Atilla Dağıstanlı

Atilla Dağıstanlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

ENGİN ÖZCAN: ENTERTİP MAKİNASINI AYDIN BASININA İLK GETİREN USTA

A+A-

Okuduğunuz gazetenin mürekkebi elinizi boyadı diye  yıkayabilirsiniz;ama o mürekkep kanınıza  işlediyse …

Yapacağınız hiçbir şey kalmaz.

Okuduğunuz gazetedeki  haberin her sözcüğünün  her harfi emek  dediğimiz yüce değerin ürünüdür.

Engin Özcan,İzmir’de Demokrat İzmir Gazetesi’nin matbaasında  entertip ustası olarak çalışıyordu.

Engin Özcan’ı anlatmadan önce Entertip’in ne olduğunu anlatayım.

Yazımda gördüğünüz makinanın adı entertip ‘tir.

Gazeteye basılacak tüm yazılar,ölçüleri  belirtilerek dizgiye verilir.

Entertip’in klavye kısmı daktiloya benzer;ancak makinanın üst bölümünde bir kazan vardır ve bu kazanın içinde erimiş halde kurşun bulunur.

Entertip ustası,kendisine verilen yazıyı  yazmaya başladığında hangi harfin tuşuna basarsa o tuş kazanın kapağını açarak eriyik durumda olan kurşunun o harfin dişi kalıbının içine akmasını sağlar.Kurşun kısa zamanda soğur ve dişi kalıba giren kurşun aldığı harfin erkek ürünü olarak dizgideki yerini alır.Ve tüm bunlar daktilo ya da bilgisayar da yazar gibi kısa zamanda olur.

Bu kutsal eylem yazdığım kadar  kolay değildir.

Gazete basıldıktan sonra o kurşunlar yeniden kazana atılarak eritilir.

Bu ne demektir bilir misiniz ?

Bu  entertipin başında çalıştığınız sürece kurşun buharı solumanız demektir.

Önce akciğerlerinizin,sonra da tüm iç organlarınızın kurşun buharıyla giderek pişmesi demektir.

Bundan ötürü entertiple yazılan gazetelerde çalışanlar panzehir olsun diye ayran içerlerdi.

Sadece solumak mı ? elbetteki değil.

Kazanın bacasından çıkan kurşun buharı bedeninizin dış kısmına  yapışır,bir kağıtla sildiğinizde kağıdın üstünü kurşuni bir tabaka kaplardı.

Entertip  makinasında  yazmak bir ayrıcalıktı;çünkü yazım sırasında meydana gelebilecek teknik bir aksamayı onarmayı öğrenememişseniz usta  olamazdınız,eğer entertipte  çalışıyorsanız  ya ENTERTİP USTASI  olurdunuz ya da  mesleği  bırakmak zorunda kalabilirdiniz.

Engin Özcan, gerçekten bir  ENTERTİP USTASIYDI.

İzmir’de  Demokrat  İzmir Gazetesi’nde çalıştığım yıllarda onunla tanışmıştık.

Aydın’da Hüraydın ve Yeni Kıroba gazetelerine entertipi  ilk  getiren usta  odur.

Engin Özcan, emekli olduktan sonra Kuşadası’na yerleşerek halkın sesi  gazetesini yayın hayatına sokmuş yürekli, çalışkan bir basın emekçisidir.

Dün vefat ettiğini öğrendiğimde Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Semra Şener ve yönetim kurulu üyesi  İbrahim Kılınç’ la Kuşadası’na  gittik.

Adalı dostlarımız  ve meslektaşlarımızla Engin ustayı sonsuzluğa uğurladık.

Aramızdan ayrılan sadece Engin Özcan değildi.

Türk Basınının teknolojik olarak gelişmesinde, ilerlemesinde öncülük etmiş,entertipi  Aydın’a ilk getirmiş bir basın emekçisini  kaybetmiş olduk.

Teknolojinin böylesine hızlı ve bir o kadar da yozlaşan yapısıyla gazete ve matbaacılığın geçmişi, gelecek kuşaklara nasıl geçecek ve onlar bu geçmişi geleceğe nasıl  taşıyacaklar ?

Bu satırları yazarken bile Demokrat İzmir Gazetesi’nde, İstanbul’da Cumhuriyet’te çalıştığım yıllardaki gibi entertipin tuşlarının çıkardığı sesi duyar,kurşunun kokusunu alır gibi oluyorum.

Dedim ya;okuduğunuz gazetenin mürekkebi elinizi boyadı diye yıkayarak çıkarabilirsiniz;ama mürekkep kanınızla işlediyse yapacak hiçbir şeyiniz kalmaz.

Güle,güle  Engin usta,ışıklar içinde uyu.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar