aydın Hedef Gazetesi'ne değerlendirdi. Planlı üretim desteğinin uygulanmaya başlanmasını olumlu bulduklarını belirten Başkan Kendirlioğlu, desteklemelerinse yetersiz kaldığına dikkati çekerek, “Desteklerin girdi maliyetlerindeki artışa paralel olarak güncellenmesi, üreticinin önünü görebilmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilmesi açısından büyük önem taşıyor” dedi.
“Yeterli Olduğunu Söylemek Mümkün Değil”
Dekara verilen temel desteklemelerde artışa gidilmesini de önemli bir gelişme olarak nitelendiren Kendirlioğlu, "Biz uzun süredir tarımın bir plan çerçevesinde yapılması ve her ürünün kendi özelliklerine göre farklı şekilde desteklenmesi gerektiğini ifade ediyoruz. Bu kapsamda dekara verilen temel desteğin artırılması önemli bir gelişme. Geçtiğimiz yıl açıklanan desteklerin düşük kaldığını ve yeniden revize edilmesi gerektiğini de dile getirmiştik. Dolayısıyla hiç artırılmamasından ziyade artırılmış olmasını olumlu karşılıyoruz. Ancak mevcut şartlarda bu artışın yeterli olduğunu söylemek mümkün değil" ifadelerini kullandı.

"Üreticiyi Ciddi Şekilde Zorluyor"
Aydın'ın Türkiye ve dünya çapında öne çıkan dört önemli ürünü olduğunu dile getiren Başkan Kendirlioğlu, "Biz bunları Aydın'ın "4 E'si" olarak ifade ediyoruz. Bu ürünlerden özellikle pamuk ile zeytin ve zeytinyağında son iki-üç yıldır ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Zeytinyağı bundan üç yıl önce 250-300 lira civarında satılırken bugün 140-170 lira seviyelerine kadar gerilemiş durumda. O günden bugüne girdi maliyetlerinin ne kadar arttığını hepimiz biliyoruz. Buna rağmen ürün fiyatlarının gerilemesi üreticiyi ciddi şekilde zorluyor" diye konuştu.
"Pamuk Ekiminin Tamamen Kaybolmasından Endişeliyiz"
Pamukta da benzer bir tablo olduğunu ifade eden Başkan Kendirlioğlu, "Son beş yılda fiyatlar 20-25 lira bandında seyrediyor. Buna karşılık maliyetler sürekli yükseliyor. Pamuk ekim alanlarımız 950 bin dönümlerden bugün 250 bin dönümlere kadar geriledi. 30-40 yıl önce Aydın'ın hemen hemen her yerinde pamuk ekilirken bugün yalnızca birkaç ilçede üretim yapılabiliyor. Eğer girdi maliyetlerinin yüksek, ürün fiyatlarının düşük olduğu bu tablo devam ederse pamuk ekiminin önümüzdeki yıllarda daha da azalmasından, hatta tamamen kaybolmasından endişe ediyoruz" dedi.

"Destek Sağlanırsa Pamuk Daha Cazip Olabilir"
Bu noktada desteklemelerin devreye girmesinin çok önemli olduğunu belirten Başkan Kendirlioğlu, "Pamuk üreticisinin sürdürülebilir şekilde üretim yapabilmesi için desteklerin daha güçlü hale getirilmesi gerekiyor. 1990'lı yılların başında pamukta kilogram başına verilen primin 20 sent olduğunu hatırlıyorum. Bugünkü karşılığı yaklaşık 10 lira civarında bir rakama denk geliyor. Bu nedenle bu yıl pamukta kilogram başına yaklaşık 10 lira seviyesinde bir fark ödemesi uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Böyle bir destek sağlanırsa pamuk üretimi yeniden üreticinin gözünde daha cazip ve sürdürülebilir bir hale gelebilir" ifadelerine yer verdi.

"Üretici Açısından Cüzi Kaldığı Ortada"
Desteklerin artırılmasının olumlu olduğunu ancak yeterli olmadığını ifade eden Başkan Kendirlioğlu, "Bugün tüm ürünlerde dekara verilen bir temel destek var. Ürünlere göre katsayılarla birlikte bu destek bazı ürünlerde 700-800 liraya, bazı ürünlerde ise 1000 liranın üzerine çıkabiliyor. Ancak pamuk üretim maliyetinin dekarda 20 bin lirayı geçtiği bir ortamda bin - bin 200 liralık bir desteğin üretici açısından çok cüzi kaldığı ortada. Bu nedenle desteklerin artırılması olumlu olmakla birlikte kesinlikle yeterli değil" diye konuştu.

"Üreticinin Derdine Derman Olabiliyordu"
Desteklerin belirli bir kritere endekslenmesi gerektiğini dile getiren Başkan Kendirlioğlu, "Örneğin mazot fiyatının belirli bir oranı veya gübre fiyatının yüzde 20-30'u gibi objektif kriterler üzerinden destekleme yapılabilir. Çünkü mazot 30-40 lira seviyesindeyken verilen destek bir nebze olsun üreticinin derdine derman olabiliyordu. Bugün mazot 90 liraya ulaşmış durumda. Dolayısıyla geçmişte belirlenen rakamların bugün yeterli olduğunu söylemek mümkün değil. Desteklerin girdi maliyetlerindeki artışa paralel olarak güncellenmesi, üreticinin önünü görebilmesi ve tarımsal üretimin sürdürülebilmesi açısından büyük önem taşıyor" dedi.




