"Dünyayı kadınlar yönetmeli"

"Dünyayı kadınlar yönetmeli"

Merhaba Sevgili Hedef Gazetesi okurları, sizler için keyifli bir röportaj hazırladım. Sizleri Çine İYİ Parti Belediye Meclis Üyesi Semra Eroğlu ile tanıştırayım.

A+A-

ÖZGE KAHRAMAN- Kendisi eşinin desteğiyle siyasete atılmış ve İYİ Partinin Kadın Kolları Başkanlığını daha sonra Meclis Üyeliği yapmaya başlamış. Sevgili Semra Hanım bize siyaset atılma hikayesini, çalışma hayatını biraz da kendinden bahsetti. O anlatırken kadınların bir kere daha nasıl güçlü olduğunu anladım. Sıcaklı, cana yakın anaç karaktere sahip bu güçlü kadının da sohbeti de bir o kadar keyifli geçti. Umarım sizde okurken keyif alırsınız. Ayrıca kendisi Rahmet Süper Vali ile çalışma fırsatı bulmuş. Bu sayede bizde röportajımızda Rahmetli Valimiz Recep Yazıcıoğlu’nu anma fırsatı bulduk. Son bir şey ekleyip röportajımıza başlamak istiyorum sevgili okurlarım, özellikle sevgili kadın okurlarıma seslenmek istiyorum bir cesaret her şeyi başlatabilir içinizdeki gücün farkına varın ve harekete geçin. Korkularınızı, size söylenenleri bir kenara bırakın bu hayatta ne yapmak istiyorsanız sizin emeğinizle daha güzel olacaktır. Aziz Nesin’in çok güzel bir sözü var "Bir kadına ne verirseniz verin, onu daha büyük hale getirir. Ona sperm verirseniz, size bir çocuk verir; Ona bir ev verirseniz, size bir yuva verir; Ona sebze verirseniz, size yemek verir. Ona bir gülücük verirsiniz, size kalbini verir. Ona bir şarkı söyleyin size konser verir. Kendisine verilen Her şeyi çarpıp çoğaltıp geri verir. Bu yüzden ona çamur atarsanız. Karşılığında bir bataklıkta boğulmaya hazır olun.” Keyifli okumalar 

-Semra Eroğlu kimdir?
Semra Eroğlu 1970 Aydın doğumluyum. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi Aydın’da tamamladım. 2 çocuk annesiyim. 

-Çalışma hayatına nasıl başladınız?
Liseden mezun olduktan sonra 1989- 1996 yılları arasında Aydın Valiliği’nde işe başladım. Hatta Rahmetli Valimiz Recep Yazıcıoğlu ile çalışma fırsatı buldum. Onun gibi bir insanı tanıdığım için de çok mutluyum. 

-Aydın Valiliği’nde ne görevinde bulunmuştunuz?
Bilgi İşlem sorumlusuydum. Bilgisayar eğitimi veriyordum. Ayrıca Network denilen bir program kullanıyordum onu öğretiyordum. Valilik bünyesinde olduğu için sosyal yardımlaşmaya da katılıyordum. Daha sonra istifa ettim.

-Neden istifa ettiniz?
Üniversite eğitimime devam etmem gerektiğini düşündüm. Sosyal Bilimler bölümünü bitirdim. Adnan Menderes Üniversitesi’nde formasyon eğitimimi alırken evlendim. Evlendikten sonra formasyon eğitimimi de tamamladım. 

ÇİNE BENİ ÇEKTİ 
-Çine’yle tanışmanızda eşiniz sayesinde mi oldu?

1998 yılında evlenince Çine’ye gelin geldim. Eşim Çineli, Çine’yi çok seviyor o yüzden Çine’nin dışına çıkmaz(Gülüyor) Aslında bende Çine’ye yabancı değildim benimde köküm buraya dayanıyor. Herhalde Çine beni çekti(Gülüyor). Evliliğimizden bir kızım bir oğlum oldu.

-Evlendikten sonra bir işle meşgul oldunuz mu?
Çok istedim ama eşimin işi gereği düzenli bir hayatımız yoktu. Eşim bu arada çiftçilik hayvancılık yapıyordu. Çocuklarda olunca çalışırsam zorlanacağımızı düşündük. Ama eşim beni hiç mağdur etmedi hep sigortamı ödedi (Gülüyor) Bende hem eşimin yanında oldum hem de Çine’de oyalanacak şeyler buldum. Okul Aile birliklerine, kurslara katıldım. 

-Peki üniversiteyi bitirdikten sonra bölümünüzle alakalı bir işte çalışmak 
istediniz mi, içinizde bir ukte kaldı mı?

