Atilla Dağıstanlı

Atilla Dağıstanlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

GERİ  SAYIM  BAŞLADI

A+A-

Kısa bir aradan sonra yine birlikteyiz…
31 Mart tarihinde yapılacak olan yerel  seçimlere hazırlanan  siyasi partilerin  ve adayların yarışma yöntemlerinde kullandıkları sloganlarının, vaatlerinin  içeriğini 50 küsür yıllık meslek yaşamımda  edindiğim  deneyimlerimden ve  kişisel gelişim alanındaki yetkinliğimle değerlendirerek  sizlerle paylaşacağım.

Yazılarım, yorumlarım, paylaşımlarım  birilerinin hoşuna giderken ,birilerinin de eleştirisini  alabilir.
Her iki sonuçta bireysel  düşüncelerin kararıdır.
Yani benim dayatmam, ısrarım, manüpilasyonum  söz konusu değildir.
Siz okuyucularımın soracağı her soruya,Hipokrat yemini etmiş bir doktorun  yapması gerektiği gibi  davranacağımdan emin olmanızı  isterim.

Gazetecilikte,doktorluk gibi  toplumsal sorumluluğu yüklenmiş bir meslektir.
Hipokrat  yemini etmiş bir doktorun,bu yemine  sadık kalmayarak yapacağı bencil  bir davranış en azından bir kişiyi  olumsuz etkilerken,meslek ilkelerine  uymayan bir gazetecinin yapacağı  bencil bir davranış  bütün bir toplumu olumsuz etkilediği gibi,gelecek kuşakları da  aynı derecede  etkileyebilir.

Ne demek istediğimi daha  ayrıntılı olarak anlamanın en somut  yolu, yerel ve ulusal basın ve TV’lerin programlarını ülkemizin gerçeklerine göre değerlendirmektir.

2015 yılında Gazete Flaş’ta gazeteci kimliğimle başladığım köşe yazarlığımdan bu güne kadar yazdığım her yazımın arkasındayım.
Bundan böyle de yazacağım her yazımın arkasında olacağım.

Sizler de benim yerimde olsaydınız eminim ki  aynı düşünceleri  üretirdiniz.
Belleğinizde daha dünmüş gibi sıcak, canlı duran 50 yıl öncesinin Aydın’ına dair kare kare anıları,70 yaşını geçmiş bir delikanlı olarak şimdiki Aydın’da yaşayanlarla paylaşmak istemez miydiniz?

Böyle anıları  dinlemek, okumak  ilginizi  çeker miydi ?
Sırf  sevgilinize yakın olmak,onu görmek  için tırmandığınız  yatak odasının penceresinin önündeki  ağacın şimdi kesildiğini,yerinde olmadığını görmek sizi üzmez miydi ?

Sanki yüz yıl önce siyah önlük beyaz yakalı  formanızla  gittiğiniz o ilkokula  şimdi gidip,torununuz  yaşındaki öğrencilerle aynı sıralarda  oturarak ,o yıllardaki öğretmenlerinizi,sınıf arkadaşlarınızı  görmek,hissetmek nasıl bir duygu olabilir ?
Size enerji mi verir yoksa yaşlandığınızı mı  hissettirir ?

Anneniz ve iki kardeşinizle  Zafer mahallesindeki evinizden çıkıp, yazlık Zafer, Hisar, Park, Saray, Bahçe sinemalarından birisine giderken, Ramazanpaşa  Camii önünde ‘’buz gibi gazoz 15 kuruş’’ diye  bağıran Ali İhsan abinin ‘’fışşşş, fışşşşş’ diye ses çıkarttırarak bardağa doldurduğu gazozun tadını bugün bile  hissetmek,şimdiki Atatürk Meydanı’nda o yıllarda bulunan  Hasan Yetiş,Edip Singin Kardeşler ve Karadeniz Pastahanelerinden  birisinden aldığınız o   mis gibi kavun kokan dondurmaları şimdi niye yiyemediğinizi  düşünmez miydiniz ?

İnci Pastahanesinin sahibi İhsan amcanın yaptığı ortası  patispanyalı üzeri çikolatalı süphangileden  şimdi yiyememek  nasıl da düşündürücüdür tahmin edebilir misiniz ?

Balık tutup yediğiniz,suyunu içip çimdiğiniz,Menderes’in,Çine Çayı’nın,Tabakhane Çayı’nın şimdi gözlerinizin önünde can çekiştiğini görmek  nasıl bir duygudur  bilir misiniz ?

Üç-beş  mahalle arkadaşı toplanıp çağla,üzüm,incir ,erik çalmak için  girdiğiniz elalem amcanın bahçesinde şimdi jeotermal  bacalarının uzay üssü gibi çoğaldığını,toprağın,havanın ,suyun  artık eskisi gibi olmadığını bilmek  ne demektir  bilir misiniz ?


PERDE AÇILDI
SAHNE IŞIKLARI YANDI
OYUN BAŞLADI:
HEPİMİZ  OYUNCU,YÖNETMEN,IŞIKCI,FİRÜRAN,SEYİRCİ  OLARAK OYNUYORUZ.
OYNADIĞIMIZ OYUN:GERİ SAYIM BAŞLADI.



 

Önceki ve Sonraki Yazılar