Paşayaylası Aydın'ın kuzeyinde yazın yayla serinliği ve kışın Uludağı aratmayan görüntüsü ile doğası bozulmamış bir dinlenme ve piknik alanıdır.
Evliya Çelebi Seyahatnamesinde Cevizli dağlarının 1200 metresinde bu yayla, Aydınoğlu Beyliği Sultanı Mehmet bey tarafından ikametgah olarak da kullanılmıştır.
Çam, ceviz ve ardıç ağaçları arasındaki bu sayfiye alanı o dönemlerdede "Sultan Sayfiyesi" olarak adlandırılmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu döneminde Aydına atanan Mutasarrıf paşaların da bu bölgede yazları geçirmeleri üzerine bölgeye "Paşa Yaylası" denilmeye başlamış ve bu şekilde adlandırılan isim halk arasında da itibar görerek, günümüze kadar ulaşmış ve halen aynı isimle anılmaktadır.

Paşayaylasının en zirvesindeki İmambaba tepesi olarak bilinen zirvede, Yangın gözetleme kulesi yer almaktadır.
1500 metredeki tepede aynı isimle anılan İMAMBABA türbesi yıllardır bu dağların ve tepelerin yalnız misafiridir.

kisa-kes-aydin-havasi-olsun-mehmet-ozcakir-fotografi-uygun-yerde-kullanalim-370472-ccbacfa980e2f04e1438365339172875.jpg

Ne zaman yaşadığı, kim olduğu bilinmeyen ve bölge halkı tarafından kışın yolların kapanmasıyla yalnızca yaz aylarında ziyaret edilebilen İmam Baba'nın mezarı, yakın zamanlarda sadece taş çevrili iken, şimdi mermerle düzenlenmiş. Benzeri Çine'de Madran baba tepesinde de bulunan zirve yatırları, bir Anadolu geleneğinden mi kaynaklandığı bilinmez, ama köylerde yaygın efsanelere göre, bu erenlerin özel günlerde kayan bir ışık şeklinde, bir tepeden diğerine, birbirlerini ziyaret ettikleri civar köy sakinlerinin dilindedir.

Paşayayla'sının doruklarındaki dört tarafı açık, çevrede en hakim tepede, engin panoramik manzarasıyla ve en yüksek tepede yer alan İmambaba Zirvesinden, tüm İzmir ve Aydın’ın yakın köyleri, hatta açık havalarda Güney-batısındaki Ege denizinin batan güneşle ortaya çıkan yakamozları bile görülebilen tepeyi, son misafiri İmam Baba Türbesi sessiz sedasız bekliyor. Türbenin hemen yanında yer alan orman gözetleme kule görevlisi de eşiyle beraber hem ormanların, hem de Türbenin bekçisi.
Yazın Aydın kenti yanıp kavrulurken, Paşayaylasında klima serinliğinde bir gece geçirmek mümkündür.

Hatta battaniye ve yorgan örtüldüğünü de belirtirsek abartmış saymayın. Geceleri çevresi ışıksız gökyüzü binlerce yıldızı ortaya çıkararak, astronomi meraklılarına da iyi bir seyir olanağı sağlar. Soğuk kaynak sularını içip, yenen tandırlardan sonra, yazın ahşap kamelyalarda, dev ceviz ağaçlarının altında çekilen deliksiz bir uyku, tüm kentin yorgunluğunu alıp götürür.

kisa-kes-aydin-havasi-olsun-mehmet-ozcakir-fotografi-uygun-yerde-kullanalim-370472-581af1a66d0ee5e120907f345f8bfeaa.jpg

Kışın bir başka güzelliğini bürünen Paşayaylası, beyaz saten örtüsüyle Uludağı aratmayacak yüzünü gösterir. Kardelenlerin güneşe ulaşmak için başını uzattığı ve bazı endemik bitkilere ev sahipliği de yapmaktadır.

Haa, bu arada ender de olsa yazın kuraklıkta bir anda ortaya çıkan Domuzlar, yanınızdan süzülen gelincik ve sincaplar size sürprizler yaşatabilir.

Tıpkı Bodrum (Halikarnassos'ta) 2500 yıl önce yaşamış ünlü tarihçi Herodot'un "BİZİM YERYÜZÜNDE BİLDİĞİMİZ EN GÜZEL GÖKYÜZÜNÜN ALTI" dediği güzel Aydın hem yaz hem de kış Aydın’ın cennetidir.
Eskiden de boşuna "GÜZELHİSAR" denmemiş bu şehr-i ziya'ya..!
KISACASI, PAŞAYALASI, AYDIN’IN ULUDAĞI