Açıksa içimde bir ukte kaldı. Belki de bu kadar aktif olmamın sebebi budur. Halen daha çalışıp işe girecekmişim gibi geliyor(Gülüyor) 

-Siyasetle tanışmanız ne zaman oldu?
2008-2009 yıllarında Demokrat Parti Çine İlçe Başkanlığı’nın Kadın Kolları Başkanı olarak siyasete atıldım. Direk başkan olarak kendimi siyasetin içinde buldum(Gülüyor) O zaman partimizi yerel seçime hazırladık ve başkan adayımız sanırım 450 oyla kaybetti. Gece gündüz çalışmıştık. 

-Siyasete girmeniz de, partiye kaydolmanızda biri mi öncü oldu siz mi istemiştiniz?
Eşim siyaseti çok seviyor kendisi geri plandadır hep beni destekler o yüzden eşim sayesinde onun desteğiyle Demokrat Parti Kadın Kolları Başkanı oldum. Eşim Çine’nin yerlisi olduğu için herkes onu tanır. Eşime benim için Kadın kolları başkanlığı teklifi gelmiş kabul etmiş.  Ben de çocukların küçük olduğunu bu koşturmaya nasıl ayak uyduracağımı söyleyip yakındığımı hatırlıyorum. Eşim hep destekçim oldu onun sayesinde burada olduğumu söyleyebilirim. Ayrıca İYİ Parti kuruluş aşamamasında da eşim hep sen yaparsın diye arkamda oldu o zamanda rahatsızlıklarım vardı yeni ameliyat geçirmiştim koşturamam desem de yine kendimi siyasetin içinde buldum. 

-Eşinizin desteği siyasete girmenizde önemli bir etken olmuş?
Eşim benim fikir danışmanım diyebilirim o destek olmasaydı burada olamazdım. O yüzden eşlerin birbirine desteği çok önemli.

KADIN LİDER OLMASI EN BÜYÜK FAKTÖR OLDU
-Demokrat Parti’den sonra İYİ Parti’ye geçiş sürecinizden bahseder misiniz?

Belediye Başkanlığı seçimi bittikten sonra Demokrat Parti’de iyice zayıflamıştı. Seçim kaybedince herkes koptu, herkes bir yere kanalize oldu. Bende partiden ayrılıp beklemeye geçtim herhangi bir partiye kaydolmadım. İYİ Parti kurulunca ve AK Parti’nin karşısında güçlü gördüğümüz bir parti olduğunu düşündüğümüz için destekledik. Hele ki bir de kadın bir lider olması benim için en büyük faktör oldu. Liderimizin konuşması güven veriyor, doğruları söylüyor. Bir erkeğin konuşamadıklarını konuşması, söylemesi, bir kadın olarak benim çok hoşuma gidiyor. Gurur verici buluyor. 

-İYİ Parti’nin kuruluşunda bulundunuz?
Ben Çine’de kurucular kurulu üyesiyim. Kadın ve Aile Politikalarından sorumlu başkan yardımcısıydım, Kadın Kolları’nı ben topladım. Ama meclis üyesi olunca bırakmak zorunda kaldım. Ama yine de kadın kollarında aktifim. 

-Seçim sürecinden biraz bahseder misiniz? İYİ Parti Çine’de nasıl karşılandı?
Seçim sürecinde çok çalıştık, hiç eve girmedim desem doğru bir tespit olur. İttifak adayımız Enver Salih Dinçer’in yanında kadın kollarıyla beraber bütün mahalleri, köyleri dolaştık. Akşamında mitinglere katıldım. Size şöyle söyleyebilirim mitinglere, mahalle gezilerine katılmadığım bir gün yoktur. Elimden geleni yaptım. Arkadaşlarımız gittiğimiz yerlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nde geldik dediyse de ben İYİ Parti’nin de burada olduğunu söyledim. İyi bir şekilde partimizi temsil ettiğimizi düşünüyorum çünkü 24 Haziran seçimlerinde gezerken bütün herkesle İYİ Parti olarak tanışmışlığım vardı. 31 Martta o yüzden zorlanmadım çünkü ‘Aa İYİ Parti’de burada’ dedi insanlar. Birde şöyle bir tespitte bulunmak istiyorum, biz İYİ Parti olarak çok fazla kadın üye toparlayamıyoruz.

