Hemşehrileri Yörük Ali Efe’yi gururla anlatıyor

Hemşehrileri Yörük Ali Efe’yi gururla anlatıyor

​​​​​​​Milli Mücadele döneminin önemli kahramanlarından biri olan Yörük Ali Efe'yi hemşehrileri gururla anlatıyor.

A+A-

GÖKHAN DÜZYOL - Milli Mücadele yıllarında gösterdiği kahramanlıklarla milletin gönlünde yer edinen ve "Efelerin Efesi" unvanını alan Yörük Ali Efe'nin doğup büyüdüğü Sultanhisar’ın Kavaklı Mahallesi'nde yaşayan hemşehrileri tarafından gururla anılıyor. Yörük Ali Efe'nin 1895 yılında dünyaya geldiği Kavaklı Mahallesi'nin girişinde ziyaretçileri, "Yörük Ali Efe'nin Köyü Tarihi Kavaklı Köyü'ne Hoşgeldiniz" yazılı tabela karşılıyor.

Mahalleye girdikten sonra asırlık çınar ağacının altındaki tarihi "Frenk çeşmesi", meydanda ise 1794 yılında yapılan cami dikkati çekiyor. Meydana yakın bir noktada yer alan Yörük Ali Efe'nin dünyaya geldiği evine çok sayıda ziyaretçi geliyor.

MAHALLE SAKİNLERİ HEMŞEHRİLERİNİ ANLATTI
Kavaklı Mahallesi'nde yaşayan 73 yaşındaki Ferhat Bilgin, Yörük Ali Efe ile gurur duyduklarını söyledi. Yunan kuvvetlerine korku salan hemşehrilerinin kahramanlıklarını yakın çevresinden duyduğunu belirten Bilgin, Yörük Ali Efe’nin kısa boylu ve zayıf olmasından dolayı ‘Böyle Efe mi olur?’ denilen hadiseyi de şu sözlerle anlattı: “Çocuk bu, bundan efe mi olur demişler. Dağda keçi güderken, nişan oynarmış, eli iyice alışmış. Kızanlar havaya ateş edermiş, hepsi de karavana atarmış. Yörük bir ateş edermiş serçeyi tabancayla vuruyormuş.”

Bilgin, Yörük Ali Efe ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği "Malgaç Baskını’yla ilgili de şöyle dedi: “Malgaç Baskını'nda 'Ramazan günü yapalım da Yunan kuvvetleri ramazan topu atıldı zannetsin' diyor. Daha sonra arkadaşları ile demir yolunun kenarındaki Yunan karakolunun olduğu yere geliyor. İlk nöbetçiyi etkisiz hale getiriyorlar. İçeriye el bombası atıp, 38 düşman askerini öldürüyorlar. Yunan askerleri kaçmaya başladıktan sonra bir bomba daha atmışlar, onları da öldürmüşler. Nöbetçi olan bir düşman askerini de durdurup, ‘Yüzbaşına söyle. Yörük Ali’nin selamı var, seni bekliyor’ diye söylemesini istemiş.”

Yörük Ali Efe’nin milli kahraman olduğunu kaydeden Bilgin, “Yörük Ali Efe, Yunanlıların buradan kaçmasını sağlamıştır. Burayı kurtaranların başında o gelir. Bir de Aydın cephesinde de faydaları vardır. Yörük Ali Efe, buranın milli kahramanıdır. Burada doğuyor, efe oluyor. Burayı Yunanlıların işgalinden ve yakılmasından kurtarıyor.” ifadelerini kullandı.

Mahallenin yaşlılarından Nuri Özcıvan ise Yörük Ali Efe'yi 1951'de geçirdiği trafik kazasının ardından, çocukken aile büyükleriyle ziyarete gittiğini, onu gördüğünde dizüstü çökmüş vaziyette gördüğünü dile getirdi.

İYİ BİR KESKİN NİŞANCI
Yörük Ali'nin kahramanlık hikayelerinin yörede hep anlatıldığını aktaran Özcıvan, şöyle devam etti: “1950’de Konya’da askerlik yaptım. İyi giyimli bir adam geldi. Bana ‘Sen yeni mi geldin evlat?’ diye sordu. ‘Yeni geldim’ dedim. ‘Nerelisin’ diye sordu. ‘Aydınlıyım’ dedim. ‘Aydın’da Demirci Mehmet Efe var, sağ mıdır?’ dedi, ‘Sağdır’ dedim. ‘Bir de Yörük Ali Efe var, sağ mıdır?’ dedi, ‘Sağdır’ dedim. ‘Onlar buraya geldiler, bir efsaneyle buradan ayrıldılar’ diyerek cevap verdi. Yunan baskını sırasında caminin minaresinden Yunan askeri mitralyözle atış yapıyormuş. Sürünerek gitmiş, bir kurşunla onu öldürmüş. Aydın’ın düşmandan kurtulmasında büyük emekleri var."

