PROF. DR. HÜSEYİN YILMAZ

PROF. DR. HÜSEYİN YILMAZ

EKONOMİK KRİZLER VE AYDIN EKONOMİSİ İÇİN ÇÖZÜM YOLLARI: YARININ KAZANANLARI VE KAYBEDENLERİ

EKONOMİK KRİZLER VE AYDIN EKONOMİSİ İÇİN ÇÖZÜM YOLLARI: YARININ KAZANANLARI VE KAYBEDENLERİ

İş dünyası ve şirketlerin değişmeyen davranışı maliyetleri kontrol etme, tüketiciler için kaliteli ve uygun fiyatlı ürünler üreterek kârlılık düzeyini sürekli arttırmaktır. Bu doğrultuda verimli üretim yapan, maliyetlerini sürekli düşüren, kaliteye önem veren, piyasa fırsatlarını sürekli takip ederek isabetli alanlara yatırımlar yapan işletmeler ve girişimciler varlıklarını devam ettirebilirler. Ülkemiz serbest piyasa modelinin işlediği bir yapıda ilerlemektedir. Serbest piyasa, serbest girişim temelinde şekillenir.

***
Serbest girişim, pazar talebine göre şirketlerin ve iş insanlarının başarılı olmaları için muazzam fırsatlar sunar. Serbest girişimin etkin bir şekilde sonuç verebilmesinin şartlarından ilki, kişilerin mülk sahibi olmasıdır. İkincisi, piyasada başarılı olan iş insanları elde ettikleri kazanç ve kârları özgürce değerlendirebilmelidir. Üçüncüsü, kişiler ve iş dünyası kendilerini başarıya götüren rasyonel kararları serbestçe verme olanağına sahip olmalıdır. Etkin işleyen bir serbest piyasanın son şartı ise kişilerin iş ve meslek seçimlerini, nerede yaşayacaklarını, hangi mal ve hizmetleri üreteceklerini şirketlerini nasıl ve nerede kuracaklarını özgürce belirleyebilmelidirler.

***
Serbest piyasa sisteminde, özel sektör şirketleri ve işletmeleri arasında tüketicilerin pazardaki harcamalarını kapma yarışı ortaya çıkar. Rekabet adını verdiğimiz bu mücadele üretici şirketleri ve işletmeleri en iyi ürünleri, en uygun maliyet ve düşük fiyatla üreterek pazarlarda satışa arz etmeye zorlarken yarışta başarılı olabilmek için yüksek oranda verimli olabilmek gerekir. Serbest piyasa ekonomisi rekabet mekanizması ile bir yandan tüketicilerin hayat standartlarını ve konforlarını arttırırken diğer taraftan ekonomideki bolluğu, verimliliği ve üretim artışını teşvik ederek istihdamın, yatırımların, katma değerin, milli gelirin, refahın ve kalkınmışlığın sağlanmasına olanak verir. Ülkemizde ekonominin yapısı 24 Ocak 1980 kararlarından sonra özel sektör ağırlıklı piyasanın belirleyici olduğu, rekabetin temel gösterge olduğu bir istikamete yönelmiştir. Günümüzde ekonominin yüzde sekseninde özel sektör ve iş dünyası öncüdür ve belirleyicidir.

***
Özel sektörün, iş dünyasının liderlik ettiği serbest piyasa sistemi her zaman istikrarlı bir durum göstermez. Günün yirmi dört saati hareket halindedir ve tüm dünya ekonomileri 7/24 esasına göre şekillenir. Çünkü insan ihtiyaçları sonsuzdur. İnsanlar yemek, okumak, gezmek, iş bulmak, sosyal topluluklar içinde hareket etmek, başkalarından saygı görecekleri başarılar elde etmek ve akranları arasında en iyi konuma veya düzeye gelmek arayışı ve ihtiyacı içindedir. Bu ihtiyaçlarını karşılayabilmek için pazarlara akın ederler, en uygun fiyatlı ürünleri satın almaya, en iyi kampanyalardan faydalanmaya, en uzun taksitli ödeme avantajlarından faydalanmak için çaba gösterirler. Tüketicilerin fazla para harcamaya başladıkları dönemlerde ekonomiler genişler, istihdam artar zenginlikler çoğalır. Bu durum her zaman veya dönem devam etmez. Covid-19 salgını gibi durumlarda, savaş veya siyasi gerginliklerde tüketiciler harcamalarını azaltabilir. Bu durum ekonomide işletmelerin üretimi azaltmasına, işçilerini işten çıkarmasına üretim, istihdam ve gelirde azalmalara yol açar.