Neden peki?
Herkesin AK Parti’den işi var ayrıca bir korkusu var. Çoğu insan yönünü belli etmek istemiyor ayrıca bazı kadınlar eşlerinden baskı görüyorlar. Çine’de ‘otur oturduğun yerde’ cümleleri maalesef çok kullanılıyor. Zamanla ben kadınların daha güçlü olacağına inanıyorum. Şunu da söyleyebilirim; İYİ Parti olarak belediye başkanlığı biz almış olsaydık daha güçlü olurduk. Ben de farklı şeyler yapardım, farklı projelere imza atardım. 

ALLAH KADINLARA ÇOK ÖZEL BİR GÜÇ VERMİŞ
-Kadınlara söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Siyasetle işim olmaz lafına çok kızıyorum. Siyaset bizim hayatımızı yönlendiriyor. İlgisiz ve duyarsız kalırsan meydanı boş bulurlar. Kadınlarımız bence daha duyarlı olsunlar. Genel başkanımız bu yaşta tek başına bu mücadeleyi veriyor, onu yalnız bırakmamalıyız. Geleceğimiz, çocuklarımız için kadınlar burada da aktif olmalılar diye diye düşünüyorum. Bu ülke kolay kazanılmadı, bir şeylere duyarsız kalınmaya çok üzülüyorum. Niye kadınlar daha fazla olmasın. Eğer siz dik durursanız nerede oturup kalkacağınızı bilirseniz hiç kadına hiçbir şey olmaz. Kadınlar için şu söyleyebilirim bir evin direği bence kadındır. Kadın yok olursa o ev bitiyor. Allah kadınlara o kadar özel bir güç vermiş ki her şeye aynı anda yetebilme gücü vermiş. Erkeklerin fıtratında bu yok, kadınlar kadar güçlü değiller. Bence bu ülkeye bir kadın lider gelmesi gerekiyor. Ayırca dünyayı kadınlar yönetmeli.

-İYİ Parti’nin tek meclis üyesi sizsiniz, ayrıca meclisin tek kadın üyesisiniz nasıl bir duygu?
İYİ Parti Çine’de de yalnızım kadınlarımız çok aktif değil. Ben hep bir çalışma hayatının içinde büyüdüm aslında. Ben tek kadın olmaktan zorlanmıyorum da yadırgamıyorum da. Arkadaşlarımda çok iyiler, saygılılar. Ben de onları kardeşim gibi görüyorum. Meclisteki çoğu arkadaşımızda gençler, belki de annelik duygusundan kaynaklanıyordur. 

-Ben Çine Belediye Meclisi’nin sıcak geçtiğini gözlemledim sizce de öyle mi?
 Mecliste herkes birbirini tanıyor. Mesela Burhan kayınvalidemin üst komşusu, Evren arka komşusu. Yani orada kimse kimseye yabancı değil.

-Yani farklı siyasi görüşler de olsa samimiyet var?
Çine küçük bir yer olunca herkes ya komşu ya tandık ya da bir şekilde tanışmış. Ben Aydın’da büyüdüğüm için biliyorum, buradaki sıcaklığı büyükşehirlerde yaşayamazsınız. Bende bu yüzden seviyorum Çine’yi. Mecliste bir sohbet havasında sıcak geçiyor. Başkanımızda iyimser, iyi davranıyor herkese. 

PARTİM ADINA HEDEFLERİM VAR

-Siyasette hedefleriniz var mı?
Benim hiç hedefim yoktu. Derler ya ‘Evren beni götürüyor’ bu söze katılıyorum. Ben hiçbir şey yapmadan bir şeyler oluyor. Hiç hırsım yoktur. Neden meclis üyesi olduğumu da açıklıyım; içimizde en iyi benim yapabileceğimi düşündük. Aramızdan daha iyi daha donanımlı biri çıksaydı ben de desteklerdim. Kişisel hiçbir hedefim yok hep partim adına hedeflerim var. 4 yıl sonra Çine Belediyesini İYİ Parti alsın istiyorum. Meral Akşener’i Cumhurbaşkanı yapmak, devleti İYİ Parti yönetsin. Bunlar benim hayallerim hedeflerim. 

-Bir kadın olarak Çine Belediye Başkanı olmak ister misiniz?
31 Martta kadınların başkan olabileceği hayallerim vardı. Bu kendi adıma değil, yanlış anlaşılmasın. Hayallerimizi planlarımızı durdurduk, ittifak yapacağımız kararı verildi. Benim öyle bir hayalim yok çünkü o çok zor geliyor bana. Ama Belediye başkanımızın bana vekalet vermesini isterdim(Gülüyor)

-Neden?
Çine’de bir seçim çok zor, gösterişli ve şaşalı geçiyor. Bunlar bana ağır gelir. Ama bunun sonrasında var çokta genç değilim artık(Gülüyor) Ben siyasete girerken bunları yaşayacağımı hiç düşünmemiştim, tabi zaman ne gösterir bilmiyorum. Hayatta her şey olabilir. 