“YUNAN İŞGAL GÜÇLERİ OLDUĞU İÇİN MİLLİ BİR NİTELİK TAŞIYOR”
Adnan Menderes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Dr. Öğretim Üyesi
Günver Güneş, Yörük Ali Efe’nin Yunan kuvvetlerinin Batı Anadolu Bölgesi’nde kolayca ilerlemelerinin önünde en büyük engel oluşturduğunu söyledi. 

Dr. Güneş, Yörük Ali Efe’nin karşısında Yunan işgal güçleri olmasından dolayı Milli bir nitelik taşındığını belirterek şöyle dedi:
“Yörük Ali Efe Kuva-yı Milliye döneminde işgalci Yunan kuvvetlerini Aydın’da baskın ve hücumlarıyla rahatsız etmişlerdir. Özellikle Milli Mücadele karşıtlarının aktif faaliyet göstermelerini engellemişler, Kuva-yı Milliye’ye katılımların artmasına yardımcı olmuştur. Siyasi ve ekonomik kaygılarla Milli Mücadeleye taraftar olmayan ‘Nüfuzlu tabakanın isteyerek veya istemeyerek’ Milli Mücadeleye ilgi duymalarına ve destek vermelerini sağlamışlardır. Yörük Ali ve arkadaşlarının Kuva-yı Milliye içinde etkili olduğu süreç, düzenli ordunun kurulmasına kadar yaklaşık bir buçuk yıl olmuştur. Bu sürecin sonunda düzenli ordu içerisinde yer alarak desteklerini sürdürmekle birlikte efe ve zeybeklerin mücadele içindeki etkin rolleri sona ermiştir. Hedefleri ve amaçları Yunan işgal güçleri olduğu için Milli bir nitelik taşıdıklarını söyleyebiliriz.”

YÖRÜK ALİ EFE EVİ VE MÜZESİ TARİHE IŞIK TUTUYOR
Milli Mücadele kahramanının bir dönem karargah olarak da kullandığı Yenipazar ilçesindeki Yörük Ali Efe Evi ve Müzesi'nde istiklal mücadelesinin ruhu ve o döneme dair anılar yaşatılıyor.

Bahçesinde Yörük Ali Efe'nin mezarının da yer aldığı müzede, milli mücadele dönemine ait eserler ve kahramanın şahsi eşyaları sergileniyor. Yurt içi ve yurt dışından birçok ziyaretçi müzeyi gezip, Yörük Ali Efe'nin mezarı başında dua ediyor.

YÖRÜK ALİ EFE KİMDİR?
Sultanhisar’ın Kavaklı köyünde 1895 yılında dünyaya gelen Yörük Ali Efe, 19 yaşında Aydın dağlarındaki Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin zeybek grubuna katıldı. Kısa sürede herkesin güvenini ve sevgisini kazanan Yörük Ali Efe, Alanyalı Molla Ahmet Efe'nin hayatını kaybetmesinin ardından grubun başına geçti.

İzmir, Aydın ve Nazilli'nin düşman işgalinden kurtarılması için Milli Mücadele'de yer alan Yörük Ali Efe, 16 Haziran 1919'da Batı ve Güney Anadolu'da düzenli, bilinçli ve milli şuurla düşmana yapılan ilk baskın olarak tarihe geçen Malgaç demiryolu köprüsü yanındaki güçlü ve tam teçhizatlı düşman karakoluna baskını gerçekleştirdi.

Yaptığı baskınlarla düşmanı büyük zarara uğratırken, düzenli ordunun kurulmasıyla emrindeki grubu orduyla bütünleştirip, kendisi de Milli Aydın Cephesi Komutanı oldu. Milli mücadeledeki başarılarından dolayı TBMM tarafından İstiklal Madalyası verilen ve Cumhuriyet döneminde Yörük soyadını alan Ali Efe, Kurtuluş Savaşı'ndan sonra bir süre İzmir'de yaşadı.

İzmir'de 1951'de geçirdiği tramvay kazasında bacaklarını kaybeden Yörük Ali Efe, tedavi için gittiği Bursa'da 23 Eylül 1951'de hayatını kaybetti. Yörük Ali Efe'nin mezarı, bir dönem karargah olarak da kullandığı Yenipazar’da bulunuyor.

hemsehrileri-yoruk-ali-efeyi-gururla-anlatiyor-179672-bab87d0fe2bfeab94237412a301227a6.jpghemsehrileri-yoruk-ali-efeyi-gururla-anlatiyor-179672-f7bcea00bbbad6b4ce0144671b2dbeff.jpghemsehrileri-yoruk-ali-efeyi-gururla-anlatiyor-179672-ebe14aa00a22b5c513e063e02a5bd95c.jpghemsehrileri-yoruk-ali-efeyi-gururla-anlatiyor-179672-c60e1d0184b0b282212f10be1a7fa058.jpg

FOTOĞRAFLARIN DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.