Atilla Dağıstanlı

Atilla Dağıstanlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

 İKİ  GENEL BAŞKAN ;BİR MUHARREM İNCE

A+A-

Perşembe  günkü  CHP-İYİ parti  ortak mitingi, CHP’nin iç organlarını gösteren bir rötgen filmi’’ gibiydi
Kılıçdaroğlu konuşmaya başladığında  miting alanından  gruplar halinde ayrılmalar, kalp ve iç organların birlikte hareket ederek,sanki  beynin  komutlarına,artık uymayacaklarını gösterir gibiydiler.

CHP’içindeki  iç kaynamanın giderek tabana daha çok yayıldığı artık, kol kırılır içinde kalır sözünü çoktan aştığının resmiydi.
Perşembe günkü miting gösterdi ki,31 Mart Yerel seçimlerinden sonra  CHP’de  gerçek anlamda  köklü bir değişiklik mutlaka  olacak.
Görünen o ki  Kılıçdaroğlu uzatmaları oynuyor.

20 gün sonra  seçime gidecek CHP’nin genel başkanı konuşurken, katılımcılardan kimilerinin  sanki söz birliği etmiş gibi gruplar halinde alandan ayrılmaları başka ne anlam taşıyabilir ?

Muharrem İnce’nin Aydın’a geldiği gün,  Atatürk Kent Meydanı’nın da olanlar,alanın iğne atsan yere düşmeyecek benzetmesindeki  gibi kalabalık olmasının dışında ,anıtın çevresininde  gelenlerle dolu olduğunu anımsayacaklardır.

Bu sessiz; ama  anlamlı  eylemi  yorumlayacak  olursak,mitinge gelen CHP’liler,31 Mart seçimlerine önem verdiklerini,partileri CHP’ye sahip çıktıklarını gösterirken, sanki Genel Başkan Kılıçdaroğlu’na artık eskisi gibi  bağlı olmadıkları mesajını  sessiz;ama anlamlı bir şekilde  vermiş oldular.

CHP genel olarak bugün bu karmaşayı yaşıyorsa, bunun  ana nedeni,Muharrem İnce genel başkanlığa soyunduğu zaman,’’ne şiş yansın ne kebap’’ kurnazlığıyla CHP’yi değil de,kendi çıkarlarını önemseyerek Kılıçdaroğlu’ndan yana tavır  alarak Muharrem İnce’yi  ve onu destekleyenleri  yalnız bırakanların benciliğidir.

Aslında,genel başkanı  partiye kayıtlı üyelerin seçme yetkileri olsaydı,şimdiye dek çoktan  Muharrem İnce CHP Genel Başkanı seçilmiş olurdu.

Yaşamın olmazsa olmaz kurallarından biri de,’’yanlış yapmak,hedefe varmayı geciktirir’’ kuralıdır.
Genel başkan seçiminde  yetkili olan delegelerin kendilerince haklı nedenleri yüzünden değişikliği  gerçekleştirmemeleri, Kılıçdaroğlu’na  karşı çıkanların da  dışlanmalarına  ortam hazırlamıştı.
CHP içinde yaşanılan bu olaylarda göstermiştir ki,’’eğer  gerçekten CHP’liysen önce partinin  geleceğini düşüneceksin’’
31 Mart seçim sonuçları ;isteseler de istemeseler de  tüm CHP’lileri kendileriyle  yüzleşmek zorunda bırakacaktır.
Özellikle  örgütsel anlamda güçlü olanların,Türkiye Cumhuriyeti’nin her anlamda  ‘’Amiral Gemisi’’  CHP’nin  baştan su almaya başladığını görmelerine karşın,salt kendi  koltuklarını korumak için,9 kez seçim kaybeden;ama kaybettikçe  ‘’Amiral Gemisi Kaptanı’’ olmayı başaran kaptanı ,değiştirmemiş  olmamalarının bedelini  tüm CHP liler ödeyecek.

Miting sırasında ve sonrasında, özellikle  Kılıçdaroğlu konuşurken , alandan ayrılmaya  başlayanlara ,’’ nereye gidiyorsunuz,daha  bitmedi ki  ?’’  soruma  kimileri bıyık altından gülerek yanıt verdi,kimileri de ,yüzüme  bakarak, ‘’onca yazı yazdın,sence Kılıçdaroğlu’nun yerinde  Muharrem İnce  olsaydı giden olur muydu ?’’
Şeklindeki ifadeleri  işte bu bedelin bir parçası gibiydi.

İYİ parti Genel Başkanı  Meral Akşener’in içten davranışları bu ittifakın ülke sorunlarının çözümünde büyük sorumluluk  yüklenmeye hazır olduğunu söyler gibiydi.

31 Mart seçimlerinde alınacak sonuçlar,CHP-İYİ parti seçmenlerinin bu ittifakın ne denli önemli olduğunun bilincinde  olup olmadıklarını gösterecektir.

CHP’nin,15 milletvekilini  İYİ partiye transfer ederek TBMM de gurup kurmasına yardımcı olması ile ülke çıkarları için her iki parti  büyük bir sorumluluk yüklenmiş oldular.
Şimdi sıra verilen sözlerin tutulmasına  geldi;çünkü   gün ideolojik tartışma,sağcılık,solculuk günü değil,Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğinin kurtarılması günüdür.


 


 

Önceki ve Sonraki Yazılar