Güney Ege Kalkınma Ajansı tarafından geçtiğimiz 2025 yılında yayımlanan ve Dr. Ayşe Esin BAŞKAN tarafından hazırlanan ‘İklim Değişikliğinin Aydın İli Tarım Sektörüne Etkileri Analiz Raporu’ başlıklı bir çalışmayı gözlemleme fırsatı buldum. Özellikle bulunduğu coğrafya itibari ile ülkemizin en önemli tarım merkezlerinden biri olan ve ekonomisinin temelini oluşturan üç saç ayağından tarım-turizm ve hayvancılıktan birinin tarım olması münasebeti ile yapılmış olan çalışmayı dikkatle inceleme fırsatı buldum.
İklim değişikliğinin küresel sıcaklık artışları, aşırı hava olayları, deniz seviyesi yükselmesi ve düzensiz yağış rejimleri gibi çok yönlü ve öngörülemez sonuçlar doğurduğu ve yerel ekosistemleri, tarımsal verimliliği ve insan sağlığını doğrudan tehdit etmekte olduğu günümüzde; iklim değişikliğinin etkilerinin tarım şehri olan Aydın’ımız üzerindeki etkileri konulu bir çalışma elbette şehrimizdeki tarımın sürdürülebilirliği açısından oldukça önemli ve kıymetli. Bu bağlamda hazırlanmış olan çalışmada emek ve pay sahibi olan tüm kişilere ve paydaş kurum, kuruluş temsilcilerine şahsım adına teşekkürlerimi iletiyorum.
Takdir edersiniz ki tarım; temel besin kaynaklarının sağlanmasında, ekonomik kalkınmanın desteklenmesinde, sanayiye hammadde temininde ve tüm ekosistemin yaşamının sürdürülebilirliği noktasında vazgeçilmez önemli stratejik bir unsurdur. Bu bağlamda Aydın’ımız özelinde konuşacak olursak tarım; verimli toprakları, iklimi ve su kaynaklarıyla şehrimizin ekonomisinin ve istihdamının en temel direğidir. Bu sebeple şimdi dilerseniz yapılmış olan analiz raporunun içeriğine değinelim.
Yapılan çalışmaya göre; küresel bir çevre sorunu olan iklim değişikliği, Aydın’ın tarımsal üretimini de ciddi şekilde tehdit etmektedir. Söz konusu tehdit, sadece çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve sosyal boyutları olan bir sorundur. İklim krizi nedeniyle yaşanan sıcaklık ve yağış dengesizlikleri, mevsimsel koşulların değişimi, kış koşullarının görülmemesi ya da yeterince uzun sürmemesi, kurak dönemlerin uzaması, aşırı ve ani hava olayları, yağış rejiminin değişmesi, zirai don, fırtına, sel ve taşkın gibi nedenler ürün çeşitliliği, kalitesi, rekoltesi, su kaynakları, tarım topraklarının sürdürülebilirliği, zararlıların çeşidi ve popülasyonu gibi birçok konuyu etkilemektedir.
Yine yapılan çalışmaya göre; kuraklık konusunun özellikle yağış ve sıcaklık dengesizlikleri, buharlaşma ve toprak sıcaklığı artışı gibi etkiler ile birlikte iklim krizine uyum ve mücadele kapsamında ele alınması önemlidir. Bu kapsamda ilde kentsel, endüstriyel her türlü su kayıp ve kaçağının önlenmesi, yağmur suyu hasadı, suyun verimli kullanımı, sulama sistemlerinin değişimi, suyun yeniden kullanımı ve geri kazanımı, şehir içi kentsel peyzaj düzenlemeleri, tarımsal ürün deseni gibi konuların çözüme yönelik yeniden değerlendirilmesi aciliyet taşımaktadır.
