Asayiş

Devlet hastanesinde akılalmaz olay: Hastaların vücuduna antifrizli su girmiş

Devlet hastanesindeki diyaliz faciasıyla ilgili iddianame tamamlanırken, şoke eden tespitler dikkat çekti. İki hastanın hayatını kaybettiği, başka sağlık kurumlarına sevk edilen çok sayıda hastanın ise günlerce yaşam mücadelesi verdiği olayla ilgili hazırlanan iddianamede, diyaliz ünitesine bağlanan hastaların vücuduna kazan dairesinden gelen antifrizli suyun girdiğinin belirtilmesi, 'pes' dedirten sorumsuzluğu gözler önüne serdi.

Abone Ol

Burdur Devlet Hastanesi'nde iki seansta diyalize giren hastalardan bazıları baş dönmesi, mide bulantısı, şuur bulanıklığı ve nakil aracından inememe tarzı şikayetlerle hastaneye geri dönerken, bunun üzerine hastane yönetimi gün içinde diyalize giren tüm hastaları hastaneye geri çağırmıştı. Yapılan tetkiklerin ardından hastane yönetimi, gün içinde diyaliz merkezinde tedavi olan 33 hastayı Afyonkarahisar, Isparta, Antalya, Bucak'ta bulunan devlet hastaneleri ve özel diyaliz merkezlerine sevk etmişti.

HAYATLARINI KAYBETMİŞLERDİ

Sevk edilen hastalardan 23'ü Antalya'da, 6'sı Afyonkarahisar'da, 3'ü Isparta'da, 1'i ise Denizli'de tedavi altına alınmış, Antalya'da entübe halde olan hastalardan Mustafa Demir (70), Saniye Aksöz (88) ve Somali uyruklu Amina Abas Jama (67) yaşamını yitirmişti. Hastaneye gelerek incelemelerde bulunan Sağlık Bakanlığı'na bağlı bilirkişilerin raporu sonrasında ihmali olduğu değerlendirilen Burdur Devlet Hastanesi'nde görevli elektrik teknisyeni İ.S., tekniker M.C. ve hastane yapımında ve proje aşamasında görevli taşıyıcı şirket makine mühendisleri G.A.S. ve Y.A., 'taksirle ölüme sebebiyet verme' ve 'taksirle yaralama' suçlarından gözaltına alınmış, emniyetteki işlemleri tamamlanan 4 şüpheli adliyeye sevk edilmişti. Adliyeye çıkarılan şüphelilerden hastane personeli İ.S. ve M.C. savcılıkta ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakılmıştı. Mahkemeye çıkarılan hastane yapımında ve proje aşamasında görevli olan yüklenici firma makine mühendisleri G.A.S. ve Y.A. 'taksirle ölüme sebebiyet verme' ve 'taksirle yaralama' suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

DİYALİZ SIRASINDA VÜCUTLARINA ANTİFRİZLİ SU GİRMİŞ

Olayla ilgili hazırlanan iddianame çerçevesinde, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda tedavi gören hastaların vücuduna diyaliz sırasında hastanenin kazan dairesinden gelen antifrizli suyun girdiğinin tespit edildiği belirtildi. Bilirkişi raporunda ayrıca olayın, sistemde antifrizli suyun varlığı, by-pass hattı üzerinde küresel vananın açık unutulması ve hidrofor sisteminin arıza vermesine rağmen müdahale edilmemesi nedeniyle gerçekleştiğinin altı çizildi.

Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Kritik Oylama! CHP’nin Çekimserliği Dikkat Çekti
Aydın Büyükşehir Belediye Meclisi’nde Kritik Oylama! CHP’nin Çekimserliği Dikkat Çekti
İçeriği Görüntüle

YARGILAMA SÜRECİ BAŞLAYACAK

İddianamede elektrik teknisyeni İ.S., tekniker M.C., hastane yapımında ve proje aşamasında görevli taşıyıcı şirket makine mühendisi Y.A.'nın 'taksirle ölüme sebebiyet verme' ve 'taksirle yaralama' suçlarında yargılanması talep edilirken, Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin ardından yargılama sürecinin başlayacağı ifade edildi. İddianamede, Osman Ali Gönüllü'nün ölümüne ilişkin tıbbi evrakların incelenmesinde ölüm nedeninin pankreas kanseri olduğuna parmak basıldı. Burdur Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen raporda Gönüllü'nün 16 Temmuz 2024'te hayatını kaybetmesi ile 25 Mayıs 2024'te meydana gelen olay arasında illiyet bağının bulunmadığına dair rapor düzenlendiği aktarıldı.

İDDİANAMEDEKİ DİĞER İFADELER

Olayın ardından Antalya'da tedavi altına alınan Saniye Aksöz ve Amına Abas Jama'nın ölümleri hakkında ise iddianamede, "Kanlarında yapılan incelemelerde toksik maddelerin bulunmadığı, bilinç değişikliği, asidoz, aritmi gibi bulguların gelişmemesi, kişilerde mevcut diyabet, hipertansiyon, akut ve kronik böbrek yetmezlikleri, kalp yetmezliği, kalp hastalıkları ve kanlarında diyaliz cihazlarında bulunan 'etilen glikol' bulunmaması nedenleriyle 25 Mayıs 2024'te meydana gelen olayla aralarında illiyet bağının bulunmadığının oy birliği ile mütalaa edildiği" ifadeleri kullanıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlarda da 'illiyet bağının bulunmadığı'nın tespit edildiği kaydedilen iddianamede, bu nedenle sanık G.A.S., Y.A., İ.S. ve M.C. hakkında 'ek kovuşturmaya yer olmadığı' kararı verildiğine işaret edildi.