***
Tüketicilerin kişisel harcamaları ekonomik işleyiş için son derece önemlidir. Serbest piyasanın bir tarafında tüketiciler varken, diğer tarafında şirketler ve iş insanları yer almaktadır. Tüketiciler bütçelerinden ne kadar çok harcama yaparsa yapsın ekonominin sağlığının korunmasında en az onlar kadar iş dünyasının sorumluluğu olduğu bir gerçektir. İş dünyası bulunduğu piyasalara inovasyon özelliği olan ürün ve hizmetler sunabilmek için şirket yönetimi, organizasyonu ve sonuca eriştirici rekabet stratejileri geliştirme kapasitesine sahip olmalıdır. İş dünyasının piyasadaki asıl itici gücü girişimciliktir. İş dünyası ve iş insanları 1990’ların oldukça maliyetli ve ağır ilerleyen devlet işletmelerinin hakim olduğu ekonomik manzarayı geride bırakmışlardır. İçinde bulunduğumuz dönem, iş insanlarının girişimci olarak piyasalarda kâr elde edebilmek için inovasyon özelliği olan iş modeli ve ürünler ortaya koyabilecekleri, serbest girişimcilik sisteminin kendilerinin başarısı için gerekli şartları sağladığı olumlu bir zaman dilimidir.

***
Aydın iş dünyası ve girişimcileri ekonomideki güncel iniş çıkışları, kısa dönemde olumsuz seyreden piyasa verilerini, tüketici beğenilerindeki değişimleri, bazı sektörlerde yaşanan gerileme veya başarısızlıkları ekonomik anlamıyla kriz kavramıyla karıştırmadan kendilerini başarılı ve güçlü yapacak modellere, uygulamalara ve karlı icatlara, karlı yeniliklere zaman ayırabilmelidir. Çünkü iş insanları ve girişimcilerin uzun vadeli gündemleri ile piyasanın güncel verileri her zaman tutarsızlık gösterir. Bu durumun nedeniyse girişimcilerin ve iş dünyasının uzun vadede ulaşmak istedikleri sosyal veya maddi sonuçlarla ekonomideki güncel tüketici ve yatırımcı davranışlarının simetrik olmamasıdır. Eğer dünyada girişimciler güncel verileri doğru kabul edip kabuklarına çekilselerdi bugün ne Apple, facebook, Sony, Toyata, ne Nike ne Ford ne de Boeing şirketleri olmazdı. Çünkü bu şirketlerin kuruldukları ve geliştikleri dönemlerde sayısız piyasa krizleri ve pazar gerilemeleri yaşansa da temel vizyon ve hedeflerinden sapmadan bugünlere gelmişlerdir.

***
Ekonomik belirsizliklere, olumsuzluklara veya fırtınalı dönemlere aldırmadan Aydın ekonomisinde rol üstlenen iş insanları ve girişimciler güçlü şirket yapısına giden basamakları kalıcı olarak tasarlayabilmelidir. Bu bakış açısıyla geleneksel iş yapma mantığına daha az başvurmalıdırlar. Piyasada ürünlerinin fiyatını gelir gider dengesini gözeterek optimal düzeyde düşürmeli, sürdürülebilir ve istikrarlı bir müşteri grubuna sahip olabilmelidirler. Maliyetleri düşerken performanslarını arttırdıkları parlak bir başarı grafiği oluşturabilmelidirler.

***
İş dünyası ve girişimciler bulundukları sektörlerde oluşacak boşlukların neler olduğunu, hangi ürünlerde arz ve tedarik problemleri olabileceğini, hangi yeni pazarların doğabileceğini tahmin ederek çevik ve esnek bir hazırlık sürecine başlamalıdırlar. Günümüzün gerçeklerini ve teknolojilerini, karşılarına çıkabilecek yeni fırsatları değerlendirebilmek gayesiyle harmanlayabilmelidirler. Tüketiciler için hayati olarak nitelendirilen ürünlere yönelmeli, inovasyon özellikli ve katma değeri yüksek yeni ürünler geliştirebilmeye odaklanmalıdırlar. Eski rakiplerine karşı rekabet etmeyi bir kenara bırakarak esnek bir düşünceyle potansiyel yeni müşterilerini belirlemelidirler. Aydın iş insanları ve girişimcileri belirledikleri uzun dönemli vizyon ve hedeflerden en küçük bir sapma göstermeden kalıcı olmaya önem vermeli, cesurca davranarak, değişen teknoloji ve pazar şartlarına esnek şekilde uyabilme yeteneğiyle sonuç veren adımları atabilmelidirler.

***
Aydın iş dünyası ve girişimcileri; Aydın ekonomisinde kazanan ve kaybedenlerin ekonomideki daralmalar, yavaşlamalar ve krizler tarafından belirlenmesine fırsat vermeden şimdiden kazananlar arasındaki yerlerini almaya başlamalıdır. Yarının kaybedenleri; koltuklarında bugünün keyfini çıkararak değişime kafa tutanlar olurken, kazananlar yerinde duramayan, çaba sarf eden ve çözüm yollarını sürekli çoğaltanlar olacaktır. Nihayetinde başarı sıkı çalışmaya indirgense de kalıcı olanlar, yarını kazanmak için bugünden başarılı adımlar atanlar olacaktır.

***

Bir sonraki yazımıza kadar; serbest piyasayla, sağlıklı ekonomiyle ve güçlü bir girişimcilik davranışıyla kalın.

***

Eleştirici ve katkılarınız için: [email protected]

***

DİĞER YAZILARI

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
PROF. DR. HÜSEYİN YILMAZ Arşivi
SON YAZILAR