Bunun yanı sıra aşırı ve ani hava olayları, sıcaklık ve yağış dengesizlikleri, sıcaklık ve buharlaşmanın artışı; su kaynaklarının yanı sıra ilin başlıca tarım ürünleri olan incir, pamuk, zeytin, kestane, narenciye, enginar ve yem bitkilerinin üretim, kalite ve rekoltesini ciddi şekilde etkilemeye başlamıştır. Özellikle sıcaklıklardaki dalgalanmalar, aşırı, ani ve zamansız yağışlar; tarım ürünlerini strese sokmakta, çiçek açma dönemlerine denk geldiğinde ürün kalitesi ve rekoltesi etkilenmektedir.
Ayrıca iklim krizi ile birlikte yağış ve sıcaklık dengesizlikleri, sıcaklık dalgalanmaları ve artışı, su kıtlığı ve kuraklık hayvancılık faaliyetlerine olumsuz etkileri ile birçok yönden zarar vermektedir. Özellikle sıcaklık artışı hayvanları strese sokmakta, doğurganlıkları ve üreme yeteneklerini etkilemektedir. Su kıtlığı ve kuraklık yem bitkilerinin üretimini de etkilemekte, ayrıca sıcaklık gibi nedenler ile strese giren bitkilerin kalite ve miktarı da etkilenmektedir.
Yem üretimindeki dalgalanmalar, fiyat ve üretimin sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. İldeki giderek artan yağış ve sıcaklık dengesizlikleri, buharlaşmanın artması, sıcak hava dalgaları dönemlerinin sıklaşması ve uzaması bitkileri, hayvanları ve arıları strese sokmakta, zararlı türlerin sahada yaygın görülmesine sebep olmakta, üreme ve doğum sorunlarına, hastalık, zararlı ve enfeksiyonların artışına sebep olmaktadır.
Tüm bu uyarılar ve raporda çok daha fazlasının yer aldığı veriler ışığında değinmek gerekirse gerek topoğrafik yapısı ve ekolojik özellikleri ile gerekse de polikültür tarıma, ürün çeşitliliğine ve ikinci hatta üçüncü ürün yetiştiriciliğine uygun olması ve dört mevsim üretim yapılabilmesi sebebi ile şehrimizde tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği; bölge istihdamının korunması, tarıma dayalı sanayi güçlenmesi ve bölgeye döviz girdisi açısından oldukça önemlidir. Bu sebeple yapılan araştırmada ortaya konulan mevcut durum, tespit ve öneriler dikkate alınarak bitkisel üretimden hayvancılığa, arıcılıktan su ürünleri yetiştiriciliği ve balıkçılığa kadar ilde iklim krizine odaklı planlama, politika, proje ve eylemler ile hızla ve yerinde harekete geçilmesi tarımsal potansiyeli yüksek olan şehrimizin her anlamda geleceği için önemli ve kıymetlidir.
Bu bağlamda gerek iklim değişikliğinin etkisi gerekse de tarım doğal kaynaklarının bilinçsiz kullanımının artmasıyla gün geçtikçe önem kazanan bir konu olan tarımın sürdürülebilirliğinin önemi üzerine yapılmış bu kıymetli çalışma dolayısı ile tekrardan gerek GEKA yetkililerine gerek Dr. Ayşe Esin BAŞKAN’a gerekse de raporun yayınlanmasında pay sahibi herkese teşekkür ediyor ilgili kurum, kuruluş ve STK’lardan alınan görüşler, yapılmış analizler ışığında paylaşılmış raporun şehrimiz tarımının sürdürülebilirliğine olumlu etkisi adına hayırlı olmasını temenni ediyor, gerek bölgemizde gerekse de ülkemiz genelinde etkili olan sağanak yağışlar tarımsal kuraklık riskini hafifleterek ve barajlardaki doluluk oranlarını olumlu yönde etkileyerek su stresi ve yarı kuraklık ikliminde bulunan ülkemiz adına günü kurtarsa da yakın gelecekte gıda güvenliğini sağlamak ve iklim krizine karşı direnç kazanmak için tarımın sürdürülebilirliği adına yapılan bu tür çalışmaların çoğalması dileğim ile herkesin mübarek Kurban Bayramı’nı tebrik ediyor, selamlarımı, sevgilerimi ve hürmetlerimi sunuyorum.