-İYİ Parti Çine’de nerden nereye geldi?
İnsanlar önlerini net görmek istiyorlar. İktidardan dolayı bir korku var. Destekleyen var bir de yanımızda olmayıp da yanınızdayız diyenler de çok fazla, iyi gidiyoruz hatta her gün artıyoruz. 

-Rahmetli Vali Recep Yazıcıoğlu ile çalışma fırsatı bulduğunuzu söylemiştiniz, röportajımızda valimizi de anarak varsa bir anınız anlatır mısınız?
Valilikte küçük bir bilgi işlem merkezimiz vardı. 8 bin tane dosya girilecek, beni çağırır yalnız yapabilir misin diye sorardı. Yaparım sayın valim derdim. Bir gün odanın kapısı çat açıldı bende kendimi işe kaptırmış dosya giriyordum. Arkam kapıya dönüktü kimin girdiğini göremiyordum, giren Vali Yazıcıoğluymuş. Çalışmam çok hoşuna giderdi. Kim ne yapar hep takip eder odaları kontrol eder çalışanı çalışmayanı bilirdi. Ben yine bir gün kendimi kaptırmış çalışırken Yazıcıoğlu tekrar baskın yaptı. (Bende gencim hevesliyim nasıl çalışıyorum anlatamam) Bana Allah korusun elektrikler gitse ne olacak bütün bilgiler dedi. Yedekleme lazım sayın valim demişti. Bilgisayar şirketi arandı güç kaynağı geldi. Güç kaynağı da ıslanır bozulur diye benim çalıştığım o küçük odanın içerisine konuldu. Valimiz yine bir gün geldi, yanında özel kalemiyle birlikte. Yazıcıoğlu siz ne yapıyorsunuz diye bir bağırdı. Bulmuşsunuz bu çocuğu burada bu gürültüde yazı yazdırıyorsunuz günah değil mi diye. Güç kaynağını dışarı atın diye emir verdi. Şimdi hatırlıyorum o sesi gerçekten çok gürültü vardı. Çalışanı çok seven bir valiydi. Erzincan’a giderken de yanında 5-6 kişiyi götürmek istedi. Bunlardan biri de bendim. Annem izin vermedi.

-Siz istiyor muydunuz?
Çok istemiştim gitmeyi fakat babamı 17 yaşımdayken kaybetmiştik. Beni de göndermek onu yoracaktı. Seni orada çok merak ederim deyip gitme macerası da böylelikle kapandı. 

-Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?
İYİ Parti bir kadın hareketidir. Genel Başkanım Meral Akşener liderliğinde, bir parti olduğu onun cesaret ve kararlılığına inandığım için bu partinin çatısı altında yürüyorum. Şu an ülkenin bizlere çok ihtiyacının olduğunu düşünüyorum. Ancak ve ancak dünya kadınlarla değişir. Ben buna çok inanıyorum. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanım Özlem Çerçioğlu’yla olduğu gibi. Kadın siyasetçilerin daha fazla aktif siyaset içerisinde olması gerektiğini düşünüyorum. İş hayatında yaşamın her alanında olması gerektiğini inanıyorum. Meral hanım ve Özlem hanımla bir kadın olarak onlarla yola çıktım. İYİ Parti bir kadın hareketi olmasından dolayı bana büyük bir motivasyon sağladı. Seçim çalışmalarında yaptığım görüşmelerde, insanların teveccühlerini fazlasıyla gördüm, hissettim. Çine’de herkesin sorunlarını dinleyip her mahallenin kendi dinamiklerini öğrenip, insanların kalbine dokunma fırsatım oldu. Bunun halkta karşılığının çok yüksek olduğuna şahit olduğum içinde doğru yolda olduğuma inanıyorum. Bu süreçte her zaman destek verip benim bunu yapmam gerektiğini söyleyerek moral olan eşime çok teşekkür ediyorum. Üreten, çalışkan bir Çine olmamız için gereken sorunları çözmeye çalışacağıma, kadınların dili olacağıma inanıyorum. 

dunyayi-kadinlar-yonetmeli-136805-2dd29b6a965a0716e0e37ae3427255f3.jpgdunyayi-kadinlar-yonetmeli-136805-5fa28c62ef794c925abb49ddefdf8089.jpgdunyayi-kadinlar-yonetmeli-136805-d5f6ab622d9302bf0609b981bb0c66d6.jpgdunyayi-kadinlar-yonetmeli-136805-ffd571422b2b3f927c92105de5a7ca33.jpg



 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum